Kişilik ve Sosyal Medya Bağımlılığı

0
1321

Araştırmacılar, sosyal medyada çok fazla zaman geçirmemizi sağlayan bazı kişilik özelliklerini eşleştirdi ve sonuçlar bazılarımızın sosyal medyanın cazibesine diğerlerinden daha duyarlı olduğunu düşündürdü.

Özellikle üç kişilik özelliği belirlendi: duygusal dengesizlik (nevrotizm), vicdanlı olma ve uyumluluk. Çalışmanın bu üç özelliğin farklı kombinasyonları, sosyal ağlara bağımlı olma riskini artırabilir veya azaltabilir.

Çalışmanın yürüten iki araştırmacı, sosyal medyada çok fazla zaman geçirme konusunu ele almak için daha incelikli bir yaklaşımda bulunmak istiyorlar. Sanal ortamda geçirdiğimiz zamanın olumsuz etkileriyle daha iyi başa çıkarsak, buna neden olan sebepleri de daha iyi anlarız.

New York Binghamton Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan biri olan Isaac Vaghefi, “Bazı kişilik özellikleri etkileşimlerinin alkol ve uyuşturucu gibi şeyleri nasıl etkilediğine dair birçok araştırma yapılmıştır. Sosyal ağ bağımlılığı için de benzer bir çerçeve uygulamak istedik.” diyor.

Bunu yapmak için, DePaul Üniversitesi’nden Vaghefi ve Qahri-Saremi, Illinois’de 275 öğrenciden, kişilik özelliklerini değerlendirmek için tanınmış bir çerçeve olan beş faktörlü kişilik modelini detaylı biçimde ele almalarını istedi.

Daha önce bahsettiğimiz nevrotizm, vicdanlılık ve uyumluluk gibi, bu model de iletişime açıklığımızı ve dışa dönüklüğümüzü değerlendiriyor.

Çalışmanın ortaya çıkardığı nokta, açıklık ve dışadönüklüğün sosyal ağ bağımlılığıyla çok fazla ilişkili olmadığıydı, ancak diğer üç kişilik özelliğinin böyle bir ilişkisi vardı.

Kişilik Özellikleri

Tek başına, nevrotizm – stres ve endişe gibi olumsuz duyguları ne kadar güçlü yaşadığımızı gösteren kişilik özelliği – sosyal medya ile çok fazla zaman geçirme olasılığını artırdı.

Öte yandan, vicdanlılık, kendini kontrol eden ve belirli hedeflere ulaşmak için yönlendirilen bir özellik olarak ortaya çıktığında, sosyal medya bağımlılığı daha az olası bulundu.

Ancak araştırmacılar, bu özelliklerin birbirleriyle olan ilişkilerini de test etmek istedi. Bir birey hem nevrotizm hem de vicdanlılık özellikleri için de yüksek puan alırsa, stres ve endişe duyguları, algılanan öz-kontrolü geçersiz kılabilir.

Uyumluluğa gelince – arkadaş canlısı olmak ve empati kurmak – bunun sosyal medya bağımlılığında tek başına şansı yoktu. Ancak vicdanlılıkla birleştirildiğinde, bu durum değişti.

Hem uyumluluk hem de vicdanlılık için yüksek puan alan kişilerin Facebook veya Twitter’da paylaşım yapma olasılıkları daha yüksektir. Bu çalışma, belki de bu insanların arkadaşlıklarına diğer bireylerden daha fazla değer vermesi ve bunları sürdürmek için sosyal medyayı kullanmak istemeleridir.

Aynı zamanda, sosyal medya bağımlılığı, uyumluluk ve vicdanlılık puanları düşük olanlarda daha fazladır.

Bunun, 300’den daha küçük bir örneklem büyüklüğü olduğu akılda tutulmalıdır. Dolayısıyla, nüfusun geri kalanıyla ilgili geniş genellemeler yapılamaz. Araştırmacılar ayrıca, bu kişilik özelliklerinin neden özellikle sosyal medya bağımlılığıyla örtüştüğüne dair sebepleri derinlemesine incelemediler.

Bununla birlikte, çalışma, karakterlerimizin pek çok farklı faktörlerinin sosyal medya kullanımı ile ilgili sorunlara nasıl yol açtığını göstermek için de kesinlikle kullanılmaktadır.

Burada ve Instagram, Facebook ya da Twitter’da birkaç dakika daha fazla zaman geçirmek önemli bir şey gibi görünmeyebilirken, araştırmacılar sosyal medyada zaman geçirmenin, iyi ya da kötü bir şekilde zaman geçirmenin potansiyel etkileriyle giderek daha fazla ilgileniyorlar.

Facebook’un 15 yıl öncesine kadar var olmadığını aklımızın bir köşesinde tutarken, şimdi sosyal medyanın zihnimizi nasıl karıştırdığına, öz saygımızı nasıl etkilediğine, kararlarımızı nasıl bozduğuna ve sağlığımıza nasıl zarar verdiğine dair önemli sorular sormalıyız.

Sosyal medyanın hayatlarımızı ne kadar etkilediğini öğrenmek yıllarca süren pek çok araştırma gerektiriyor.

Vaghefi, “Bu karmaşık bir konu” diyor. “Basit bir yaklaşımda bulunamayız.”

Araştırma, 51. Uluslararası Hawaii Bilim Konferansı’nda sunuldu.

Kaynak: Science Alert

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here