Yedikleriniz Saatinizi Bozabilir

0
868

Vücudumuzda Güneş’le uyumlu bir döngüye sahip olan biyolojik saatin varlığı uzun zamandır biliniyor. Biyolojik saatimiz sirkadyan ritimlerle ilerler ve döngüsü yaklaşık 24 saattir. Beynimizde bu ritimleri düzenleyen ana saat bulunurken kalp ve karaciğer gibi vücudumuzun diğer bölgelerinde de benzer saatler bulunur ve birbirleriyle uyum içinde çalışan bu saatler beyindeki ana saat tarafından düzenlenir. Beyindeki ana saatle diğer çevresel saatler arasındaki senkronizasyon hasar gördüğünde kanser, kalp rahatsızlıkları ve depresyon gibi hastalıklar oluşabilir. Bu hastalıklara ek olarak geçtiğimiz yıllarda obezite hastalığı da biyolojik saatle ilişkilendirilmeye başlandı. Son yıllarda yapılan çalışmalar içimizdeki saate uygun yaşamanın bizi birçok hastalıktan koruyabileceğini ve kilo vermede kilit rol oynayabileceğini gösteriyor. 

Alınan kaloriden bağımsız

Kilo kontrolü söz konusu olduğunda genellikle alınan ve harcanan kalori miktarı ve yenilen yemeğin içeriğine değinilir. Ancak birçok araştırma, yemek yeme saatinin kilo kontrolünü sağlayan önemli etkenlerden biri olduğunu gösteriyor. Üstelik çalışmalara göre bu etki günlük alınan kalori miktarından bağımsız. 

Yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalarda gece saatlerinde yüksek kalori alımının kilo verme başarısını azalttığı gözlemlenmiş. Jakubowicz ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada yüksek kalori alımının kahvaltı esnasında yapılmasının gece saatlerinde yemek kadar olumsuz etki göstermediği kaydedilmiş. Yüksek kaloriyi kahvaltı esnasında alanlar gece saatlerinde alanlara göre daha fazla kilo vermiş. Kahvaltıda yüksek kalori alan grupta yüksek kalori alımını geç saatlerde gerçekleştiren gruba kıyasla daha fazla doygunluk oluşmuş. Bu da gün boyu tüketilen kalori miktarının azalmasına yardımcı olabilir. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar alınan kalori miktarı aynı olsa dahi farklı zamanlarda yemek yemenin kilo kontrolü üzerinde farklı etkiler gösterdiğini kaydediyor. Ayrıca geç saatlerde yüksek kalori alımının insülin hassasiyetini de olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. 

Hayvan çalışmaları da benzer sonuçlar gösteriyor. Örneğin Fred Turek ve ekibi tarafından yürütülmüş bir çalışmada yüksek yağlı besinlerle sabah beslenen farelerin kilosunun akşam beslenen farelere göre daha fazla olduğu görülmüş. Fareler geceleri aktif olan hayvanlar olduğu için hayvan deneyindeki geceyi insanlara uyarlarken gündüz olarak varsayarız. 

Biyolojik saat önemli rol oynuyor

Zamanlamanın kilo kontrolündeki etkisinde yiyeceklerin vücudumuzdaki çevresel saatler üzerindeki etkisinin önemli rol oynadığı düşünülüyor. Yiyecekler çevresel saatlerin senkronizasyonunu etkiler. Günün belli saatlerinde yiyecek erişimini kısıtlamak davranış ve fizyolojide önemli değişikliklere sebep olur. 

Karaciğer enzimleri ve hormonlar, vücut sıcaklığı ve kandaki aminoasitler gibi günlük olarak beslenmenin sınırlanmasıyla düzenlenen fizyolojik fonksiyon ve değişkenler yemekten önce artarak yiyecek beklentisini yürütür. Deney hayvanları üzerinde uygun olmayan saatlerde yiyecek kısıtlaması gerçekleştiğinde fizyolojik değişkenlerin etkilendiği ve çevresel hücrelerde sirkadyan gen ifadesinin değiştiği ancak ana saatin yönetiminin gerçekleştiği SCN bölgesindeki gen ifadesinde değişme olmadığı gözlemlenmiş. Yani yiyecek zamanlamasındaki değişimler ana saatle çevresel saatler arasındaki uyumu bozabiliyor. Bu nedenle günlük beslenme zamanının düzensiz olması sirkadyan sistemin hasar görmesine sebep olarak sağlığın bozulmasına sebep olabiliyor.

 

Kaynaklar:

Garaulet, M., & Gómez-Abellán, P. (2014). Timing of food intake and obesity: a novel association. Physiology & behavior134, 44-50.

Guglielmo, B., Chiara, M., Andrea, E., Giovannino, C., Fabio, B., Laura, S., & Simona, B. (2017). Timing of food intake: Sounding the alarm about metabolic impairments? A systematic review. Pharmacological research.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here