Hamburger Yersek mi Ölürüz Yemezsek mi?

2
853

Tüketim alışkanlıklarımızın sağlığımıza olan olumsuz etkileri bilinen acı gerçeklerden biridir. Fakat tüketimimiz yalnız bize, insan sağlığına değil; hayvan, bitki, mikroorganizma, mantar velhasıl tüm canlıların yani, doğanın sağlığına da olumsuz yönde tesir etmektedir.

Burada ele almak istediğimiz husus da tam olarak budur. Biz insanlar hamburgeri yemezsek biyolojik olarak herhangi bir aksaklık yaşamayız. Ama yersek, -diğer tüm hazır yiyecekler gibi hamburgerin de- hem bize hem de doğaya zarar verdiği artık bilimsel bir gerçek haline gelmiştir. Hamburger (ve onun gibilerini) yemeyi ‘alışkanlık’ edinmek sadece bizi değil, doğayı da ‘öldürmektedir’*.

Hamburgerin eti için yetiştirilen büyükbaş hayvanlar, akarsu kenarlarındaki bitkileri çiğner ve çayırlarda otlanarak yeşillikleri yok eder. Burada, doğa tahribatı etkenlerinden biri ortaya çıkar; ‘yoğun’ otlatma. Ekolojik olarak bakıldığında yoğun otlatma, otlatma yapılan yerdeki mevcut bitkilere doğrudan olumsuz tesir ederken, bölgedeki hayvan ve diğer canlıları da dolaylı olarak olumsuz etkilemektedir.

Hamburger yemenin ekolojik sonuçlarını ele alacak olursak, sadece canlılara olan etkisini değil, canlıların içinde yaşadığı cansız ortama olan etkisinden de bahsetmek gerekmektedir. Büyükbaş hayvanları beslemede kullanılan samanı veya tahılları üretmek için sulama yapmak ve akarsuları yönlendirmek gerektiğinden, bu yönlendirme akarsuyun doğasına ilk etapta zarar verir. Besi yapılan hayvanı şişmanlatmak için oluşturulan besi alanlarındaki çok miktarda gübre ise bu akarsulara karışır.

Otlak alanları açmak için ormanları ve diğer doğal alanları yok etmek küresel ısınmayı hızlandırır. ‘Yoğun’ tüketim talebine karşı olarak da ‘yoğun’ üretim arzı meydana gelir. Yoğun üretim de doğanın yaralanmasına ve nihayetinde ‘ölmesine’* sebebiyet verir.

(*)Aslında doğanın gerçek anlamda ölmeyeceği de bilimseldir. Ölüm insanın (ve diğer türlerin) bireysel olarak bu dünyadaki biyolojik sonudur. Doğa ise bir bütün olarak yine eski haline dönecek, fakat eksikleri olacaktır; insanoğlu gibi… 65 milyon yıl önce dinozorların başına gelen son, insan türünün de başına gelebilir. Yerküre, geçmiş tüm zamanlar içerisinde toplamda beş kitlesel yok oluş yaşamıştır. Nitekim dinozorların yok olmasına sebep olan son kitlesel yok oluş beşincisi idi. Hali hazırda ‘insan’ türü yüzünden altıncı kitlesel yok oluş içinde olduğumuz gerçeği ile karşı karşıyayız.

İçinde yaşadığımız ve bir parçası olduğumuz doğanın kaybını göz göre göre izlemememiz gerekmektedir. Bireysel ve toplumsal anlamda elimizden gelen her düzenleme (örneğin yeme alışkanlıklarımız) ve düzeltmeyi (koruma çalışmaları vs.) yangına su taşıyan karınca düsturu ile de olsa yapmaktan erinmediğimiz takdirde doğadan olumlu geri dönütler er ya da geç alınacaktır.

 

 

Kaynaklar:

Callenbach, E. 2008. Ecology-A Pocket Guide (Ekoloji-Cep Rehberi). Sinek Sekiz Yayınları-Sürdürülebilir Yaşam Kitapları. 2. Basım, Kaliforniya. (Çeviri: Egemen Özkan, Basım Yeri: İstanbul, 2011).

Şentürk, M. 2018, Şubat. Tükeniyoruz. Bilimoloji (https://bilimoloji.com/tukenecegiz/).

2 YORUMLAR

  1. Ne yazık ki yediğimiz bir çok şeyin hangi standartlarda üretildiğini bilmeden, ‘çok canım istiyor! O halde yemeliyim.’ Mantığı ile hareket ediyoruz. Özellikle bu tarz fast food sektörü küçük yaşta olan çocukları cezbedip, yeme arzusu uyandırmakta; hem sağlıkları hemde çevre otomatikmen zarar görmektedir. Arz-talep meselesi olduğu için doğal besi hayvanları da ne yazık ki gübre ile beslenmeye başlıyor 🙁 Umarım yediğimiz şeylerin,nereden nereye gittiğini düşünüp ona göre hayatımızı şekillendiririz. Kalemine sağlık arkadaşım.🍃

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here