Dil Becerisi Akademik Başarıyı Yükseltiyor

0
989

 

Araştırmalar, çocukların anaokuluna başlamadan önce edindikleri temel matematik, okuma, hatta arkadaşlık kurma ve işbirliği yapma gibi belli becerilere ne kadar çok hakimlerse, okul hayatlarında da bu alanlarda o kadar başarılı olduklarını gösteriyor. Washington Üniversitesi tarafından yönetilen yeni bir çalışma, şimdi bu yeteneklere dili de eklemenin zamanının geldiğini söylüyor. Bir çocuğun kelime ve dilbilgisini kullanım şekli sadece sözlü ve yazılı olarak gelecekteki yeterliliğini öngörmekle kalmaz, aynı zamanda diğer branşlardaki performansını da etkiler. Başka bir deyişle, Washington Üniversitesi Konuşma ve İşitme Bilimleri Bölümü’nde yardımcı doçent olan Amy Pace, dilin akademik ve sosyal başarıyı desteklediğini belirtiyor.

“Diğer pek çok araştırma, matematik, fen ve okur-yazarlık üzerine odaklanıyor fakat dilin bu yeterlilikler üzerindeki etkisini hesaba dahi katmıyor. Ama gerçekte, konuşulan dili kullanabilme becerisi bu alanlardaki başarının güçlü bir işareti olarak ortaya çıkıyor. Çocuklar matematikte nasıl başarılı oluyor? Bunun önemli sebeplerinden biri de güçlü bir matematiksel kelime dağarcığına sahip olmaları olabilir.”

Temple Üniversitesi Dil Laboratuvarı direktörü Kathy Hirsh-Pasek; “Söz konusu çalışma, detaylı bir şekilde okula hazırlık becerilerini inceleyen ve çocukların ileri dönemlerde gösterecekleri başarı seviyesini belirleyen faktörlerden hangisinin en etkili olduğunu tespit edebilmek için yapılan ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Dil adını verdiğimiz, kelimeleri akıcı bir şekilde öğrenebilme ve bunları cümle haline getirebilme becerisi, açık ara farkla diğer faktörleri geride bıraktı,”  dedi.

Bu çalışma için 30 Nisan’da Temple Üniversitesi’nden Yard. Doç. Dr. Pace, Delaware Üniversitesi ve North Carolina Üniversitesi’nden diğer meslektaşları ile biraraya gelerek, Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü’ndeki 1.200’den fazla çocuğun  boylamsal verilerini inceledi. Bu çalışma, anaokulu, 1., 3. ve 5. sınıflarda yapılanlar da dahil olmak üzere, belirli yaş ve sınıf düzeylerindeki çeşitli akademik ve sosyal beceri değerlendirme ölçütlerini kullandı.

Çocukların belirli becerilerinin zaman içinde nasıl geliştiğine ilişkin önemli araştırmalar olsa da, yapılan bu araştırma büyük oranda, matematik veya okuma gibi tek bir konu alanı içindeki öğrenme kalıplarına odaklandı.  Araştırmacılar, söz konusu beceriler bir arada değerlendirildiğinde, aralarında bir ilişki olup olmadığını belirlemek ve bu iç içe geçmiş olan yeteneklerin, çocuğun anaokuluna ilk başladığı zaman gösterdiği becerilerin, normalde beklenenin üzerinde kazanımlar sağlayıp sağlamadığını ve gelişimi nasıl etkileyebileceğini görmek istediler. Ekip, akademik ve davranışsal değerlendirmeleri analiz etti, standart puanlar verdi ve bu puanlar 1., 3. ve 5. sınıflarda korelasyon gösterdi. Büyüme eğrisi modellemesi, ekibin çocuklarda gözlemledikleri performans düzeylerini zaman bazlı olarak incelemesine ve belirli zaman dilimlerindeki değişim oranlarını tespit etmesine imkan sağladı.

Dil Becerisi Gelecekteki Başarı Seviyesini Gösteriyor

Araştırmacılar, bir çocuğun okula başladığı zaman birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar tecrübe ettiği sosyal / duygusal dikkat, sağlık, okuma, matematik ve dil gibi becerilerinin değerlendirildiği önemli dönüm noktalarından, sadece dil becerilerinin, hem dil yeteneği hem de  matematik, okuma ve sosyal beceriler gibi diğer alanlardan oluşan becerilerin çoğunda, çocuğun performansının nasıl olacağını önceden gösterebildiğini tespit ettiler. Anaokulunda edinilmiş olan okuma kabiliyeti, çocuğun ilerideki okuma, matematik ve dil becerilerini olumlu etkiliyordu. Matematikteki yeterlilik ise birim zamanda gösterilen okuma performansı ile ilişkilendirilmişti.

Pace, insanların çoğunlukla okuryazarlıkla dili karıştırdığını söyledi. Okuma becerileri, sözcükleri telaffuz etmek için harf ve ses kombinasyonlarını çözme ve kelime anlamlarını ve bağlamları anlama yeteneğini içerir. Dil, bu sözleri doğru yerlerde kullanarak, konuşma ve yazmada iletişim kurmak için karmaşık söz dizimi ve dilbilgisi kullanma yeteneğidir. Pace, bu yüzden dilin diğer gelişim alanlarını etkileme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Matematik ve fen eğitimine çok fazla odaklanılan şu zamanda, dikkati asıl hak edenin dil yetisi olduğunu belirtti.

“Dil, sosyal etkileşim için bir temel sağlar. Dilde ne kadar güçlü olursanız, akranlarınız ve öğretmenlerinizle o kadar başarılı bir iletişim kurabilirsiniz. Dil ayrıca, yüksek ve kaliteli bilgi işleyişi, öğretmenin kullandığı öğrenme metotlarını doğru anlama ve takip etme yeteneği ile ilgilidir. Bununla birlikte dil, matematik ve fen alanındaki problemleri çözmede yardımcı olur. Çünkü terminolojiyi ve soyut kavramları anlayabilmek, yine dil yeterliliğiyle alakalıdır.”

Pace, bir yeteneğin bir diğerine etkisini ölçmek, aynı becerideki gelişimin ölçülmesine ek olarak, çocuğu bir “bütün” olarak ele almaktan  daha fazlasını veriyor. Sayısal ya da mekânsal kavramlara çok az maruz kalan fakat güçlü sosyal becerilere sahip olan, okula yeni başlamış bir çocuk, bu iletişim becerisinden yararlanabilir.

Araştırmacılar, dil becerisinin, matematik ve okuma da dahil olmak üzere birçok beceri alanını olumlu etkilediğini ve ilk beş yıl içinde çocukların dilsel gelişimini desteklemenin uzun vadeli akademik başarı için gerekli olduğunu ifade ettiler.

Pace konuyla ilgili olarak, “Okuldaki dil becerisi, sürekli olarak öğrencinin başarı oranının önemli bir destekçisi olarak ortaya karşımıza çıkıyor. Çocuğun okuldaki ilk beş yılının gelecekteki akademik ve sosyal gelişimi için bu kadar kritik olmasının nedeni bu olabilir. Çocuğun dil becerisinin yüksek olmasındaki en önemli faktörlerden biri, ilk senelerde anne, baba, öğretmenler ve bakıcılar ile kurulan yüksek kaliteli ve güçlü iletişimsel etkileşimlerdir. Bu temel, gelecekteki bütün dil ve öğrenim hayatı için, bireye çok güçlü bir alt yapı olarak hizmet etmeye devam eder,” açıklamasını yaptı.

Kaynak: Science Daily

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here