Astronomi

Satürn’ün Uydusu Enceladus’ta Organik Moleküller Bulundu

NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından yürütülen 13 yıllık Cassini-Huygens görevi, Satürn ve onun uydular sistemi üzerindeki incelemeleri sırasında
inanılmaz şeyleri açığa çıkardı. Bunlar arasında dünya dışı yaşam konusunda bugüne kadarki en ikna edici kanıt da vardı ve şimdi aradan yıllar geçtikten sonra, bilim insanları hala görevde elde edilen verileri inceliyorlar.

Örneğin, Alman bilim insanlarından oluşan bir ekip, yakın zaman önce Cassini uzay aracının Enceladus’un gayzer faaliyetlerinin düzenli olarak uzaya buzlu parçacık jetleri püskürttüğü güney kutbu bölgesinden topladığı verileri inceledi. Ve sonuçta, yaşamı mümkün kılan amino asitlerin temel yapıları olabilecek organik işaretlere dair kanıtlar buldular. Elde edilen bu son kanıt, Enceladus’un buzlu kabuğunun altında gerçekten de yaşam olabileceğini gösteriyor.

Bilim insanları 2018’den bu yana Enceladus’un kuvvetli jetlerinin organik materyaller içerdiğini biliyorlar. Bu jetler, uydunun içindeki çekirdek-manto
sınırında bulunan hidrotermal bacalardan kaynaklanıyor. Bu bacalardan gerçekleşen salınımlar, su buharı ve buz tanecikleri olarak uzaya salınmadan evvel uydunun içinde bulunan okyanustan gelen suyla karışıyor. Jetler yüzeyden 500 km yüksekliğe kadar ulaşabiliyor ve Satürn’ün E halkasını yenilemekten sorumlu olan da onlar.

Moleküllerin Bileşikleri Nitrojen Ve Oksijen Taşıyor

Cassini’deki Ion and Neutral Mass Spectrometer ve Cosmic Dust Analyser isimli araçların topladığı verileri de kullanarak Enceladus’un püskürttüğü jetlerdeki buz parçacıklarında organik moleküller bulunduğunun tespitini yapan ekip, daha kapsamlı bir bileşim analizi neticesinde de bu moleküllerin nitrojen ve oksijen taşıyan bileşikler olduğu sonucuna vardı. Benzer bileşikler, Dünya’da protein moleküllerinin yapı taşları olan amino asitleri üreten kimyasal reaksiyonların bir parçası.

Dahası, Dünya’da da bu reaksiyonların gerçekleşmesini sağlamak için gerekli olan enerjiyi sağlayan hidrotermal bacalar. Bilim insanları fosilleşmiş en eski yaşam formlarının okyanus tabanındaki hidrotermal bacaların etrafında bulunduğu gerçeğini de göz önüne alarak, Dünya gezegeninde yaşamın ilk kez bu şekilde ve bu noktada ortaya çıktığı teorisini kuruyorlar.

Bilim insanları bu aynı faaliyetin Enceladus’ta da yaşamın yapı taşlarına yol açabilen reaksiyonlara güç sağlayabilecek olduğuna inanıyorlar. Çalışmanın başyazarı Dr. Nozair Khawaja, “Eğer şartlar uygunsa, Enceladus’un derin okyanusundan gelen bu moleküller bizim Dünya’da gördüğümüz aynı reaksiyon yolunu izliyor olabilir. Henüz Dünya dışında yaşam için amino asitlerin gerekli olup olmadığını bilmiyoruz ama amino asitleri oluşturan molekülleri bulmuş olmak yapbozun önemli bir parçası,” diyor.

Orijinal makale: Universe Today

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz