Tip 1 Diyabet İçin Giyilebilir ‘Yapay Pankreas’ Geliştirildi

0
1181

 

 ‘Yapay pankreas’ ile ilgili yapılan yeni bir çalışma, kan şekerini takip etmeye sürekli ihtiyaç duyan diyabetli insanlar için olumlu yönde büyük bir adımdır.

Söz konusu teknoloji, kişinin kanındaki glikozu izleyerek, doğru hormonların dozlarını ayarlayan bir tür kapalı döngü sistemi ile çalışır. Bu aygıt, pek çok hasta için bir hayali gerçekleştirdi.

Bugüne kadarki çalışmaların sistematik bir incelemesinde, Selanik Aristoteles Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen bir ekip, 1000’den fazla gönüllü tarafından kullanılan iki tip yapay pankreasın güvenliği ve etkinliği hakkındaki 41 araştırmayı değerlendirdi.

Ekip, bu cihazı deneyen gönüllülerin, 24 saatlik süre boyunca sağlıklı bir kan şekeri seviyesi aralığında yaklaşık yüzde 10 daha fazla süre kaldıklarını gördü.

Bu tespit, çalışmanın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Ancak bu harika cihazın risklerini, maliyetlerini ve faydalarını dengelemekle ilgili daha fazla soruya cevap aranması gerekecek.

Diyabet, tip-1 diyabet gibi hücrelerin glikozu emmesi için gerekli olan insülini üretmesi veya tip-2 gibi insüline direnç  sorunları nedeniyle vücudun şeker seviyelerini yönetmesini zorlaştıran koşullar sınıfını tanımlar.

Tip-1 diyabeti olan hastaların kan seviyelerini kontrol etmeleri ve beslenmelerini takip etmeleri, ve özel olarak hesaplanan insülin dozlarını uygulamaları gerekir.

Bu durum basit gibi görünmekle birlikte, milyonlarca insan için, bir deprem sırasında kaşıktaki yumurtayı dengede tutmak kadar zor bir görevdir. Çünkü geniş bir değişken yelpazesi, bu mükemmel glikoz seviyesini muhafaza etmeyi neredeyse imkansız kılar.

Hayatı Kolaylaştıracak mı?

Modern teknoloji, insülin ve kan şekerini dikkatlice ve sürekli, dakika dakika  izleyen cihazları doğru bir şekilde yönetebilen pompalar sayesinde birçok yönden yardımcı oldu.

‘Yapay pankreas’ tekniğini bu kadar harika kılan şey şudur: Algoritmalar, kandaki glukoz ölçümlerine tepki olarak ne kadar insülin veya glukagon denen başka bir dengeleyici hormonun enjekte edildiğini belirler.

Her ne kadar gerçek bir pankreas ile aynı şey olmasa da, hastalar için geceleri biraz rahatlık sağlar ve stresi azaltır.

Diyabetin korkunç bir sonucu ise, özellikle genç insanlar için,  kritik derecede düşük kan şekerinin eksiklik belirtileri yüzünden uykudayken ölme tehlikesidir.

Ancak araştırmayı yürüten ekip, daha yüksek kalitede çalışmalar için çağrıda bulunuyor. Örneğin, diyabetli gençlere yönelik çalışmaların hiçbiri beş yaşından küçük çocukları içermiyor.

Değerlendirilen deneylerin dörtte üçü de sadece bir hafta sürmesi, kapalı devre dağıtım sistemlerinin uzun vadeli etkileri hakkında sınırlı bilgi sağlıyor.

Yani, yapay pankreas teknolojisinin değerini kesin olarak kanıtlamak için hala uzun bir yolumuz var.

Olumsuzluklar

 Yeni teknoloji çoğu zaman pahalıdır ve birçok kişinin bu tedavilerden yararlanabilmesi için sağlık sigortası ve devlet teşviğine güvenebilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kanıtlar, fayda-maliyet oranlarında yetersiz kalırsa, sadece zenginlerin bu ekstra rahatlığı yaşayabileceğini gösteriyor. Daha da önemlisi, kapsamlı çalışmalar olmaksızın, bazı kişilerin komplikasyonları ya da durumlarında küçük değişiklikler olması, önemli sorunlara yol açabilir.

 Warwick Üniversitesi’nden tıbbi araştırmacı Norman Waugh, “Uyarı belirtisi olmayan hipoglisemi gibi özel problemli hastalar, bu cihazdan daha fazla fayda sağlayabilir. Çocuklar için, ebeveynlerin yaşam kalitesi ile ilgili verilere ihtiyacımız var. Kistik fibrozis ile ilgili diyabette, çift insülin ve glukagon sisteminin denenmesi gerekir. Buradaki pankreatik ve hepatik hasar, hem hipoglisemi hem de hiperglisemi tepkilerini bozar.” diyor.

Her yıl, insanların hayat kalitesini düşüren bu rahatsızlıkla ilgili araştırmalar, bize diyabetin önlenmesi, tedavisi ve hatta iyileştirilmesi için daha farklı yollar gösteriyor.

Bu gelişmeyi kutlamak için aslında her türlü nedenimiz var. Ama  beklentilerimizin gerçekte karşılanıp karşılanmadığından emin olmak için, mümkün olduğunca fazla kanıt toplamaya ihtiyaç var.

Bu araştırma British Medical Journal‘da yayınlandı.

Kaynak: Science Alert

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here