Psikoloji

Üçüzler Üzerindeki Çalışma Etik Miydi?

Üçüzler üzerindeki çalışma etik miydi? Yönetmenliğini Tim Wardle’ın yaptığı Three Identical Strangers isimli belgesel, 1960’lı yıllardaki evlat edinme politikaları ve araştırma uygulamaları konusundaki bazı soru işaretlerini gündeme getiriyor. O günden bu yana çok şey değişti ama bunlar hala günümüzde şirketlerin bizim verilerimizi nasıl kullandığıyla benzerlik taşıyor.

Belgeselde 19 yaşındaki Bobby Shafran, farklı aileler tarafından evlat edinildikten sonra kendisinden ayrı büyütülen Eddy isimli bir ikiz kardeşi
olduğunu öğreniyor. Kısa süre sonra, tek yumurta ikizleri aslında üçüz olduklarını öğreniyorlar ve üçüncü kardeşleri olan David’le bir araya geliyorlar.

Bir ailenin kavuşmasını anlatan bu mutlu hikaye, sonradan kardeşlerin çocuk gelişimiyle ilgili olan ve asırlık “doğa mı, yetiştirme mi” sorusuna cevap bulmak için yapılan bir çalışmada kullanılan kobaylar olduğunu öğrenmeleriyle tatsız bir hal alıyor. Film, erkek kardeşlerin çalışmayı büyük bir gizlilik içinde koordine eden ve şu anda aramızdan ayrılmış olan çocuk psikiyatristi Peter Neubauer’a olan öfkesini gözler önüne seriyor.

Dönemin Uzmanlarının Düşünceleri Günümüzdekinden Farklıydı

Peki, Neubauer’ın yaptığı çalışma filmin önerdiği kadar etik dışı mıydı? Psikiyatrist Leon Hoffman ve dil bilimci Lois Oppenheim’a göre, durumun hatları o kadar da kesin değil.

Journal of the American Medical Association’da yayınlanan yazılarında, Hoffman ve Oppenheim üçüzlerin çalışma nedeniyle birbirlerinden
ayrılmadıklarını, kardeşleri ayrı evlere vermenin Louise Wise Services isimli evlat edinme kurumunun politikası olduğunu ve bu şekilde bir politika
izlemenin onlara çalışmayla ilişiği olmayan dönemin seçkin çocuk psikiyatristi Viola Bernard tarafından tavsiye edildiğini söylüyor.

Bernard evlatlık olarak verilen ikizlerin ve üçüzlerin, birbirlerinden ayrı büyütüldükleri zaman ebeveynlerinin duygusal kaynakları için rekabet etmek
zorunda kalmayacaklarına ve bu şekilde başarılı olma şanslarının daha yüksek olacağına inanıyordu. Bu o dönemin çocuk gelişimi uzmanlarının yaygın olarak sahip olduğu bir düşünceydi.

Şu anda, ABD yasaları kardeşler evlatlık olarak yerleştirilirken aynı aileye verilmeleri için makul ölçüde çaba sarf edilmesini şart koşuyor. Yasalar
kardeşlerin ayrı ailelere verilmesi durumundaysa, birbirilerini sıkça ziyaret etmelerinin ve birbirleriyle etkileşimde bulunmalarının mümkün kılınması
koşulunu getiriyor.

Kayıtlar Neredeyse 100 Yıl Gizli Kaldı

Hoffman ve Oppenheim, Neubauer’ın çalışmanın gizliliği nedeniyle de suçlanmaması gerektiği görüşündeler. O dönemlerde çocukları evlat edinen
ailelere biyolojik aileler hakkında bilgi vermek yasaktı. Bu bilgilerin verilmesinin seçilebildiği evlat edinme prosedürleri şu anda yasal olmasına rağmen, hala bu kayıtların gizli tutulması normal bir durum çünkü bu sayede çocuklarını evlatlık veren aileler hayatlarının mahremiyetini koruyabiliyorlar.

Makale ayrıca, Neubauer’ın çocukların mahremiyetlerine kendini adamış durumda olduğunu, çalışmaya ait formların neredeyse 100 yıl boyunca gizli tutulmasının sebebinin de bu olduğuna değiniyor. Çalışmaya dahil edilen üçüzlerden hayatta olan ikisi ve başka bir ikiz kardeşler, gizli kayıtları açtırmayı ve çalışmaya ait bazı materyallere ulaşmayı başardılar.

Oxford Üniversitesi’nden Julian Savulescu, “Günümüz standartlarında insanlara bir araştırmanın parçası olduklarını söylememek elbette ki yanlış. Ama bu durum, Google ve Facebook gibi şirketler kendi kazançlarını maksimum seviyeye çıkarmak için bizim verilerimizi kullandıklarında bugün hala büyük çaplı olarak gerçekleşmeye devam ediyor,” diyor.

Medikal araştırmalarda işin etik yönü üzerindeki gözetimin şu anda çok daha sıkı tutulduğunu ve bunun araştırmaları aksatıp insanların hayatlarının daha iyi olmasını sağlayacak tedavilerin geliştirilmesini engelleyebilecek boyuta kadar vardığını belirten Savulescu, şeffaflığı ve kontrolü korurken verileri daha iyi bir şekilde kullanmanın yeni yöntemlerinin aranması gerektiğini düşündüğünü söylüyor.

Orijinal makale: New Scientist

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz