Astronomi

370 Işık Yılı Uzaklıkta Bir Uydu Doğuyor Olabilir

370 ışık yılı uzaklıkta bir uydu doğuyor olabilir. Yaklaşık 370 ışık yılı uzaklıkta bir gezegen doğuyor ve güneş sistemi dışındaki bu gezegenle birlikte de, muhtemelen bir dizi halka ve uydu. 2018 yılında, astronomlar PDS 70 adı verilen bir yıldızın çevresinde gelişmekte olan yeni bir dünya tespit ettiler. Ve şimdi, onlar bu gezegenin etrafında bir enkaz diski gibi görünen bir şey gözlemlediler; yani bir uydu haline gelebileceği düşünülen türde bir disk.

Araştırmacılar PDS 70b adlı bu gezegenden gelen ışık spektrumunu incelemek için Şili’de bulunan Çok Büyük Teleskobu (Very Large Telescope) kullandılar ve onun bir gezegenin kendi başına yayması beklenenden daha fazla kızılötesi ışık yayıyor gibi göründüğünü buldular.

Bu kızılötesi ışık, gezegenin yüzeyinin yukarısındaki bir şeyin, gezegenden ışık emip sonra da bu ışığı daha uzun ve daha kırmızı bir dalga boyunda geri yansıttıkça ısınmakta olduğunu işaret ediyor. Araştırmacılar bu veriyi bir gezegen atmosferini ve toz ve gazdan oluşan bir diski yansıtan modellerle karşılaştırdılar ve verinin diskle çok daha uyumlu olduğunu buldular.

Bu Tür Bir Disk Genç Bir Gezegen Etrafında İlk Kez Belirlendi

Araştırmacılardan Faustine Cantalloube, “Bu gezegende olsaydınız yanardınız çünkü burası lavla kaplı. Gezegen henüz çok, çok genç ve hala oluşum aşamasında. Yani sıcak ve parlak ve çevresindeki tozları da ısıtıyor,” diyor. Bu, genç bir gezegenin etrafında bu tür bir diski belirlediğimiz ilk sefer. Bu diskteki materyallerden bir kısmı muhtemelen gezegene düşüyor ve onun gelişmesine yardımcı oluyor ama neticede disk Satürn’ünki gibi halkalar oluşturmak üzere düzleşebilir veya hatta kümelenerek uydular oluşturabilir. Daha önce güneş sistemimiz dışındaki bir gezegenin çevresindeki bir uyduyu hiç kesin olarak tespit etmedik.

Cantalloube, “Yüzeyden bakıldığında, bu kocaman bir toz bulutu ya da gezegen çevresinde dönmekte olan bir fırtına gibi görünebilir. Gezegen ve etrafındaki bu halka hala birbirlerini besliyorlar, dolayısıyla ikisinin arasında gidip gelen bir materyal akışı olabilir,” diyor. Araştırmacılar bu süreci daha iyi anlamanın, gezegen sistemlerinin nasıl oluştuğu hakkındaki bilgilerimizi geliştirmemize fayda sağlayabileceğini düşünüyorlar.

Orijinal makale: New Scientist

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz