Biyoloji

İnsanlığa Böyle Yardım Ediyor!

İnsanlığa böyle yardım ediyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde bir biyolog olarak görev yapan Eric Alm, iş işten geçmeden önce farklı insan kültürlerinde hangi bağırsak mikroplarının geliştiğini bulmaya çalışıyor. Alm’ın dışkı örneklerinden elde ettiği mikrobiyom arşivi, gelecekte insan sağlığı konusunda yaşanabilecek krizlere çözüm bulmaya yardımcı olabilir.

Bağırsaklarımızdaki bakteriler sağlığımız için hayati önem taşıyor. Ama kentleşme ve antibiyotikler insan mikrobiyomundaki zengin çeşitliliğin kayba uğraması anlamına geliyor. Bu durumu değiştirmek isteyen Alm, Global Microbiome Conservancy isimli kar amacı gütmeyen bir kurum kurdu. Amacıysa, yerli halklardan ve medeniyetten uzakta yaşayan topluluklardan dışkı örnekleri toplamak ve bu insanların bağırsaklarındaki bakteriler yok olmadan evvel onları depolamak. Alm New Scientist’in konu hakkındaki sorularını yanıtladı.

Bağırsak bakterilerinden oluşan bir arşiv yaratmanın amacı nedir?

Günümüzde kaybolmakta olan biyolojik çeşitliliğin büyük bölümü insanlarda; bağırsak mikrobiyomlarımızda barınıyor ve geleneksel hayatlar yaşayan insanların giderek daha fazlasının sanayileşmenin hüküm sürdüğü hayat tarzlarını benimsiyor olması nedeniyle bu biyolojik çeşitlilik tamamen yok olabilir. Bu yüzden hemen harekete geçmeliyiz. Bizim yaptığımız şey, şu an dünyada var olan ve insan bağırsağında yaşayan mikroplardaki biyolojik çeşitliliğin bir dökümünü almak, bizimle birlikte evrim geçiren biyolojik çeşitliliğin daima bir yerlerde depolanmış halde durmasını sağlamak ve gelecek nesiller için bunu korumak.

Bağırsak mikrobiyomu kişiden kişiye ne kadar farklılık gösteriyor?

Bu baktığınız yere bağlı olarak değişiyor. Sanayileşmiş uluslarda bazı bölgesel farklılıklar görülüyor. Ama bu farklılıklar, örneğin Kuzey Amerika’da yaşayan şehirli bir insanla dünyanın başka bir yerinde sanayileşmenin olmadığı bir hayat süren bir insan arasındaki farklarla kıyaslandığında oldukça küçük kalıyor. Sanayileşmemiş bazı toplumlarda bulduğumuz birçok organizmanın Kuzey Amerikalılarda var olmadığını görüyoruz.

Bu farklılıklar neden önemli?

Modern dünyada mikrobiyal mirasımızın kaybıyla ilişkili olan birçok hastalığın (iltihabi bağırsak hastalığı, astım, alerjiler, otoimmün hastalıklar) olduğunu biliyoruz. Bu hastalıkların gelişen dünyada artmakta olduğunu göz önüne aldığımızda, insan sağlığı konusunda bir krizin çoktan baş gösterdiğini söyleyebiliriz.

Arşiv tamamlandığında onunla ne yapılacak?

Biyolojik çeşitliliğin çok değerli olduğunu düşünüyoruz. Bu tıp için de geçerli çünkü bu organizmalar çok uzun zamanlar boyunca insanlarla birlikte evrim geçirdiler ve yeni tedavi yöntemlerine dönüştürülebilecek metabolik fonksiyonları olabilir.

Yaptığınız şey dışkı örnekleri toplamak, değil mi?

Bu işin ilk adımı ama işimiz sadece bununla sınırlı kalmıyor. Dışkıyı alıp bir dondurucuya koyup ardından da onu çözdürdüğümüzde biyolojik çeşitliliğe dair tüm bilgileri elde edeceğimizi umamayız. Var olan bakteri suşlarını izole etmemiz, geliştirmemiz ve uzun vadeli depolama ve aktif araştırma için hücre bankaları kurmamız gerekiyor.

Örnek toplama süreci nasıl gidiyor?

Şimdiye kadar 19 farklı topluluktan örnekler topladık. Bunların arasında Kamerun, Tanzanya, Gana, Ruanda, Arktik Kanada, Finlandiya’nın kuzeyi ve
Montana’da bulunan Kuzey Şayenler bölgesi gibi yerlerde daha geleneksel hayatlar yaşayan birçok yerli halk da bulunuyor. Aldığımız örneklerden 4000’i aşkın suş izole ettik ve çok daha fazlasını elde edeceğimizi tahmin ediyoruz.

İnsanlar genel olarak katılım göstermeye istekli davranıyor mu?

Kuzey Şayenler bölgesine yaptığımız ilk yolculuktan çok şey öğrendik. Orada umduğumuz kadar katılım elde edemedik. Sonra Kamerun’un
güneydoğusundaki yağmur ormanlarına gittik ve malzemelerimizin elimize ulaşmasını beklerken oradaki insanlarla vakit geçirmeye karar verdik. Bunu yaparken planlı programlı bir şekilde davranmadık; sadece onlarla havadan sudan konuştuk, sohbet ettik ve etkileşimlerde bulunduk. Ve sonuçta, insanların güvenini kazanmanın anahtarının bu olduğunu anladık.

Dışkı hakkında konuştuğunuzda insanlar bunun komik olduğunu düşünüyor ama aynı zamanda yapmakta olduğunuz şeyi açıklamak için bir fırsatınız da oluyor. Şimdi, bir yere gittiğimizde sadece ziyaretimizin sonlarına doğru insanlardan katılımda bulunmalarını istiyoruz. Ve onlar da genellikle bunu memnuniyetle yapıyorlar.

Şimdiye kadar topladığınız örnekler analiz edildi mi?

Örneklerden izole ettiğimiz suşların bir kısmı üzerinde testler yapmaya başladık. Ve bunlarda Kuzey Amerika’dan elde edilen organizmalarda çok nadir görülen ya da hiç olmayan bazı metabolik fonksiyonlar olduğunu görüyoruz. Yeni fonksiyonel genlerle karşılaşıyoruz ve genlerin bir bakteri türünden diğerine geçebilme hızının sanayileşmiş ve sanayileşmemiş toplumlarda yaşayan insanlarda büyük farklılık gösterdiğini anlıyoruz.

Bu bakteri suşları koleksiyonu kime ait?

İzole ettiğimiz her suşun sahibi dışkı örneklerini veren insanlar. Ve bunlar üzerinde kimin çalışmalarda bulunacağına bir kısıtlama getirmiyor olsak da, bu materyallerin ticari bir ürün haline getirilemeyeceği yönünde bir şartımız var. Bunu yapmak özellikle yasak. Eğer bir şirket bir suşu alır ve o organizmayı bir tedavi ajanı olarak kullanmak isterse, o organizmanın sahiplerine gitmesi ve o toplumdan izin alması gerekiyor.

https://www.newscientist.com/article/mg24132190-700-im-travelling-the-
world-to-collect-poo-for-the-good-of-humankind/

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz