Astronomi

Titan’ın Tuhaf Şekilli Gölleri Nasıl Oluştu?

Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan’ı birkaç yüz milyon yıl önce ziyaret etmiş olsaydınız, ardında devasa kraterler bırakan patlamalara şahit olabilirdiniz. Ve bu kraterler sonradan Titan’ın sıvı metanla dolu tuhaf göllerinden bazılarına dönüştü.

Göl yataklarının oluşmasının en basit yolu, toprağın sıvıyla çözünerek bir çukur halini alması. Uzun zamandır Titan’daki göllerin de bu şekilde oluştuğu sanılıyordu. Ancak NASA’nın Cassini isimli uzay aracı, Titan’da çevrelerindeki kenar yapıları nedeniyle bu yolla oluşmuş olamayacak bazı göller buldu.

Bu göller, aynı zamanda da bir daire yerine, düzensiz şekillere sahip olma eğilimi gösteriyor. Bu durum da, Cornell Üniversitesi’nden Jonathan Lunine ve meslektaşlarının, bu kraterlerin yüzlerce milyon yıl önce Titan’ın yüzeyinin hemen altında meydana gelen patlamaların kalıntıları olabileceğini düşünmesine yol açtı.

Lunine, “Göller tam olarak dairesel değil ve bu da orada çeşitli patlama noktalarının olduğunu işaret ediyor,” diyor. Bu tür patlamalar, Dünya’da sıcak magma yer altından yukarı sızıp soğuk suyla karşılaştığında ve patlama yaptığında meydana geliyor.

Göller Nitrojen Patlamasıyla Oluşmuş Olabilir

Titan’da bu tür bir patlama meydana gelmesinin en olası yolu, muhtemelen bir asteroid çarpması gibi bir nedenle yer altındaki sıvıların ısınması ve basınçlı buhara dönüşmesi. Şu anda, metan Titan’da bulunan başlıca sıvı ama araştırmacılar metanın bu kraterleri oluşturacak şekilde patlama yapamayacağını söylüyor.

Ama nitrojen bunu yapabilir ve araştırmacıların Titan’ın geçmişte daha soğuk ve nitrojen yönünden daha zengin bir atmosfere sahip olduğundan ve yüzeyinde de sıvı nitrojen bulunduğundan şüphelenmek için nedenleri var.

Ve araştırmacılar, yaptıkları hesaplamalar sonucunda da nitrojen patlamasının bugün gördüğümüz tuhaf göl yataklarına yol açabileceğini buldular. Lunine, “Dünya’da gölleri oluşturan çeşitli süreçler var. Aynı şey neden Titan için de geçerli olmasın? Titan bazı özellikleri üreten çeşitli jeolojik süreçlere sahip olması açısından Dünya’ya çok benziyor ve Güneş sistemimizdeki sadece bir veya iki sürece sahip olan bazı uydular gibi değil,” diyor.

Bu patlamalar, bize Titan’ın Dünya’ya bildiğimiz diğer tüm uydulardan daha fazla benzediğini bir kez daha gösteriyor.

Orijinal makale: New Scientist

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz