Psikoloji

En Yakın Altıncı Arkadaşınız İçin Çok Üzgünüz

En yakın altıncı arkadaşınız için çok üzgünüz. Çünkü arkadaş sayımızı beynimiz sınırlıyor. İngiliz antropolog Robin Dunbar, 1990’lı yıllarda primatların beyin boyutları ve oluşturdukları sosyal çevre arasında önemli bir ilişki olduğunu fark etti. Bu ilişki basitti: hayvanların beyinleri ne kadar büyükse, sosyal çevreleri de o kadar geniş oluyordu. Ve bu durumun açıklaması da mantıklı görünüyordu: daha büyük beyinlere sahip olan hayvanlar hatırlayabiliyor ve dolayısıyla da türdeşlerinin daha fazlasıyla anlamlı etkileşimlerde bulunabiliyordu.

Bu Dunbar’ın ünlü hale gelen bir tahminde bulunmasına yol açtı. Bu ilişki ve insan beyninin boyutundan yola çıkan Dunbar, insanların sosyal çevrelerinde ortalamada 150’den fazla kişi olamayacağı öngörüsünde bulundu.

Geçtiğimiz yıllar içinde, insanlar arasındaki duygusal yakınlığı göz önüne alarak, Dunbar bu öngörüsünü daha da ileri bir noktaya taşıdı ve sonuçta Dunbar katmanları fikrine ulaştı. Bu fikir, bir bireyin temas halinde olduğu 150 kişiden oluşan çevresinin duygusal bağların kuvvetine göre gruplara ayrıldığını ileri sürüyordu.

Dunbar’a göre, genellikle insanların en yakınındaki grupta en fazla beş kişi, bir sonraki en yakın grupta 10 kişi, bir sonrakinde 35 ve sonuncu grupta ise 100 kişi bulunuyordu.

35 Milyon İnsanın Yaptığı 6 Milyar Arama İncelendi

Sosyal çevreyi bu şekilde gruplandırmak için gerekli kanıtları bulmak zor olsa da, Oxford Üniversitesi’nde görev yapan Dunbar ve arkadaşları, cep telefonu aramalarını içeren büyük bir veri setini kullanarak bir çalışma yaptılar.

Ekip, ismi açıklanmayan bir Avrupa ülkesinde 2007 yılı boyunca 35 milyon insan tarafından yapılan yaklaşık altı milyar aramayı içeren bu verilerde, iki insan arasındaki arama sıklığının, onların ilişkilerinin kuvvetinin ölçütü olduğunu varsaydı.

İş için ve gündelik sebeplerle olan aramaları elemek adına, Dunbar ve ekibi sadece karşılıklı aramalar yapan insanların verilerini kullandılar ve en az 100 başka insanı da arayan kişilere odaklandılar. Bu, sosyal bağlantılarını aramak için düzenli olarak cep telefonlarını kullanmayan insanların verilerini de elemiş oldu.

Sonuçta, ekibin elinde ortalamada 130 farklı insanı arayan yaklaşık 27.000 kişi kaldı. Bu insanların her biri günde yaklaşık 10, yılda ise 3500 civarında arama yapıyordu. Bir başkasını en fazla sayıda arayan kişinin telefon açma sayısının 15.000’in üzerinde olduğunu ve bunun bir yıl boyunca günde ortalama 40’tan fazla aramaya denk geldiğini söyleyen ekibe göre, bu kesinlikle üst sınıra yakın bir rakamdı.

Çalışma Akıllı Telefonların Kullanımı Yaygınlaşmadan Yapıldı

Yaptıkları çalışmanın akıllı telefonların ve Facebook gibi sosyal iletişim ağlarının henüz yaygın bir şekilde kullanıma girmediği 2007 yılında yapılmış olmasının da önem taşıdığının, çünkü bu platformlardaki iletişimleri takip etmenin çok daha zor olduğunun altını çizen ekip, elde ettikleri veriler üzerinde kümeleme yöntemlerini kullandı ve ilginç sonuçlara ulaştı.

Farklı kümeleme yöntemlerinin verdiği sonuçlar arasında küçük farklılıklar olsa da, ekip ortalama olarak her grupta 4.1, 11.0, 29.8 ve 128.9 kullanıcı olduğu sonucuna vardı.

Ekip bu sonuçların asıl Dunbar katmanları rakamlarının biraz altında kalmasını cep telefonu verilerinin bir insanın tüm sosyal etkileşimlerinin sadece bir bölümünü oluşturmasına bağlanabileceğini ama yine de bu rakamların doğal değişken aralığı kapsamında kaldığına dikkat çekti.

Belki gelecekte bu tip bir çalışma Facebook ve Instagram gibi sosyal iletişim ağları üzerinde de yapılabilir ve benzer sonuçların çıkıp çıkmayacağına bakılabilir.

Kaynak: Technology Review

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz