Sağlık

Kanser Hastaları İçin Yeni Bir Umut: İmmünoterapi

İmmünite, yabancı ve zararlı mikroorganizmalara karşı vücudumuzun koruyucu sisteminin verdiği her türlü tepkiye denir. İmmün Sistem, vücudun hemen her yerinde karşılaşılan yabancı mikroorganizmalara karşı vücutsal fonksiyonlarımızı korumakla görevli hücre ve organların tümüne verilen isimdir. İmmün sistem vücudun yalnzca tek bir kısmında görev yapmaz vücudun herhangi bir bölgesine giren her antijene karşı vücudu savunmaya alır. Peki immün sistem ile beraber çağımızın en yaygın hastalığı olan kanser tedavi edilebilir mi? Aslında immün sistem ve kanser arasında gözle görünür bir bağlantı söz konusudur. Çünkü kanser vücudun alışık olmadığı şekilde çok fazla bölünen hücreyi tanımlar. Bu hücre vücut sistemi için alışılagelmişin dışında tıpkı yabancı bir hücre gibi tepki görür. İmmün sistem ise her yabancı maddeye karşı vücudu korur. Antijen hücrenin ölümü için savaşır.

İmmünoterapi, immün sistemin belirli kısmlarını kullanarak kanser gibi bazı hastalıklar için geliştirilmiş spesifik bir tedavi yöntemidir. İmmünoterapi kanserin vücutta yayılması ve büyümesini engelleyerek iyileşmeyi sağlayan bir tedavi şeklidir. İmmünoterapinin ilk şekli Wilhelm Busch’un sarkomalı bir hastasına yaptığı operasyondan sonra aynı enfeksiyonu enjekte ederek tümör baskılanmasını görmek istemesidir. Bu, tümör immünoterapisinin bilinen ilk şekli olarak immünoterapi tarihinde yer alır. İmmünoterapinin birden fazla kullanılan tedavi şekli bulunmaktadır. Bunlar; monoklonal antikorlar, adoptif immünoterapi, aşılar ve sitokinler şeklinde sınıflandırılmaktadır. Bu tedavi şekilleri arasında en yaygın ve onanmış şekilde kullanılan immünoterapi tedavisi, monoklonal antikorlardır. Hücre yüzeyinde bulunan reseptörler  ile bağlantı kuran monoklonal antikorlar aktiviteye neden olurlar. Monoklonal antikorların sahip olduğu Fc reseptörü ile mononükleer hücreler ve lökositler antikorla çevrelenmiş hücreyi fagosite eder. Adoptif immünoterapi ise immün sisteme destek olacak aktif hücrelerin dışarıdan vücuda verilmesi ile gerçekleştirilen tedavi türüdür. Bu yöntem için T hücreleri kullanılmaktadır. Bir diğer tedavi şekli olan aşı ise, hastaya kendi tümör hücreleri ve ya antijenleri aşılanır. Bu yöntemde amaç tümör hücrelerini taşıyan dentrik hücrelerin tümöre karşı CTL üretmesini sağlamaktır. Sınıflandırma da son yöntem olarak ele alınan sitokinler ise immün sistem tarafından üretilen ve immün aktivite de yadsınamaz değerde yeri olan kimyasallardır. Bu kimyasallar kullanılarak tedavi subkütan, intromuskuler ve intravenöz yollarla uygulanır. Sitokinler ile yapılan tedavi sırasında hastada birçok yan etki gözlenir. Sitokinler immün sistem hücrelerinin çok hızlı şekilde bölünmesine bu sayede vücudu destekleyen hücre sayısının artmasını sağlarlar. Bu sayede kanser hücresi ile savaşacak immün hücrelerin artması sağlanır. Daha çok savaşçıyla daha kesin zafer elde edileceğinden kanser hücrelerinin yok edilmesi daha fazla kolaylaşır ve kesinleşir.

İmmünoterapi günümüzde çok sık olarak kullanılmamaktadır.  Buna karşın yakın gelecekte kanser hastaları için geliştirilecek, büyük umut vaat edecek ve her kanser hastası için sağlıklı bir tedavi yöntemi olarak tıpta daha büyük önem kazanacağı kanaatindeyim.

 

Kaynaklar:

Kanser İmmünoterapisi/Burak Barbaros/ Miriş DİKMEN

( https://dergipark.org.tr/download/article-file/235978 )

Kanserde İmmünoterapi/Canfeza Sezgin

( http://www.canfezasezgin.com/Home/Icerik/Immunoterapi-389 )

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz