Beyin Eski Anıları Nasıl Siliyor?

0
1578

İlk doğum gününüzü hatırlıyor musunuz? Ya da on beş gün önce akşam yemeğinde ne yediğinizi? Çoğumuz için bu tür olaylar belleğin içinde kaybolur gider ve asla hatırlanamaz. Şimdi ise fareler üzerinde yapılan ve türünün ilk çalışması özelliğine sahip olan bir araştırma, beynin yeni anıları oluşturma sürecinde eski bilgileri yok edebileceğini savunuyor.

Çoğunlukla, beyin doğumdan hemen sonra yeni nöronlar üretmeyi (nörojenez) durdurur. Fakat beynin hipokampüs’teki denta girüs bölgesinde meydana gelen nörojenez, mekanlar ve olaylar ile ilgili anıları kodlamayı sürdürür. Beynin bu kısmı yetişkinlerde her gün yaklaşık 700 yeni beyin hücresi üretir.

Fareler üzerinde yapılan çalışmalar, nörojenezin baskı altına alındığında, -şekil ayırma- dediğimiz, benzer ama biraz farklı koşullar arasında ayrım yapmamızı sağlayan bir tür öğrenme yöntemini bozabileceğini göstermiştir. Mesela arabamızı dün nereye park ettiğimizle bugün nereye park ettiğimizi hatırlamamız bu duruma bir örnek olarak verilebilir. Koşullar benzerdir fakat biraz farklıdır. Yine de iki durum arasında ayrımı kolayca yapabiliriz.

Nörojenezin hafızadaki kesin rolü hâlâ tartışmalı olmasına rağmen, on yılı aşkındır süren bir araştırma, egzersizle ve bazı antidepresanlarla nörojenezin artırılabileceğini, ve kemirgenlerin mekanlar ve olaylar hakkında yeni bilgi edinme yeteneklerinin kuvvetlendirilebileceğini gösterdi.

Bununla birlikte, birkaç yıl önce, Toronto’da bir sinirbilimci olan Paul Frankland, deneyindeki bazı hayvanların nörojenez oranları yükseldiğinde, belli hafıza görevlerinde aslında daha kötüye gittiklerini fark etti. Özellikle geçmiş olaylarla ilgili olan ayrıntıları hafızalarında tutmaları gereken testlerde kötü performans gösterdiler.

Neden 2 Yaş Öncesini Hatırlamıyoruz?

Frankland, sonucun “göz ardı edilemeyecek kadar ilginç” olduğunu ifade etti. Yenidoğan insanlarda ve farelerde nörojenezin hızlı olduğu fakat yetişkinliğe doğru yavaş yavaş azaldığı için, Frankland ve meslektaşları yeni nöronlarda görülen artış patlamasının yaygın bir fenomen olan bebeklik amnezisini açıklayıp açıklayamayacağını merak etti. Bebeklik amnezisi, yetişkin bireylerin 2 ila 4 yaş öncesinde yaşanmış olayları hatırlayamamasıdır. Bazı teorik modeller, yeni nöronların hipokampüste halihazırda saklanmış olan anıları burada bozarak belleğin dengesini bozduğunu iddia ediyorlardı ancak; ancak bu fikrin gerçekliği canlı hayvanlarda görülmedi.

Hipotezi test etmek için, Frankland ve ekibi ilk olarak bir yaşından küçük insan bebekleri ile eşdeğer olan 17 günlük yavru farelerdeki anıların kararlılığını karşılaştırdı. Kemirgenleri alışık oldukları talaşlı kafeslerden çıkarıp, ayaklarına kısa süreli şoklar veren metal zeminli bir kutuya koydular. Fareler kafeslerine geri döndükten sonra 6 haftadan daha uzun süren bir süre geçtikten sonra, araştırmacılar kemirgenleri tekrar metal tabanlı kutuya geri yerleştirdiler ancak şokları tekrarlamadılar.

Bir aydan biraz daha fazla bir süre boyunca yetişkin fareler daha önce acılı bir deneyim yaşamış oldukları bu ortamda hiç hareket etmediler. Fakat genç fareler ise bu acı veren ilişkiyi bir gün sonra unuttular. Frankland bu durum için, küçüklerin 24 saat hatırlayabildiklerini fakat sonra unuttuklarını dile getirdi.

Daha sonra, ekip, yetişkin ve bebek fareler arasındaki farklı nörojenez oranlarının, genç kemirgenlerin unutkanlığını açıklayıp açıklayamayacağını inceledi.

Egzersiz, farelerde nörojenezi % 50’den fazla artırabilirdi ve bu nedenle araştırmacılar, yetişkin farelerden oluşan ayrı bir grup oluşturarak koşmaları için dönen tekerleklere yerleştirdiler. Dönen tekerleklere bırakıldıklarında, fareler bir gecede 5 kilometreye kadar koşabilecekti.  Ayrıca başka fare gruplarına ise Prozac gibi yeni nöron doğumunu hızlandıran ilaçlar verdiler.

Frankland ve arkadaşları, nörojenezi %100 oranında arttırarak, yetişkin fareleri ayak şok testi ve benzeri hafıza görevleri gibi görevlerle, bebeklerde görülen unutkanlık durumuna getirdiler.

Frankland, bebek farelerinde yeni nöronların doğumunu tamamen ortadan kaldırmanın zor olduğunu belirtiyor ancak, genetik mühendisliği yöntemlerinin kullanılarak, bölünen sinir kök hücrelerinin kendi kendilerini imha etmesiyle  nörojenezi yaklaşık% 50 oranında azaltabildiklerini söylüyor.

Daha az nörojenez sayesinde genç kemirgenler deneyde yetişkin fareler gibi davrandılar. Ayak şokları kesildikten sonra ise öncekinden farklı olarak, 1 gün yerine yaklaşık 1 hafta kadar hareket etmediler.

Frankland, psikologların uzun zamandır “unutmanın sağlıklı bir zihnin anahtarı olduğunu” düşündüklerini, ancak nörobilim uzmanlarının geçmişte buna fazla dikkat etmediklerini ifade etti. Ayrıca konu ile ilgili yaptığı açıklamada Frankland, “Unutmanın sağlıklı olduğu fikrini benimsersen, o zaman nörojenezin eski anıların temizlenmesine katkıda bulunabileceği mantıklıdır” diyor. Bu konuyla ilgili olarak, sadece bir  spekülasyon olmasına rağmen, antidepresanların depresyon hastalarına yardım etmesinin bir yolunun ise düşük nörojenez ile bağlantılı olarak unutmaya teşvik etmesinin mümkün olduğunu sözlerine ekliyor.

Columbia Üniversitesi’nde bir sinirbilim uzmanı olan René Hen ise yeni bulguları insanlara anlatmak için biraz temkinli olunması gerektiğini çünkü insan beyninde nörojenezi ölçmenin bir yolu olmadığını belirtiyor.

Unutmak yetişkin nörojenezinin bir dezavantajı olabilir çünkü yeni anılar eski anılardan baskındır. Stockholm’deki Karolinska Enstitüsü’nde bir sinirbilim uzmanı olan Jonas Frisén’e göre ise bu oldukça heyecan verici yeni bir bakış açısı.

Kaynak: Sciencemag

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here