Burca İnanma Burçsuz Kalma

0
1291

Astroloji, uzay cisimlerinin ve bazı astronomik fenomenlerin, insan karakteri ve kaderi üzerinde etkisi olduğunu ve bu etkilerin öngörülebilir olduğunu iddia eden bir disiplindir. Çok farklı çeşit astroloji vardır, ancak günümüzde çoğunlukla doğum tarihimize dayanan 12 burç ile yapılan Batı astrolojisi kullanılır. Karl Popper’a atıfla genelde astrolojinin bilimsel olarak sınanamayacağı söylenir. Ancak bu doğru değildir; bilim insanları astrolojiyi çeşitli açılardan bilimsel sınavlara tabi tuttular.

Bu bilimsel çalışmalardan en ünlüsü Shawn Carlson’ın 1985 yılında Nature dergisinde yayımlanan çalışmasıdır. Carlson deneyi olarak bilinen bu çalışmada 28 astrologdan, 100 kişinin psikolojik profili, yani kişilik tarifleri ile yıldız haritalarını eşleştirmeleri istenmiştir. Deneyden önce bu 100 kişiye standart bazı sorular sorulmuş ve kişilik tarifleri oluşturulmuştur. Ayrıca bu kişilerden yıldız haritaları ve detaylı burç bilgisini oluşturmak için gereken bilgiler de alınmıştır. Bu bilgiler daha sonra 28 astroloğa verilmiştir.
Deney sırasında her astroloğa, üç kişilik bilgisi ve bu üç kişiden birine ait olan bir adet yıldız haritası verilmiştir. Astrologdan yıldız haritasını doğru kişi ile eşleştirmesi istenmiştir. Deney, yüzlerce kez tekrarlanmıştır. Sonuç olarak astrologlar yüzde 34 başarı göstermiştir ki bu tam olarak şans eseri yapılan tahminden beklenen sonuçtur.

UYUMLU, UYUMSUZ BURÇ KOCA BİR YALAN
Üç seçenekli bu testte astrologlar sadece üçte bir durumda başarılı olmuşlardır. Astrologlar deney öncesi bu rakamın yüzde 50 üstü olacağını iddia etmişlerdir. Dolayısıyla astrologlar, yıldız haritalarına bakarak kişilik tariflerini doğru bir şekilde eşleştirememişlerdir. Bu araştırmanın yükselen burç gibi detaylı bütün astrolojik bilgileri içermesi kayda değerdir.
Astrologlar, belli burçların belli burçlarla romantik ilişkiler ile evliliklerde daha iyi anlaştığını iddia eder. Psikolog Bernard Silverman, Michigan’da evlenen 2 bin 978 çift ile boşanan 478 çiftin burçlarını incelemiştir. Silverman, yaptığı çalışma sonucunda evlenme ve boşanma durumlarında belli burç çiftlerinin önplana çıkmadığını gözlemlemiştir. Diğer bir deyişle, ‘uyumsuz burçlar’ ‘uyumlu burçlarla’ aynı oranda evlenirken, gene ‘uyumlu burçlar’ ‘uyumsuz burçlarla’ aynı oranda boşanmaktadır. Astrologların iddialarının aksine daha iyi anlaşan burçlar diye bir kavram pratikte gözükmemektedir.

MESLEĞİMİZLE BURCUMUZUN İLGİSİ YOK
Bazı astrologlar meslekle burçlar arasında ilişki kurar. Nitekim burçlar ile kişilikler arasında bir ilişki varsa bu makul bir beklentidir. Case Western Reserve University’den John McGervey, bu iddiayı bilimsel teste tabi tutmuştur. McGervey 6 binden fazla politikacının ve 17 binden fazla bilim insanının doğum bilgilerini incelemiş ve burçlar ile bu meslekler arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırmıştır. Eğer astrologlar haklı ise, bilim insanı ve politikacılar arasında belli burçların önplana çıkması gerekmektedir. Ancak Mc- Gervey’nin çalışması burçlar ile bu iki meslek arasında bir bağlantı olmadığını ortaya koyar.
Bununla birlikte aynı saat içinde, aynı gün ve aynı şehirde doğan bebekler üstünde yapılan gözlemler de ortak bir kişiliğin ortaya çıkmadığını göstermiştir. Bu ‘burç ikizleri’ astrologların iddia ettiği gibi aynı kişilik ya da ilgilere sahip değildir.
Fransız istatistikçi Michel Gauquelin, burç öngörülerinin içeriğinin nasıl önemsiz olduğunu ilginç bir deneyle ortaya koyar. Gauquelin, en acımasız 150 Fransız katilin astrolojik bilgilerini toplamış ve bu bilgilere göre astrolojik kişilik tarifleri çıkarmıştı. Bu tarifleri daha sonra onların astrolojik tarifleri olduğunu iddia ederek 150 rastgele insanla paylaştı. Bu 150 kişiden yüzde 94’ü, kendilerinin zannettikleri ama aslında katillere ait olan astrolojik tariflerin, kendi kişiliklerini tarif ettiğini iddia etti.
Benzer bir deneyi Avustralyalı araştırmacı Geoffrey Dean yaptı. Dean, 22 gönüllünün astrolojik verilerini esas alarak kişilik tarifini çıkardı. Daha sonra bu tarifi tersine çevirdi ve gönüllülere o şekilde verdi. Diğer bir deyişle gönüllülere astrolojik verilerin söylediğinin tersini söyledi. Sonuçta gönüllülerin yüzde 95’i astrolojik tarifin kendilerini tarif ettiğini iddia etti!
Yani astrolojik tahminler o kadar geneldirler ki rastgele biri okuduğu zaman bile o metinde kendisinin tarif edildiğini düşünür. Bu, aslında bilinen bir durumdur ve psikoloji literatüründe Forer etkisi olarak bilinir. 1948 yılında Bertram Forer, sınıfındaki öğrencilere astrolojik bilgilerine göre yapılmış tahminler dağıttı. Aslında hepsine dağıttığı metin bir astroloji kitabından aldığı tek ve aynı metindi. Öğrencilerden bu öngörülerin kendilerini ne kadar uyduğunu beş üstünden not vererek bildirmelerini istemiştir.

MERAK ETMEYİN YALNIZ DEĞİLSİNİZ
Öğrencilerin yüzde 40’ı beş üzerinden beş vermiş ve sonucunda ortalama not 4,2 çıkmıştır. Yani hemen hemen herkes, rastgele alınan bu astrolojik metnin kendini tarif ettiğini düşünmüştür. Dolayısıyla astrolojik tariflerin sizi doğru bir şekilde tarif ettiğini düşünüyorsanız merak etmeyin yalnız değilsiniz. Ama başka burcu okusaydınız da yine sizi tarif edecekti. Hem zaten hangimiz zeki, merhametli ya da duygusal değiliz ki?
Kanaatimce sadece günlük değil, astrolojiye dayalı genel kişilik öngörülerini de fazla ciddiye almamak lazım. Bana göre trilyonlarca kilometre uzaktaki yıldızlar ya da gezegenler, kişiliğimizi belirleyen en son şeyler içinde listelenmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here