Müslümanların Batlamyus Üzerine Sorgulamaları

0
827

Abbasiler döneminde Halife Me’mun (813-833) tarafından, dönemin astronomi bilginlerinin de içinde bulunduğu bir heyet, Batlamyus’un teorisini araştırmak icin Bağdat’ta gözlemler yapmak üzere görevlendirildi. Bu heyet yaptığı gözlemlerden sonra Batlamyus’un teorisinde yer alan yıldızların ve diğer gök cisimlerinin pozisyonları ile ilgili olarak verdiği bilgilerin “gözlemlere” daha uygun olduğunu kabul etti. Ancak müslüman gökbilimciler, gözlem sonuçlarına uysa da, “gerçekliğe” uymadığı için bunları kabul etmediler. Bu modele ilk ciddi eleştiri  Sabit Bin Kurra (834-901) ve optik alanında çalışmalarıyla da ünlü, Mısır’da yaşamış bir bilgin olan İbn Heysem (965-1040) tarafından getirilmiştir. Hatta İbn heysem ” Batlamyus Üzerine Şüpheler ” isimli kitabında Batlamyus’un, gezegenlerin hareketlerinin doğru ve sistematik dizilimleri olduğunu anlamadığını söylemektedir.
Batlamyus

Endülüs’te ise İbn Tufeyl (ö. 1185) daha da ileri giderek, Batlamyus’un kullandığı eksantrik ve episaykıl gibi karışık eğriler olmayan yeni bir astronomi geliştirmeye çalışmıştı. Fakat bu modele en sistematik tenkid, gençliğinde hocası İbn Tufeyl ile Merakeş’te astronomik gözlemler yapmış olan meşhur Müslüman düşünür İbn Rüşd (1126-1198) tarafından yapılmıştır. Ona göre gök cisimlerinin hareketleri fizik prensiplerine dayandırılmalıydı. İbn Rüşd, Batlamyus’un modelinin ” gerçekliğe uymadığını ” çünkü buna dayanarak gök cisimlerinin hareketlerini taklit edecek fiziki bir modelin geliştirilmesinin imkansız olduğunu, mutlaka yeni bir astronominin geliştirilmesi gerektiğini açık bir şekilde öne sürdü.

İbn Rüşd’ün bu gözlemleri başta Bitruci (1200’ler) ve Endülüs’te, kısmen doğuda Meraga rasathanesinde ” İbn Heysem Taklitçisi ” Tusi (ö.1274) gibi gökbilimciler üzerinde etkili olmuş ve İslam dünyasında yeni astronominin gelişmesine yol açmıştır. Bu şekilde İbn Rüşd, bilim tarihinde ilk defa, Bilim felsefecisi Lakatos’un dediği gibi ” araştırma programının başlatılmasına öncülük etmiştir “. İbn Rüşd’ün bu görüşleri başta Roger Bacon (1214-1292) ve Thomas Aquinas (1225-1274) üzerinde etkili olmuştur.
Nureddin Betruci

Batlamyus ile ilgili bu yönde ilk fiili çalışmalar, Bitruci ve Tusi’nin çalışmalarını da incelemiş olan Kopernik (1473-1543) tarafından başlatılmıştır. Fakat Avrupada İbn Rüşd’ün başlattığı bu araştırma programı ancak Galileo (1564-1642) ve Kepler’den (1571-1630) sonra Newton’un (1642-1727) Kütlesel Çekim Teorisi ile tamamlanmıştır. İbn Rüşd’ün bu konudaki ısrarcı görüşleri olmasaydı, yeni astronominin gelişmesi daha ne kadar sürerdi, bunu düşünmek gerekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here