Biyoloji

Gözünüzde Yaşayan Bakteriler Olduğunu Biliyor Muydunuz?

Gözünüzde yaşayan bakteriler olduğunu biliyor muydunuz? Bağırsaklarınızda ve derinizde yaşayan ve sizi sağlıklı tutmak için hayati öneme
sahip olan bir yığın mikrop olduğu fikrine aşina olabilirsiniz. Ama gözlerinizde yaşayan mikroplar olduğunu da biliyor muydunuz?

Bu mikropların toplamına göz mikrobiyomu adı veriliyor. Ve bunların dengesi bozulduğunda; yani belirli türler çok fazla ya da çok az hale geldiğinde, göz hastalıkları ortaya çıkabiliyor.

Yakın zaman önce yapılan bir çalışmanın göz yüzeyinde yaşayan bakteriler olduğunu ve bunların vücudun koruyucu bağışıklığını stimüle ettiğini ortaya çıkarmasıyla birlikte, şimdi bilim insanları kuru göz hastalığı ve Sjögren sendromu gibi bir dizi göz hastalığı için yenilikçi tedaviler geliştirebilmek adına faydalanabilecekleri mikrobiyal faktörleri keşfetmeye başlamış durumdalar.

“Çekirdek” Mikrobiyom Dört Bakteri Türünden Oluşuyor

Geçtiğimiz on yıl içinde, mikrobiyomun göz sağlığı üzerindeki rolü tartışmalıydı. Bilim insanları sağlıklı gözlerde organize bir mikrobiyomun bulunmadığına inanıyorlardı. Yapılan çalışmalar, gözlerde havadan ya da ellerden gelen bakterilerin bulunabildiğini gösteriyordu ama çoğu bilim insanı sürekli olan gözyaşı akışıyla bu mikropların öldürüldüğüne ya da gözden uzaklaştırıldığına inanıyordu.

Ancak kısa bir süre önce, bilim insanları gözün dört bakteri türünden oluşan “çekirdek” bir mikrobiyoma ev sahipliği yaptığı ve bu mikrobiyomun yaşa, coğrafi bölgeye, etnik kökene, kontakt lens kullanımına ve hastalık durumuna bağlı gibi göründüğü sonucuna vardılar.

Bu, doktorların hastalarına antibiyotik yazarken mikrobiyom için olan fayda ve riskler konusunu daha iyi düşünmeleri gerektiği anlamına geliyor çünkü antibiyotikler göze fayda sağlayan bakterileri öldürebiliyor.

Bakterilerin Genetiğinin Değiştirilmesi Hedefleniyor

Göz hastalıkları için yeni tedaviler geliştirmenin ilk adımı, bakterilerin gözde nasıl koloni kurduğunu anlamaktan geçiyor. Bu doğrultuda, mikropların göz yüzeyine yerleşmeleri için gerekli olan spesifik faktörlerin belirlenmesi, ardından da sağlıklı ve hasta insanların gözlerindeki bağışıklık işaretlerinin incelenmesi gerekiyor.

Araştırmacıların bu konudaki en büyük hedeflerinden biri de, göz yüzeyine yerleşen bakterilerin genetiğini düzenlemek. Çünkü şu anda, genetiği
değiştirilmiş bakterilerin bağırsaklarda kolit gibi hastalıklara iyi geldiği gösterilmiş durumda.

Bu hala gelişmekte olan bir alan ve bu nedenle doktorların hastalıklarla savaşmak için göz mikrobiyomunu düzenlemeye başlayabilmeden önce hala öğrenmesi gereken çok şey var. Ama belki de, bir gün göz kuruluğu için bir damla kullanmak yerine, insanlar içinde bakteriler olan bir solüsyondan yararlanacak ve bu solüsyondaki bakteriler göze yerleşerek eksik olan şeyleri vücuda sağlayacak. Ama tüm bunlar için biraz daha beklememiz gerekiyor.

Orijinal makale: Science Alert

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz