Biyoloji

“Beyin Yiyen” Amip Neden Bu Kadar Ölümcül?

Mikroskop altında bakıldığında, tek hücreden oluşan amipler oldukça zararsız görünür: Önce kendi hallerinde olan oyunbaz yaratıklar gibidirler ama bir grup bakteriyle karşılaştıklarında birdenbire bir şeytana dönüşür, bakterilerin etrafını sarar ve sindirim enzimleriyle onları parçalarlar. Cinayete kurban giden bakterilerin ardından üzülecek değiliz ama bu amiplerin bu güçlerini kullandıkları yer insan beyni olduğunda bu tam bir kabus olabilir.

Beyin yiyen amip; yani Naegleria fowleri ile enfekte olmak çok nadir gerçekleşen bir durum ancak son derece de ölümcül. 1962 senesinden bu yana
ABD’de yalnızca 146 vaka rapor edildi ve bu insanlardan sadece dört tanesi hayatta kalmayı başardı. Yani ölüm oranı yüzde 97. Maalesef ki, Kuzey
Carolina’da yaşayan 59 yaşındaki bir adam, bir su parkındaki bir gölde yüzdükten sonra bu enfeksiyonu kaparak geçtiğimiz 22 Temmuz’da hayatını kaybetti ve bu yıl bu enfeksiyon nedeniyle ölen ilk insan oldu.

Beyne Nasıl Giriyor?

Naegleria fowleri tatlı sularda yaşıyor ve sedimentlerdeki bakterilerle besleniyor. ABD’deki vakaların çoğunun özellikle Texas ve Florida’da olmak
üzere güneydoğu bölgesindeki eyaletlerde görülmesi ve yazın gerçekleşmesi de bundan kaynaklanıyor. Bir göldeki sedimentler bozunuma uğradığında amipler de suya karışıyor. Ardından bu suda yüzen insanlar bu parazitleri burunlarından soluyarak içlerine çekebiliyorlar. Sonrasında Naegleria fowleri olfaktör sinirleri istila ederek beyne yerleşiyor ve burada primer amibik meningoensefalit isimli tehlikeli bir hastalığa yol açıyor.

Tıpkı bu amiplerin yaşadığı göller ve kaplıcalarda olduğu gibi, beyin de nemli ve sıcak ancak beyinde bu amiplerin yiyebileceği bakteriler olmadığı için bu organizmalar besin kaynağı olarak beyin hücrelerine saldırıyor. Parazit beyni yediği sırada bağışıklık sistemi de elbette boş durmuyor ve çok büyük miktarda bağışıklık hücresini beyne yönlendiriyor ve bu da enflamasyon ve beyinde şişme meydana gelmesine neden oluyor. Ancak kafatası şişmiş bir beyne yer sağlayamayacak kadar sert olduğu ve esneyemediği için, kafatasındaki baskı artışı beynin omurilikle bağlantısını bozuyor ve vücudun solunum sistemi gibi diğer bölümleriyle olan iletişimini tehlikeye sokuyor.

Hastalığın belirtileri iki gün kadar kısa ya da iki hafta kadar uzun süre içinde ortaya çıkabiliyor. İlk belirtilerden bazıları baş ağrısı, ateş, bulantı, kusma ve koku ve tat alma duyularında bir değişikliği içeriyor. Enfeksiyon merkezi sinir sisteminde hızla ilerliyor ve boyun tutulması, aşırı yorgunluk, denge kaybı, nöbet ve halüsinasyonlara neden oluyor. Hastalar genellikle belirtilerin baş göstermesinin sonrasındaki beş ile yedi gün içinde enfeksiyona yenik düşüyorlar.

Bu Organizmaya Maruz Kalıp Hiç Hastalanmayan Milyonlarca İnsan Var

Bu organizmaların bu kadar ölümcül olmasının birkaç nedeni bulunuyor. Bunlardan ilki, parazitin hızlı bir şekilde beyin dokusunda geri döndürülemez bir hasar meydana getirmesi. İkincisi, ilk belirtilerin kolaylıkla pek ciddi olmayan hastalıkların belirtileriyle karıştırılabilmesi ve bu nedenle tedavi sürecinin gecikmesi. Üçüncüsü, Naegleria fowleri için hızlı bir teşhis testinin bulunmaması ve bu sebeple hastaların genellikle viral ya da bakteriyel menenjit tedavisine alınması.

Bu nedenlerden sonuncusuysa, umut vaat eden bir ilaç olmasına rağmen, bu amip için etkinliği kesin olarak kanıtlanmış ilaçların bulunmaması. Ayrıca, primer amibik meningoensefalit nadir karşılaşılan bir hastalık olduğu için bu konuda çok az araştırma yapılması ve çoğu ilacın beyne nüfuz etmesinde sorun yaşanması da durumu daha da kötüleştiren faktörler.

Milyonlarca insanın Naegleria fowleri organizmasına maruz kaldığını ve asla hastalanmadığını akılda tutmak da ayrıca önem taşıyor. Amipler üzerinde incelemeler yapan bilim insanları neden bunlara maruz kalan insanların çok küçük bir kısmının primer amibik meningoensefalit hastalığını geliştirdiğini bilmiyor ve bu insanların onları bu enfeksiyona daha savunmasız hale getiren genetik bir farklılıkları olabileceği ya da paraziti çok yüksek miktarlarda solumuş olabilecekleri düşünülüyor.

Uzmanlar sıcak tatlı sularda yüzecek ya da dalış yapacak insanların bu parazitlerden korunmak için burun tıkacı takmasını öneriyor.

Orijinal makale: LiveScience

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz