Tükenmişlik Sendromu Nedir?

0
4132
tükenmişlik sendromu

Tükenmişlik sendromu ilk olarak 1970’li yıllarda insanlarla yoğun diyalog içeren meslek çalışanlarında gözlemlenen psikolojik bir sendrom olarak tanımlanmıştır. Kelime anlamıyla paralel şekilde “tükenmişlik” den kasıt uzun bir süreç içerisinde gelişen, iş stresine dayalı duygusal çökkünlük haliyle birlikte fiziksel yorgunluğun ve enerji kaybının eşlik ettiği bir tabloyu içermektedir.

Pek çok sebep tükenmişlik sendromuna yol açabilir. Uygunsuz çalışma koşulları, kişilerin becerilerine uygun olmayan bir işte çalışmalarının getirdiği tatminsizlik, yetenek ve çabaların diğerleri tarafından görülmemesi, sorumluluk sahibi olunan alandaki bireysel düşünce ve fikirlere değer verilmemesi, kişilerin uygun başa çıkma davranışları gösterememeleri “tükenmişlik sendromu”nun bazı sebeplerindendir.

Bu sendroma yol açan başlıca stres kaynaklarından söz etmek gerekirse; işyerinde aşırı yoğunluk, zaman sıkışıklığı ve organizasyon eksikliği gibi, kurum içinde kariyer yükselişi olmaması, maddi yetersizlik, taktir görmeme, düşüncelerin önemsenmemesi gibi, bireysel bazlı uyku problemleri, düzensiz beslenme, aşırı sorumluluk duygusu, yüksek beklentiler, olumsuz duygu ve düşünceler gibi, diğer insanlarla ilişkideki bir takım çatışmalar, disfonksiyonel kişilerarası ilişkiler,  iş ve özel yaşamın birbirinden ayırt edilmekte zorlanılması gibi çeşitli etkenler sıralanabilir.

Tükenmişlik belirtileri gösteren kişi öncelikle duygusal olarak tükendiğini hisseder. Kişinin mesleki ilgisi ve coşkusunda azalma ile enerji kaybı bu duruma örnektir. Duygusal olarak tükenen kişi için ikinci aşama duyarsızlaşma aşamasıdır. Duyarsızlaşma duygusal olarak tükenen bireyin insanlarla ilişkisini sınırlayarak azaltması izole olarak içeri çekilmesi, empati yeteneklerinin iyice azalarak karşısındaki insanları görmeyen, duygu ve düşüncelerini önemsemeyen, onlarla empati kuramayan bir yapının ortaya çıkmasını dolayısıyla diğerlerine karşı negatif ve ilgisiz bir tutumu içerir. Duyarsızlaşmayaşayan birey belli bir süre sonra kendi durumu ile ilgili bir farkındalık geliştirerek kendisini iyi hissettiği eski zamanlarla şimdiki mutsuz ve değersiz hissettiği zamanları birbiriyle kıyaslar. Sorunların üstesinden gelmekte oldukça zorlandığını, üretkenliğinin son derece azaldığını farketmesiyle birlikte kendisini duygusal olarak daha da tükenmiş hissetmeye başlar ve gittikçe kötüleşen bir kısır döngünün içine girer.

Tükenmişlik sendromu başlangıçta sadece mesleğe yönelik tanımlanmış olmasına rağmen kişi hayatının insanlarla yoğun ilişki içeren bir çok alana ilişkin tükenmişlik yaşayabilir. Aile, okul, çalışma grubu, arkadaş grubu, organizasyon gibi pek çok alanda aynı şekilde sosyal izolasyon, duygusal çökkünlük, daha önceden başarıyla yapılan işlerde işlevsellik kaybı, fiziksel enerji azalması şeklinde görülebilir.

Tükenmişlik sendromu yaşayan bireyler başa çıkamadıkları sorunlar karşısında bazı psikopatolojik semptomlar gösteriler. Bu bireylerin acıyla başedebilmek uğruna geliştirdikleri işlevsel olmayan bazı kaçış yönleri olarak tanımlayabileceğimiz bazı savunma mekanizmaları bastırma, inkar, çarpıtma, karşıt  tepki kurma, entellektüalizasyon, yansıtma, yansıtmalı özdeşim gibi mekanizmalardır. Aynı zamanda bu kişiler bir takım somatik yakınmalar, yorgunluk, migren, sırt ve boyun ağrısı, nefes daralması, sık hastalanma, mide bağırsak problemleri, üriner sistem problemleri gösterebilirler. Duygusal geri çekilme gösteren bu bireyler uygunsuz duygulanım, depresyon belirtileri, kafa karışıklığı, konsatrasyon bozukluğu, şüphe, öfke, düşük öz saygı, kötümserlik, umutsuzluk ve anksiyete bozuklukları gibi tablolarla karşımıza gelebilirler.

Ancak tükenmişlik sendromu yaşan her birey depresyonda, her bireyin psikosomatik rahatsızlığı var, ya da her bireyin anksiyete bozukluğu da var demek doğru olmaz. Ortak belirtiler göstermesi, bu hastalıklara yatkın hale geldiğine işaret edebilir. Ancak bunlardan herhangi birisine yakalandığını kanıtlamaz. Bu hastalıklara ait tanımlanan belli sayıda semptomun belli bir kısmının belli bir süreyle bir arada görülmesi şartıyla saydığımız rahatsızlıklardan bir tanesinin tanısı koyulabilir.

 

Yazar: Uzm. Psk. Ali Engin Uygur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here