Parkinson’u Tanımak İçin Yeni Çalışmalar

0
403

Parkinson, kişilerin hareket kabiliyetini etkileyen bir sinir sistemi rahatsızlığıdır. Beyinde belirli bölgelerdeki dopaminle ilişkili nöronların hasar görmesinden kaynaklanır. Belirtileri uzun yıllar içinde ilerleyen hastalığın sebebi ve mekanizması tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle şimdilik bir tedavisi yok. Ancak hastalığı tanımak için yapılan her yeni çalışma, potansiyel tedavilerin geliştirilebilmesi için de ümit veriyor.

Bu yıl kasım ayında Neuron’da yayımlanan bir çalışma, Parkinson’un ardındaki genetiği anlamamıza ışık tutuyor.

LLRK2 genindeki mutasyonlar Parkinson hastalığının en yaygın genetik sebebidir. Bu gende gerçekleşecek mutasyonlar, yaşlanmayla birlikte Parkinson hastalığının semptomlarının görülmesine sebep olur. Ancak bu genin normalde ne işlev gördüğü şimdiye kadar tam olarak anlaşılabilmiş değildi. Bunu tespit etmek için yapılan bu çalışmada LRRK2 ve onun fonksiyonel homoloğu olan LLRK1 genleri farelerde işlevsiz hale getirildi. Geni işlevsiz hale getirmek, o genin normalde ne işlev gördüğünü anlamanın etkili bir yoludur. LRRK1’in de işlevsiz hale getirilmesinin sebebi daha önce fareler üzerinde yapılmış çalışmalarda sadece LRRK2 geninin işlevinin durdurulmasının anlamlı sonuç vermemesi. LRRK1 geni, farelerde büyük ölçüde LRRK2’nin işlevini yerine getirip farkı görmeyi engelleyebiliyor.

Beynin Parkinson’dan etkilenen bölgelerinde LRRK genleri silinmiş farelerde (sağda) hücre ölümünün (işaretli bölgeler) normal farelere göre (solda) arttığı gözlemlendi.

Çalışmayı yapan araştırma ekibi, genleri susturulmuş farelerde 15 aylıkken Parkinson hastalığıyla uyumlu bir şekilde  dopaminle ilişkili nöronların azaldığını gözlemledi. Yapılan diğer analizler de beyinde Parkinson’la ilişkili olan α-synuclein proteini seviyesinin arttığını ve hücresel atıkları temizleyen yolakların hasar gördüğünü gösterdi. Aynı zamanda dopaminle ilişkili nöronların da daha fazla hücre ölümü gerçekleştirdiği tespit edildi.

Bu iki genin silinmesi toplam beyin hacmini ve serebral korteks ile serebellumdaki hücreleri etkilememiş. Ancak fareler 15 aylıkken vücut ağırlıklarında büyük ölçüde azalma olmuş. Fareler uzun süre sağlıklı yaşayamadıkları için genin uzun vadedeki davranışsal sonuçlarını analiz eden çalışmalar yapılamamış.

Genlerimizde gerçekleşen mutasyonların büyük çoğunluğu o genlerden üretilen proteinlerin üretimini durdurur. Ancak LRRK2 geninde gerçekleşen mutasyonların protein üretimini artırdığı düşünülüyor. LRRK2 aktivitesini durduracak ilaçlar üretmek hedefleniyor.

Bu çalışmayla LRRK’nın beyinde dopaminle ilişkili nöronların hayatta kalmasında rol oynadığını öğrendik. Eğer genetik sebepleri doğru bir şekilde analiz edilebilirse yeni tedavi metotları geliştirilebilir. Bu nedenle bu araştırma Parkinson hastalığı için geliştirilebilecek tedavilere giden yolda bir adım değerinde.

 

Kaynak: Neuroscience News

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here