Biyoloji

Bitkiler Ne Tür Müzik Dinlerler?

Canlılar âleminin en ilginç gruplarından biri olan bitkiler, hemen her özelliği ile bunu kanıtlamaktadır. Bitkilerin duyularının, hislerinin olduğu fakat diğer canlılardan özellikle de insandan farklı şekilde işledikleri bilinmektedir. İnsanlarla ve diğer canlılarla ortak, birçok benzer ‘davranış’lara sahip olmasına rağmen bitkiler bu davranış ve özellikleri hayvanlar ve diğer canlılarla aynı şekilde değil ‘bitkisel’ bir formatta sergilerler.

Bitkiler Duyar mı?

Bitkilerin, kalp ve beyin benzeri insanlardaki gibi özelleşmiş organları olmadığı halde hissedebildiklerini 1858–1937 yılları arasında yaşamış olan Jagadish Chandra Bose gibi bilim insanlarının çalışmalarından itibaren bilinmektir. Keza bitkilerin ayaklar, kollar ve eller gibi insan ve hayvanlardaki gibi özelleşmiş organları olmadığı halde ışığa, suya, yer çekimine, sıcaklığa ve hatta titreşime duyarlı olup hareket ettikleri de bilinmektedir.

Tüm bunlar bitkilerin de diğer canlılardaki bazı özelliklere sahip olduklarını fakat evrim süreci ile birlikte bu özellikleri uygulama bakımından spesifik donanımlar kazanarak diğer canlılardan farklı şekilde kullandıklarını göstermektedir.

Bu da bilimin -özellikle de bitki biliminin- bu yönde ilerlemesine yol açmış ve yıllarca bilim insanlarının şu (ve buna benzer) sorulara cevap aramasına sebep olmuştur: Bitkiler hissedebiliyor, hareket edebiliyor, tepki gösterebiliyor ise bilmediğimiz daha birçok özelliklere de sahip midir? Bitkiler çevreyi nasıl algılar? Olan bitene sağır mıdır? Bitkiler duyar mı?

Bu konuda ilk kapsamlı denemeleri büyük bilim insanı Charles Darwin’in yapmış olduğu bilinmektedir. Darwin, bitkilerin sesleri algılayıp algılamadıklarını kendi enstrümanıyla çaldığı ezgileri dinleterek test etmiş ve dinlettiği bu ezgilerin bitkilerin büyümesindeki etkilerini gözlemlemiştir.

Klasik Müzik Mi Rock Müzik Mi?

Bazı müzik türlerinin hayvan yetiştirmesinde dahi olumlu getirileri olduğu görülmüştür. Üstelik Japon Kobe sığırlarının yetiştirilmesinde klasik müzik dinletimi zorunluluk haline gelmiştir. Hayvanlarda böyle iken, bitkilerde bu durum nasıldır?

Darwin’in enstrümanı ile yaptığı bitki deneylerinden sonra onlarca bilim insanı bu ve buna benzer deneyleri yapmıştır. 1960’larda Hindistan’ın Annamalai Üniversitesi’nde Dr. T.C. Singh yaptığı bir dizi deneyle uyumlu ses dalgalarının bitkilerin büyüme, çiçeklenme, meyvelenme ve tohum verimlerini ‘olumlu’ etkilediğini kanıtlamıştır.

Bu çalışmalardan sonra Dorothy Retallack adında bir amatör bilim insanının yaptığı deneyler tartışmalara yol açmıştır. Retallack, ‘rock’ müzik ile uyarılan bitkilerin klasik müzik dinleyenlerden çok daha fazla su tükettiklerini bulmuştur. Retallack bununla kısıtlı kalmayarak Doğu’nun ve Batı’nın daha gelişmiş müzik türlerinin bitkileri nasıl etkilediğini de araştırmış, çalışmıştır. Özellikle bazı klasik eserlerde bitkilerin daha önce görülmedik tepkiler gösterdiğini bulmuştur. Bu çalışmalarda Bach’ın org prelüdlerini ve bazı klasik Hint eserlerinde bitkilerin’ olumlu’ tepkiler verdiği yorumlanmıştır. Öyle ki bu eserlerin bazısında müziğin çalındığı hoparlöre en yakın bitkinin hoparlörü adeta kucaklayacak şekilde sarmaladığı gözlemlenmiştir.

Retallack’ın çalışmaları bilim dünyasında çokça eleştirilmiş ve bazı bilim insanları tarafından çalışmalarının bilimsel eksiklikleri tespit edilmiştir. Hatta Retallack’tan sonra aksini iddia eden çalışmalar da yer almıştır. New York Botanik Bahçesi’nde görevli Richard Klein ve Pamela Edsall’ın çalışmaları buna örnektir. Klein ve Edsall içlerinde kadife çiçeğinin (Tagetes erecta L.) de yer aldığı çeşitli bitkilere Retallack gibi klasik ve rock müzik eserleri dinlettikleri çalışmalarında bitkilerin büyümesini etkilemediği sonucu bulunmuşlardır.

Fakat bitkilerin sesi ve müziği algılayıp tepki gösterdiği yahut gelişimlerinin değişip değişmediği konusu bilim insanlarını üçe ayırmıştır. Bazı bilim insanları bitkilerin sese ve müziğe etkisiz olduğunu düşünürken bazı bilim insanları ise bitkilerin gelişiminde etkili olduğu hatta gerekli olduğu kanısındadırlar. Bununla beraber çoğu bilim insanı ise bitkilerin sese ve müziğe tepki verdiklerini ancak sesi ve müziği diğer canlılardan farklı şekilde işlediklerini ve özellikle de bitkilerdeki zaman kavramının hayvanlardan farklı olmasına bağlı olarak bitkilerle müzik ve ses bağlantısı konusunu ihtiyatlı ele almışlardır.

Tarımsal Fonobiyoloji

Nitekim çoğu bilim insanına göre bitkiler birçok özellik bakımından beklenilenden farklı şekilde özelleşmişlerdir. Örneğin bitkilerde işitme duyusu insanlarda olduğu gibi tek organa yoğunlaşmayıp tüm vücuda özellikle de köklere yoğunlaşmıştır. Üstelik Rus bilim insanları Alexander Gurwitsch ve eşine göre kökler belirli bir ‘ritimle’ bölünüp çoğalırlar.

Yapılan bazı bilimsel araştırmalar ise müziğin bitkilere beklenmedik başka faydalar sağladığını da ortaya koymuştur. İtalya’nın Montalcino bölgesinde bir üzüm yetiştiricisi LINV (Uluslararası Bitki Nörobiyolojisi Laboratuvarı) ve bir ses teknolojisi şirketi ile işbirliği yaparak üzüm asmalarını beş yıldan uzun bir süre müzik eşliğinde büyütmüştür. Bu bilimsel çalışmanın sonuçlarına göre; müzik uygulaması yapılan üzümler dinleyecek hiçbir şeyi olmayan asmalardan yalnızca daha iyi büyümemiş, aynı zamanda daha erken olgunlaşmış ve tat, renk ve polifenoller bakımından da zengin olmuşlardır.

Dahası müzik böceklerin kafalarını karıştırarak uzak tutmuş ve bu sayede insektisit kullanımının azalmasına sebebiyet vermiştir. Öyle ki bu çalışmayla birlikte yeni, devrimsel bir tarımsal biyoloji dalı ortaya çıkmıştır: Tarımsal Fonobiyoloji.

Müziğin bitkilerdeki etkisi frekanslarla da bağlantılı olduğu sonradan keşfedilmiştir. Örneğin ‘bas’ın -yani 100 ile 500 Hz frekans aralığının- tohum çimlenmesini, bitki büyümesini ve kök uzamasını teşvik ettiği bulunurken, daha yüksek frekansların engelleyici bir etkisinin olduğu bulunmuştur.

Sese Yönelim: Fonotropizma

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bitkilerin bu özellik bakımından tüm bitkiye yayılan bir yapıda özellikle de köklerde özelleşmiş oldukları tespit edilmiştir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar bunu desteklemiştir. Yapılan son çalışmalar bitkinin toprak üstü kısmından ziyade hipogeal kısmının (toprak yüzeyinin altında) çok daha geniş bir aralıktaki ses titreşimlerini algıladığını ve algılanan bu titreşimlerin kökün büyüme yönünü etkilediğini göstermiştir. (Ses titreşimlerinin kökün yönünü etkilemesine ‘fonotropizma hareketi’ adı verilmiştir). Bu veriler köklerin duyabildiğini ve ses frekanslarını ayırt etme yeteneğine sahip olduğunu, bu sayede titreşimlerin tipine göre ses kaynağına yaklaşmaya veya uzaklaşmaya karar verdiklerini göstermiştir.

Türkiye ve Azerbaycan üniversitelerinden bir grup bilim insanının yaptığı ortak bir çalışmada mutfak soğanı bitkisinin (Allium cepa L.) köklerine dinletilen klasik müzik eserlerinin soğan köklerinin gelişiminde ve soğan kökü hücrelerinin mitotik bölünmesinde ‘olumlu’ yönde etkili olduğu bulunmuştur.

Bununla birlikte bazı bilim insanları bitkilerin sadece kökten değil aynı zamanda çiçek kısmından da sesi algılayıp etkilendiği düşünmektedir. Özellikle doğal seslerle uyarılan bitkilerin çiçeklerinin tozlaşmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Örneğin; Tel Aviv Üniversitesi teorik biyoloji alanında çalışmalar yapan Dr. Lilach Hadany’ye göre arı vızıldaması sesi (arıların kanat çırpışlarındaki titreşim) gibi sesler çiçeklerin polinasyonunda etkili olup, çiçeğin polenlerini salmasını sağlar. Oysa bu alandaki çalışmalar da henüz yetersizdir.

Tüm bu çalışmalar göstermektedir ki bitkilerce hissedilip ‘duyulabilen’ belirli frekanslar ve ayrıca müzikal frekanslar bitkilerin gelişimini; besin maddelerinin emilimi, fotosentez, protein sentezi, vb. gibi fizyolojik süreçleri kolaylaştırır ve genel olarak daha gelişmiş ve daha sağlıklı bitkiler oluşmasına neden olabilir.

Bitkiler De Müzik Yapar Mı?

Bitkilerle ses ve müzik ilişkisi bilim insanlarından daha çok amatörler tarafından ilgili bulunmuş ve bu konu üzerinde detaylı çalışmalar yapılmıştır. Maalesef ki bu çalışmaların bir kısmının bilimsel olmadığını, bir kısmının da dini akım ve ritüellere yorularak veya yorulması istenerek denendiğini burada belirtmekte fayda görmekteyiz. Örneğin bitkilere alıcılar yerleştirerek bitkilerin alıcılara verdiği tepkilerin oluşturduğu sinyaller, frekanslar -ve bir takım cihazlar- aracılığıyla bitkilerin müzik dahi yapabildiği bulunmuştur*. Lakin bu çalışmaların çoğunun bilimselliği de tartışılır boyuttadır.

Netice itibariyle bitkilerin de her canlı gibi çevresindeki sesler ve müzikle bağlantısız ve alakasız olmadığı düşünülebilir. Bitkilerin bu özellikleri ve diğer henüz keşfedilen özellikleri, onları tanıyıp, koruyup, ekosistemdeki rollerini idrak edebilmemiz için yeterli olduğunu açıkça göstermektedir.

 

Kaynaklar:

Anonim, Slaughterkeys, 2019. https://slaughterkeys.tumblr.com/post/174335286596.

Chamovitz, D. 2012. What A Plant Knows – A Field Guide To The Senses (Bitkilerin Bildikleri – Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak). Metis Yayınları. İstanbul. (Çeviri: Gürol Koca).

Chowdhury, A. R., Gupta, A. 2015. Effect of Music on Plants – An Overview, International Journal of Integrative Sciences, Innovation and Technology (IJIIT), 4(6), 30 – 34.

Ekici, N., Dane, F., Mamedova, L., Metin, I., Huseyinov, M. 2007. The Effects Of Different Musical Elements On Root Growth And Mitosis In Onion (Allium cepa) Root Apical Meristem (Musical And Biological Experimental Study). Asian Journal Of Plant Sciences, 6 (2):369-373.

Mancuso, S., Viola, A. 2017. Bitki Zekâsı (Verde Brillante). Yeni İnsan Yayınevi, 2.Baskı, İstanbul. (Çeviren: Almıla Çiftçi).

Şentürk, M. 2018, Mayıs. ‘Bitkiler Hisseder Mi?’ Sorusu ve Jagadish Chandra Bose. (https://bilimoloji.com/2018/05/doga-bilimleri/doga-bilimleri-biyoloji/bitkiler-hisseder-mi-sorusu-jagadish-chandra-bose/).

* Bitkilerin Müziği ile alakalı ileri okuma ve izleme için: 1) cihazlar hakkında ve yaşlı -anıt- çınar ağacının müziğini duymak için: https://www.crystalherbs.com/music-plants/music-of-plants.asp, https://www.midisprout.com/

2) cihazların nasıl çalıştığı ve bitkilerin nasıl müzik yaptığını anlamak için: https://upliftconnect.com/music-of-the-plants/, https://www.youtube.com/watch?v=dVlzlPBueSs.

3) bitki müziği ve Anantar (koto-kampura) aleti ile birlikte yapılan doğaçlama bir düet: https://www.youtube.com/watch?v=2jSZ5FmTIVA, ekinezyanın müziğini duymak için: https://www.youtube.com/watch?v=ntY9CJL_zoY, farklı bitkilerin müziğini duymak için: https://www.brigidsway.com/music-of-the-plants.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz