Biyoloji

Tehlikelerden Kaçmamıza Yardımcı Olan Adrenalin Olmayabilir

Adrenalin. Bu, ister bir korku filmi seyretmek, isterse bir çıngıraklı yılanla karşılaşmak olsun, kanımızın hızlı akmasına neden olan her türlü durumla
yakından ilişkili. Ancak yapılan yeni bir çalışmaya göre, konu vücudumuzun stres tepkisi olduğunda, adrenalin kemiklerimizden salgılanan başka bir hormondan daha az önemli olabilir.

1970’li yıllarda, kemiklerimizin iskeletimizi yeniden yapılandıran osteokalsin isimli bir protein salgıladığı keşfedildi. 2007 yılında, Columbia Üniversitesi’nden genetik bilimci Gerard Karsenty ve meslektaşları, bu proteinin kan şekeri seviyesini kontrol altında tutan ve yağ yakan bir hormon görevi gördüğünü buldular. Sonrasında, yine aynı ekip, bu hormonun beyin fonksiyonlarının ve fiziksel yeterlilik ve iyiliğin devamlılığını sağlamada, yaşlı farelerin hafızasını iyileştirmede ve egzersiz sırasında yaşlı farelerin ve insanların performansını yükseltmede önemli bir rolü olduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, Karsenty’nin hayvanların tehlikelerden kaçmak için kemikli iskelet yapıları geliştirdiği varsayımında bulunmasına yol açtı.

Bu yeni çalışmada, Karsenty ve meslektaşları fareleri birkaç stres etkenine maruz bıraktı ve ardından hayvanların kanındaki osteokalsin seviyelerini ölçtü.

Savaş Ya Da Kaç Modunu Tetikliyor

Cell Metabolism’de yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre, bir stres etkenine maruz bırakılmalarını takip eden 2 ila 3 dakika içinde, farelerdeki osteokalsin seviyeleri dört kat arttı. Klasik bir stres kaynağının da insanlarda benzer bir etki yarattığı görüldü: Araştırmacılar gönüllü insanlardan seyircilerin önünde bir konuşma yapmalarını istediğinde, gönüllülerdeki osteokalsin seviyelerinin aniden yükseldiği bulgusuna ulaşıldı.

Sonrasında, ekip osteokalsinin vücudun bir tehlike karşısında verdiği istem dışı bir fiziksel tepki olan savaş ya da kaç modunu tetiklemek için gerekli olup olmadığını belirlemek için işe koyuldu. Araştırmacılar ortada herhangi bir stres etkeni olmadığında bile, tek bir osteokalsin enjeksiyonunun farelerde bir tehlikeden hızlı bir şekilde kaçmak için vücuda gereken yakıtı sağlayan savaş ya da kaç modunu tetiklemek için yeterli olduğunu buldu.

Ekip hayvanlar üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda, bir tehlike tespit ettiği zaman, beyindeki amigdala bölgesinin osteoblast isimli kemik hücrelerine kana osteokalsin salgılama talimatı verdiğini gördü. Bunun sonucunda, osteokalsin parasempatik sinir sisteminin faaliyetlerini bastırıyor ve bu da sempatik sinir sisteminin daha fazla çalışmasına ve adrenalin salgılanmasını da içeren vücudun stres tepkisinin ortaya çıkmasına neden oluyordu.

Karsenty, “Bulgular vücudun savaş ya da kaç moduna geçmesini belirleyenin adrenalin değil, osteokalsin olduğunu gösteriyor,” diyor. Bu bulgular aynı zamanda, adrenal bezleri alınan kemirgenlerin ve sağlık sorunları nedeniyle fazla adrenalin üretmeyen insanların tehlikeler karşısında nasıl hala şiddetli fiziksel tepkiler verebildiklerini açıklamaya da yardımcı oluyor.

Orijinal makale: ScienceMag

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz