Yapay Zekalar Bizi Yok Edebilir Mi?

1
626

Yapay zekâdan korkmamıza gerek yok, makineler daha zeki ya da bilinçli varlıklara dönüşmüyorlar. Onlar sadece bizim onlara verdiğimiz görevleri yapıyorlar.

İnsanlığa isyan eden, hatta onlara ciddi zararlar veren yapay zekâlar birçok filmin ve dizinin konusu oldu. Westworld, Person of Interest, Matrix, IRobot bu tip film ve dizilerin sadece bir kısmı. Bu tarz bilimkurgu yapıtları, insanları yapay zekâlar konusunda endişeye sevk etti. Fizikçi Stephen Hawking’in ve Bill Gates’in yapay zekânın yanlış kullanılıp insanlığın sonunu getirebileceği hakkındaki sansasyonel uyarıları da bu konudaki korkuyu perçinledi.

“YAPAY ZEK” KAVRAMI YANILTICI

Peki gerçekten yapay zekâlar insanlar gibi düşünebilir mi? İnsanlığı yok etmeye karar verebilir mi? Geçtiğimiz günlerde, ünlü fütürist (geleceği tahmin etmeye çalışan kişi) ve mucit Jerry Kaplan, tüm bu endişelere cevap verdi: “Yapay zekâdan korkmamıza gerek yok, makineler daha zeki ya da bilinçli varlıklara dönüşmüyorlar. Onlar sadece bizim onlara verdiğimiz görevleri yapıyorlar.” Kaplan’a göre “yapay zekâ” kavramı yanıltıcı ve “insancıl hesap” terimi ile değiştirilmeli.

Kaplan bu açıklamasıyla aslında çok önemli bir noktaya işaret ediyor. Makineler; satranç oynuyor, araba kullanıyor, tercüme yapıyor, denklem çözüyor ve insanların yaptığı birçok işi insanlardan daha iyi yapabiliyor. Ama bu, makinelerin (yapay zekâların) satranç oynadığının farkında olduğu, oyundan zevk aldığı ya da oynamama iradesi olduğu anlamına gelmiyor. Makineler bizim onlara verdiğimiz amaçları, bizim yazdığımız algoritmalarla, yani bizim belirlediğimiz yollarla, yerine getirmeye çalışan hesap makineleridir.

Nasıl ki elimizdeki küçük bir hesap makinesi, 7-8 basamaklı birçok sayıyı, bizim zihinden o sayıları çarpmamıza olanak yokken çarpıyorsa ve elimizdeki hesap makinesinin bu sayıların bilincinde olan bir zekâya sahip olduğunu düşünmüyorsak, tamamen aynı durum “yapay zekâlar” için de geçerlidir. “Yapay zekâlar” aynı hesap makineleri gibi bizim yazdığımız algoritmalarla çalışırlar ve hesap makinesinin sayıların bilincinde olmaması gibi yaptıkları işin bilincinde değildirler. Bu yüzden Kaplan’ın yanıltıcı “yapay zekâ” kavramı yerine başka kavram bulunması önerisini destekliyoruz. Çimleri biçen bir çim makinesinin çimlerin kokusundan, kahve makinesinin kahvenin tadından habersiz olması gibi “yapay zekâlar” yaptıklarından habersizdirler. Dünya satranç şampiyonu Kasparov’u yenen ünlü “Deep Blue” (satranç oynayan ünlü “yapay zekâ”ya verilen isim), ne satrancın ne karşısındaki Kasparov’un ne de satrançta yenmenin mutluluğunun farkındadır. O, sadece algoritmaları çok başarıyla kullanan, çok iyi programlanmış bir hesap makinesidir. Fakat gerçek zihinlere özel bir vasıf olan farkındalık, içinde birçok algoritmanın geçtiği bir makine olmaktan çok farklıdır.

Satranç oynayan bir makine, bir gün kalkıp sizi öldürmeye karar veremez. İrade, bilgisayarların sahip olduğu bir özellik değildir. İrade, programlanabilecek bir şey değildir, çünkü programlar algoritmalarla olur, ama en başarılı ve en kompleks algoritma bile iradeye ve farkındalığa karşılık gelmez. Elbette makineler tehlikeli olabilir, insanlığı perişan edebilir, örneğin nükleer silahlarla ilgili makineler insanlığın sonunu getirebilir. Ama bu, ancak biz onlara böyle bir amaç verirsek gerçekleşecek bir şeydir, yoksa makinenin olmayan iradesini kullanmasıyla gerçekleşebilecek bir olay değildir.

Kaynak: Bilim ve Yaşam Sayfası/ Pazar Sabah

1 YORUM

  1. Bence ilerde böyle bişeyi yani insanlara zarar veren yapay zekayı tasarlayacaklarını düşünüyorum. Çünkü sürekli bunun propagandası yapılıyor. Tahminimce ilerde bilinçli bir şekilde insanlara zarar veren yapay zekayı kodlayip sonrada bakın işte yapay zeka tehlikeli deyip tüm dünyada yapay zeka çalışmalarını durdurmaya çalışacaklar. Tabi bu arada yapay zeka calismaları tüm dünyada durmusken kendileri el altından yine yapay zeka çalışmalarını ilerletecekler. Tabi benimkisi sadece bi tahmin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here