Biyoloji

Bitkiler Konuşabilir Mi?

Fotoğrafçılık ve belgeselciliğin önemli ve yeni bir tekniği olan hızlandırılmış (time-lapse) video çekim teknikleriyle bitkilerin gelişim ve davranış dünyası biraz daha görselleştirilerek gün yüzüne çıkarılmaktadır. Bu sayede birçok özelliğinin görselleştirilmesinin yanı sıra bitkilerin bazı bilinmeyen ya da ilginç özelliklerinin de keşfedilme imkânı bulunmuştur. Bu özelliklerden biri onlarca yıldır bilinen ancak son zamanlarda bilimsel çalışmalara konu olup ispat edilen özelliğidir; bitkilerin konuşma özelliği.

Özellikle son otuz yılda yapılan çalışmalar, toprak altına dizayn edilen kameralarla kök davranışları araştırılan bitkilerde kökler aracılığıyla ve toprak üstüne dizayn edilen kameralarla da bitkilerin allelokimyasallar aracılığı ile iletişime geçtiklerini ortaya koymuş ve bitkilerin bu sayede ‘konuştuklarını’ göstermiştir.

Bitkiler birçok özellik bakımından hayvanlara ve diğer canlılara benzerler ve yine bitkiler bu özellikleri, benzeştiği diğer canlılardan farklı bir şekilde kullanmaktadır. Buradaki ‘konuşma ve iletişim’ özelliğinin biz insanlardaki konuşma ve iletişim özelliğinden farklı olduğu açıkça görülebilmektedir.

Görünüşe göre bitkiler hava yolu ile -bazı kimyasalların salınımı- ve toprak yolu ile -kökler ve mantarlar aracılığı ile- haberleşip, iletişim kurarlar. Bitkilerin bu ve benzeri yollarla iletiştikleri bilimsel olarak defalarca kanıtlanmıştır. Bu iletişimde bitkiler kendilerine özgü dili kullanırlar. Öyle ki burada ‘dil’ terimini kullanmak bile doğru olmayabilir. Çünkü bitkiler iletişimi harfler, semboller ya da simgelerle yapmaz; kimyasallar, kökler, diğer canlıları aracı kılarak ya da titreşim yolu ile yaparlar.

Yine de bitkilerin predatörlere karşı kendilerini, türdaşlarını*¹ ve hatta türdaşları olmayan türleri savunma mekanizmaları -örneğin avlanan bitkinin diğer bitkilere uçucu kimyasallar yollayarak uyarması- onların özelleşmiş lisanları olarak kabul edilebilir.

Bitkiler iletişim yolu (bitki-bitki iletişimi) olarak kimyasalları tercih ettiklerinde -ya da bir başka deyişle; kimyasallar aracılığıyla iletişen bitkilerde- söz konusu uçucu kimyasallar bazı böcekleri uyarır ve bu durum böcekleri bitkilere doğru çekmeye de sebebiyet verir. ‘Kulak misafiri’ olan böcekler bu bitkilerden bazısını bu sayede avlayabilirler.

Bitkilerin kendi aralarında kimyasallar aracılığıyla iletişiminin altında yatan sebeplerin doğal düşmanlarından korunmak ve hatta avlanmak olduğu bilimsel olarak ispat edildiği göz önüne alındığında, yukarıdaki durum ‘ava giden avlanır’ atasözünün bitki dünyasındaki karşılığı olarak görülebilir.

Bitkiler sadece toprak üstünden değil toprak altından da iletişime geçebilmektedirler. Ya da bir başka deyişle bazı bitkiler toprak altından iletişim yolunu kullanarak ‘konuşurlar’. 2015 yılında yayımlanan Suzanne W. Simard ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmaya göre bitkiler (ağaçlar) toprak altından mantarlar aracılığı ile bir nevi ‘doğal internet ağı’ ile haberleşip, iletişim kurup, kendilerini ve hatta komşu bitkileri korurlar.

İnsanoğlunun internet ağının virüsleri olduğu gibi bitkisel iletişimin internet ağında da virüsler mevcuttur. Buradaki bitki virüslerinin, bitkilerin konuşmalarından -ağından- faydalanmaları ve bu ağı kullanmaları sebebiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Tüm bu çalışmalar bitkilerin pekâlâ iletişime geçip kendi lisanları ile konuştuklarını göstermektedir. Bitkilerin bu özelliği keşfedildikten sonra insanlar, bitkilerin sadece bitkilerle ve diğer hayvanlarla konuşmasını değil, insanlarla da konuşabilmesini arzulamışlardır. Üstelik bu konuda bir takım deneylere de imza atılmıştır. Bitkilere yerleştirilen alıcılar ve bu alıcıların bağlı olduğu bilgisayar grafiklerinin seslendirilmesi aracılığı ile bazı bitkiler insanlarla da konuşturulmuştur.

Bir elektronik bir firmasının Tokyo şubesi müdürü olan elektronik mühendisi Dr. Ken Hashimoto ve eşi Yoshi Hashimoto bu alanda ilk çalışmaları yapan insanlar olmuşlardır. Bitkilere (kaktüsler denenmiş) alıcılar yerleştirilerek bitkilerin konuşmalara ve diğer uyaranlara tepkileri gözlemlenmiştir. Hashimoto çiftinin yaptığı çalışmalar sonucunda bir bitkinin sayı sayması, hatta yirmiye kadar toplama işleminin öğretilebildiği ve bitkinin soruları yanıtlayabildiği görülmüştür. Bitkiye ikiyle ikinin toplamının kaç ettiği sorulduğunda, bitkiye bağlı aygıttan alınan grafikler birbirine bağlı ve belirgin şekilde dört adet tepe oluşturup bu da -cihaz aracılığıyla- sese dönüştürülerek bu sayede bitkinin karşılık verdiği görülmüştür.

Hashimoto çiftinden sonra günümüzde de bu alanda bir takım teknolojik çalışamalar ve amatör çalışmalar da yapılmıştır.*⁴ Buradaki bitki konuşturma deneyleri daha önce bahsi geçen bitkisel iletişim ve konuşma tarzında değil, insani bir konuşma şeklinde tasarlanmıştır. Öyle ki bu çalışmaların bilimselliği henüz kanıtlanmamakla beraber (bitki-müzik ilişkisi üzerine yapılan bir kısım denemelerde olduğu gibi burada da) konu üzerinde daha çok amatör bilim insanlarının çalışmalar yaptığı görülmektedir.

Hücreler arası iletişim ve haberleşmenin dahi kanıtlandığı günümüz biliminde bitkilerin konuşma özelliğinin de ötesinin keşfedilebilir olması öngörülebilmektedir. Bu konularda yapılan çalışmalar bilimsellik kazandırılarak aynı zamanda teknolojik gelişmelerle güncelleştirilip, bilim dünyasına yeni bilgiler ve hatta yeni bir alan şeklinde kazandırılabilir.

Kaynaklar:

Anonim, 2007. Clever Plants ‘Chat’ Over Their Own Network. (https://www.sciencedaily.com/releases/2007/09/070925095313.htm).

Anonim, 2013. What Plants Talk About. (https://documentarylovers.com/film/what-plants-talk-about/).

Gorzelak, M. A., Asay, A. K.,  Pickles B. J., Simard, S. W. 2015. Inter-Plant Communication Through Mycorrhizal Networks Mediates Complex Adaptive Behaviour In Plant Communities. AoB PLANTS 7: plv050; doi:10.1093/aobpla/plv050.

Karban R., Baldwin, I. T., Baxter, K. J., Laue, G., Felton, G. W. 2000. Communication Between Plants: Induced Resistance In Wild Tobacco Plants Following Clipping Of Neighboring Sagebrush. Oecologia 125: 66-71.

Selvi, E. 2016. Bitki Farkındalığı Ve İletişimi. ResearchGate. Aralık. DOI: 10.13140/RG.2.2.32509.56808.

Sickles, W. R. 1997. Natural History Of The Mind: (New Views On The Relatedness Of Life). Nova Science Publishers, pp. 302-303, New York.

Tompkins, P., Bird, C. 1983. Bitkilerin Gizli Yaşamı. Sungur Yayınları. Araştırma-5. İstanbul.
(Çeviri: Sulhi Dölek).

*¹ Türdaşını koruyan mimoza bitkisi ve sinir bilimci Greg Gage; https://www.ted.com/talks/greg_gage_electrical_experiments_with_plants_that_count_and_communicate?language=tr#t-557995

Yoshi Hashimoto ve konuştuğu bitkisi; https://www.youtube.com/watch?v=sWRgaNV8s7w

Bilim insanları bitkilerle iletişim kurmamızı sağlayan makine icat etti: https://www.sciencealert.com/scientists-have-created-a-plant-that-can-communicate-with-us,  Biyoalgılayıcı (Biyosensör-fitosensör) cihazları;  http://cybertronica.co/?q=products/phytosensor.

*⁴ Fitosensörlerle bitkilere İngilizce öğretmek; https://www.youtube.com/watch?v=d5w3v0W-0oY.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz