Astronomi

2014’te Dünyaya Çarpan Yıldızlararası Cismi Kimse Fark Etmedi!

2014'te Dünya'ya çarpan isim

2014’te dünyaya çarpan yıldızlararası cismi kimse fark etmedi. Her gün, 100 tonu aşkın uzay tozu ve gök taşı dünyanın atmosferine giriyor ve bunların çoğu yüzeye çarpmadan önce burada yanıyor. Ve dünya bir yandan güneşin etrafında dönerken, bir yandan da tıpkı bir arabanın ön camındaki silecekler gibi tüm bu materyalleri temizliyor.

Bu materyallerin büyük bölümü kuyrukluyıldızlar, asteroidler ve hatta kendi güneş sistemimizdeki gezegenlerden geliyor. Ama Harvard Üniversitesi’nden Amir Siraj ve Avi Loeb, başka bir yerden gelen bir meteora dair bir işaret bulduklarını iddia ediyor.

Meteor Yarım Metre Uzunluğundaydı

Siraj ve Loeb, ABD hükümetinin sahibi olduğu bir dedektörler ağının tespit ettiği meteorları içeren bir kataloğu derinlemesine incelediler ve hızları ve
yörüngeleri baz alındığında güneşin çekim kuvvetinden etkilenmeyebilecek (bu muhtemelen onların buraya başka bir yerden geldikleri anlamını taşıyordu) cisimlere baktılar.

Bu yöntem, astronomların 2017 yılında güneş sistemimizin belgelenen ilk yıldızlararası ziyaretçisi olan Oumuamua’yı nasıl tespit ettiğiyle de benzerlik taşıyor. Zira Oumuamua da dünyadan uzaktaydı ama yörüngesi onun bizim güneş sistemimizden geliyor olamayacağını net bir şekilde göstermişti.

Siraj ve Loeb da çalışmaları sonucunda başka bir yerden geliyormuş gibi görünen bir meteor buldu. Meteor yaklaşık yarım metre uzunluğundaydı ve 2014 senesinde atmosferimizde buharlaşmıştı. Eğer bu tip meteorların kalıntılarını yandıkları sırada detaylı bir şekilde ölçümleyebilseydik, neden
oluştuklarını anlayabilir ve bu yolla diğer yıldız sistemleri hakkında bilgi edinebilirdik.

Yaşama Elverişli Bir Bölgede Bulunmuş Olabilir

Araştırmacılara göre, meteor atmosfere saniyede yaklaşık 45 kilometre hızla girdi. Loeb, bunun güneş siteminin çekim gücünden etkilenen bir meteor olması halinde, saniyede yaklaşık 20 kilometreyi aşmayacak bir hızda hareket etmiş
olması gerektiğini söylüyor.

Bu eğer gerçekten de yıldızlararası bir meteorduysa, hızı ve yörüngesi onun Samanyolu’nda bulunan bir başka yıldıza nispeten yakın bir bölgeden gelmiş olabileceğini işaret ediyor. Ve eğer bu yıldız cüce bir yıldızdıysa, bu gök taşının bir zamanlar yaşama elverişli olan bir bölgede; yani yaşamın gerekliliği olan sıvı su için fazla sıcak ya da fazla soğuk olmayan bir yerde bulunmuş olabileceği anlamını taşıyor.

Bu Boyuttaki Cisimler Dünyaya On Yılda Bir Çarpıyor

Loeb’un hesaplamalarına göre, Oumuamua gibi daha büyük cisimler daha nadir görülse de, bu boyuttaki cisimler dünyaya on yılda bir çarpıyor. Araştırmacılar bu belirli cismin yaşamı ev sahibi yıldızından alıp yıldızlararası uzayda güvenli bir şekilde taşıyamayacak kadar küçük olduğunu ve eğer bu süreçte radyasyon yaşamı öldürmemiş olsa bile, atmosferde buharlaşmanın kesinlikle bunun olmasını sağlayacağını söylüyor.
Ama daha büyük ve nadir olan cisimler potansiyel olarak yaşamı galaksiye yayabilir ve hatta yere ulaşmayı başarabilen gök taşlarında bunun delillerini bile bırakabilir. Loeb, “Bu kumsalda şişe içine konmuş bir mesaj aramaya benziyor. Çoğu zaman gördüğünüz şeyler taşlar oluyor ama arada sırada bir şişe bulabilirsiniz,” diyor.

https://www.newscientist.com/article/2200302-an-interstellar-rock-may-have-hit-earth-in-2014-but-nobody-noticed/

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz