Bazı İnsanlar Neden Acıyı Daha Fazla Hissediyor?

0
688

Tıbbi yardıma başvurulduğunda belirtilen en yaygın şikayet acı veya ağrı hissi. Normal şartlar altında, hissedilen acı bir yaralanmanın işareti ve buna verilen doğal tepki de, iyileşene ve acı geçene kadar kendimizi korumak. Ancak maalesef ki, insanlar sadece acıyı tespit etme, ona dayanma ve tepki verme becerilerinde değil, acıyı açıklama ve çeşitli tedavi yöntemlerine verdikleri cevap konusunda da farklılık gösteriyorlar. Bu durum, doktorların farklı hastaların nasıl etkili bir şekilde tedavi edileceğini bilmesini zorlaştırıyor.  

Her insanın sağlık durumu, genellikle psikososyal, çevresel ve genetik faktörler arasındaki karmaşık etkileşimlerin sonucuyla belirleniyor. Acı/ağrı, kalp hastalıkları veya diyabet gibi rahatsızlıklar gibi olmasa da, yine de bu faktörler acı hissi üzerinde de rol oynuyor. Hayatımız boyunca yaşadığımız acı verici deneyimler, bizi acıya daha az veya daha fazla duyarlı yapan genlerimize dayalı olarak meydana geliyor. Ancak zihinsel ve fiziksel durumumuz, geçmişteki deneyimlerimiz (acı verici veya travmatik olaylar) ve çevre, acıya verdiğimiz tepkilerde farklılık meydana getirebiliyor.

Acı Genlerinin Hepsi Aynı Değil

İnsan genomunun dizilenmesi sayesinde, DNA kodumuzu oluşturan genlerin yerleri ve sayıları hakkında çok şey biliniyor. Bu genlerin içlerindeki milyonlarca küçük varyasyon da tespit edilmiş durumda. Bunlardan bazılarının yaptığı etkiler biliniyor, bazılarınınkiyse bilinmiyor.

Bu varyasyonların çeşitli formları olsa da, en yaygın olanı, DNA’yı oluşturan münferit birimlerdeki tek bir farklılığı temsil eden “tek nükleotid polimorfizmi” (SNP).

İnsan genomunda varlığı bilinen yaklaşık 10 milyon SNP bulunuyor ve bir kişinin SNP’ler kombinasyonu onun bireysel DNA kodunu oluşturarak onu diğerlerinden farklı kılıyor. Bir SNP yaygın olduğunda, ondan bir değişken olarak bahsediliyor; ancak SNP nadir olduğunda; yani nüfusun yüzde 1’inden azında görüldüğünde, ona mutasyon adı veriliyor. Giderek çoğalan kanıtlar,  düzinelerce gen ve varyasyonun insanların acıya olan duyarlılığını, ağrı kesici ilaçların kişinin acısını dindirmedeki etkisini ve hatta kişinin kronik ağrı hastası olma riskini belirlediğini gösteriyor.

Acı Duyarlılığını Kontrol Eden Gen

SCN9A isimli gen, acı/ağrı sinyallerini beyne ulaştırmak için gerekli olan bir proteini kodlamaktan sorumlu. Bu gende meydana gelen az miktarda SNP, çok nadir görülen genetik bir bozukluk olan acıya karşı tamamen duyarsızlığa sebep olabilmekle birlikte, SCN9A’da gerçekleşen varyasyonlar ayrıca aşırı acıyla karakterize ciddi hastalıklara da yol açabiliyor. Bu durumda, beyne normalden fazla acı sinyali gönderiliyor.

Acının algılanmasını etkileyen bazı önemli genler olduğu biliniyor ve sürekli olarak da yeni genler tespit ediliyor. Ancak SCN9A, vücudun acıya verdiği tepkiyi kontrol eden en önemli gen. Ve bu genin acıyı artırması ya da hafifletmesi, SCN9A taşıyıcısı insanların bu genlerindeki mutasyon durumuna bağlı olarak gerçekleşiyor.

Deniz Canlıları Ağrıya Çare Olabilir

Şu anda, ağrı tedavisi için acı sinyalinin iletimini kısa süreli olarak bloke eden anestetikler kullanılıyor. Bu ilaçlar bir asırdan fazla süredir acı ve ağrıyı engellemek için etkili ve güvenli bir şekilde işlev gösteriyor.

Ancak araştırmacılar şu anda yeni bir seçeneği değerlendiriyorlar: balon balığı ve ahtapot gibi deniz canlılarının ürettiği tesirli bir nörotoksin olan tetrodotoksin. Tetrodotoksin acı/ağrı sinyalinin iletimini engelliyor ve potansiyel olarak ağrı kesici olarak kullanılabileceği öngörülüyor. Araştırmacılar şu anda kanser ağrıları ve migrende tetrodotoksin kullanımıyla etkili sonuçlar alınabildiğini gösterdiler bile.

Genetik faktörlerin acı/ağrı hassasiyetine, kronik ağrı yatkınlığına ve hatta ağrı kesici tepkisine yaptığı katkıların anlaşılmasıyla, kişiye özel acı/ağrı tedavisi yöntemlerinin tasarlanabileceği düşünülüyor. Ve böylece de, kimin daha fazla acı hissedeceği ve daha çok ağrı kesici ilaca ihtiyacı olacağının bilinmesi sayesinde, hastaların daha rahat olmalarının ve daha çabuk iyileşmelerinin etkili bir şekilde sağlanması hedefleniyor.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here