Psikoloji

Yüz İfadelerindeki Duyguları Neye Göre Algılıyoruz?

Yukarıdaki resme bakın. Genç kadının şaşırmış olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer öyleyse yanılıyor olabilirsiniz. İnsanların duyguları ortaya koyan yüz ifadeleri üzerindeki algısı, karşıdaki kişinin yüzünün fiziksel özellikleriyle olduğu kadar, hem içinde bulunulan durumla (içerikle) hem de ifadeyi algılayan kişiyi etkileyen birçok başka faktörle (kişinin geçmiş deneyimleri, kültürel birikimi veya bireysel beklentileri gibi) ilgili.

Bu fikri test etmek için, Neurodata Lab araştırmacıları kısa bir test oluşturdu ve 29 ülkeden 1400’ü aşkın insandan dört çift; yani toplamda sekiz resme bakmasını istedi. Her resim ikilisindeki ilk fotoğrafta belirli bir yüz ifadesine sahip bir kadın resmi vardı. İkinci resim de ilkiyle aynıydı ama arada bir fark vardı ve bu fark da resme bir objenin eklenmiş olmasıydı: bir rimel fırçası, bir kitap ve gözlük, bir kürdan ya da bir gitar. Bu objeler resimlere bir içerik katıyordu. Katılımcılar her resme baktı ve kendilerine duygusal görünen yüz ifadelerini bildirdi.

Bir objeyi içeren ve içermeyen resimler üzerindeki cevaplar arasında ciddi ölçüde farklılık olduğu görüldü. Ortalamada, insanlar bir içerik katılmamış olan resimlerdeki yüzlerin çoğunu “duygusal” buldular. Resme bir obje eklendikten sonraysa, katılımcılar sıklıkla fikirlerini değiştirdiler ve dört resimden sadece aşağı yukarı bir tanesinde duyguların mevcut olduğunu söylediler. Diğer bir deyişle, bulgular resimlere eklenen objelerin, insanların yüzde 60’ından fazlasının resimlerdeki duygu ifadelerini algılama şeklini değiştirdiğini gösterdi.

Kültür Algıyı Şekillendiriyor

Duygu algısı ciddi ölçüde içinde bulunulan durumun içeriğiyle ilintili. Bizim sözsüz olarak kendimizi ifade etme şeklimizi etkileyen çok çeşitli faktörler var. Bunlar arasında, yaş, cinsiyet, toplum veya kültürdeki bireysel farklılıklar ve çeşitli durumsal faktörler bulunuyor.

Psikolog Lisa Feldman Barrett, How Emotions Are Made: The Secret Life of the Brain isimli kitabında şöyle yazıyor: “Sosyal gerçeklik sadece kelimelerden ibaret değil; bu insanın içine işleyen bir durum. Kişinin kültürünün kullandığı sözcükler ve sahip olduğu genel görüşler insanın beyninin nasıl algılayacağını ve işleyeceğini ve duygu hissedildiği sırada meydana gelen fiziksel değişimleri şekillendirmeye yardımcı oluyor.”

Porto Üniversitesi’nden Fernando Ferreira-Santos ise, “Ruh halleri ve yüz ifadeleri arasındaki ilişki neredeyse hiçbir zaman bire bir doğrultuda ilerlemiyor. Örneğin, belirli bir ruh hali ya da duygusal durum farklı davranışlarla ilişkili olabilirken, tek bir davranış da farklı ruh halleri sırasında ortaya çıkabiliyor. Yüz hareketleri de bundan farklı değil; dolayısıyla aynı yüz ifadesi farklı anlamlar taşıyabiliyor,” şeklinde konuşuyor.

Orijinal makale: Scientificamerican

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz