Biyoloji

Erkek Bal Arıları Kraliçelerin Uçmasını Engellemek İçin Onları Kör Edebiliyor

Bir kraliçe arı, hayatı boyunca yapacağı bebekler için gereken tüm spermi birkaç gün içinde elde ediyor. Bakire bir kraliçe arı uçuşunun ortasında sayısı 90’a kadar çıkabilen erkek arıyla çiftleşmek için yuvasından uçuyor ve sonra yumurta kanallarında neredeyse 100 milyon sperm hücresi stoğuyla kovanına geri dönüyor. Ardından bu miktarı spermatekasında depolamak üzere sadece beş ya da altı milyona düşürüyor. Diğer yandan, erkek arılar türlerinin tek amacına hizmet etmiş olarak çiftleşme süreci nedeniyle ölüyor.

Kraliçe arılar birden fazla çiftleşme uçuşuna çıkabiliyor ve bunun amacı da genetik çeşitliliği artırmak. Çeşitli kaynaklardan gelen geniş bir sperm yelpazesi kovanda daha fazla gen olması anlamına geliyor ve bu da hastalık veya çevre felaketi gibi bir durumun gerçekleşmesi halinde zarar görenler olsa da, hayatta kalma şansının yükselmesini sağlıyor.

Ama bir kraliçe arıyla çiftleşen erkek arılar, onun sperm koleksiyonuna ekleme yapmak için gidip başka erkek arılar bulmasını istemiyorlar çünkü kendi spermlerinin kullanılmasını istiyorlar. Kraliçe arıyla çiftleşen diğer her erkek arı, bir erkek arının genlerini taşıyan bir yavrunun dünyaya gelmesi ihtimalini azaltıyor.

İşte bu nedenle de, erkek arılar kraliçeleri kovanda tutmak için onları kör ediyorlar.

Gerçek Spermle Tohumlanan Kraliçelerin Sadece Yüzde 40’ı Kovanlarına Geri Dönebildi

Görüşün bulanıklaşmasına neden olan toksin, aslında erkek arıların sperminde bulunan yaklaşık 300 proteinden sadece bir tanesi ve görünüşe göre, bu protein kraliçe arıların beyninin içinde bulunan görmeden sorumlu genlerin ifadesini değiştirerek işlev gösteriyor.

California Üniversitesi, Riverside’da görev yapan Boris Baer ve ekibi, bu peptitin gerçekten de görüşü etkileyip etkilemediğini test etmek istedi ve bunun için önce arıları suni olarak tohumlayıp ardından da kraliçelerin yanıp sönen bir ışığa verecekleri tepkileri incelemek için beyinlerine çok küçük elektrotlar bağladı. Sonuçta, protein içermeyen salin solüsyonu yerine gerçek spermle tohumlanan kraliçelerin görüşlerinin birkaç saat içinde bozulduğu ama bu etkinin neticede zamanla ortadan kalktığı görüldü.

Baer ve ekibi, aynı zamanda kraliçe arılardan bazılarına RFID (radyo frekansı ile tanımlama) etiketleri de taktı. Bunun sonucunda, görüşleri bozulan kraliçelerin sonraki çiftleşme uçuşlarına salin solüsyonu kullanılanlardan daha erken çıktıkları bulundu. Araştırmacılar bunun erkek arıların üstünlük sağlama çalışmalarına verilen evrimsel bir tepki olabileceğini düşünüyor.

Ama elbette ki, intikam almak isteyen kraliçe arılar aşağı yukarı kör bir halde uçuyor ve araştırmacılar yaptıkları çalışmada, salin enjekte edilen arıların yüzde 90’ı kovanlarına geri dönerken, gerçek spermle tohumlanan arıların sadece yaklaşık yüzde 40’ının kovanlarına dönebilmeyi başardığını gördüler.

Kraliçelerin yumurtlamak için kovanlarına geri dönmemesi çiftleştikleri (ve bunun ardından ölen) erkek arıların hiç çocuklarının olmaması anlamına geliyor. Çalışmanın yazarları, bunun sadece bir kavram kanıtlama niteliğinde olduğunu kabul ettiklerini ve bu konu üzerinde daha çok çalışmanın yapılması gerektiğini belirtiyorlar.

Orijinal makale: Popular Science

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz