Biyoloji (Haber) Psikoloji

Uyaranlar Halüsinasyonlara Nasıl Yol Açıyor?

halüsinasyon

Uyaranlar halüsinasyonlara nasıl yol açıyor? Görsel halüsinasyonlar görsel sistemdeki aşırı yüklenmenin ve faaliyetin bir sonucu olarak düşünülebilse de, yapılan yeni bir çalışmaya göre bunlar görsel sistemin yetersiz durumundan kaynaklanıyor olabilir.

Fareler üzerinde yapılan çalışma şu an için halüsinasyonların nasıl oluştuğunu anlamada sadece bir başlangıç noktası olarak görülüyor. Ancak bulgular, halüsinojenik maddelerin fare beyinlerindeki birincil görsel bölgeyi zayıf ve karışık bir duruma soktuğunu ve nöronların tuhaf bir zamanlamayla, zayıf bir şekilde ateşlendiğini gösteriyor.

Cell Reports’da yayınlanan çalışmanın araştırmacılarından Cris Niell, “Beyindeki bu birincil işleme bölgesinden iyi bilgiler gelmediğinde beyin boşlukları kendi doldurmaya çalışabilir ve aşırı ya da yanlış yorumlamaya başlayabilir. Ve bu durum bir halüsinasyon olarak sonuçlanabilir,” diyor.

Serotonin 2A Reseptörünün Rolü İncelendi

Şu an için bu fikir sadece bir hipotezden ibaret. Niell ve meslektaşları, yaptıkları çalışmada özellikle görsel sistemdeki serotonin 2A reseptörünün rolünü incelemek istediler. Bu reseptörlerin algılama üzerinde bir rolü bulunuyor. LSD veya psilosibin (“sihirli mantardaki” etken madde) gibi halüsinojenik maddeler bu reseptörleri hedef alıyor. Bu reseptörlerin şizofreni hastalarının deneyimlediği halüsinasyonlarda da rolü olduğu düşünülüyor.

Niell ve ekibi, farelere uzun zamandır hayvan çalışmalarında kullanılmakta olan DOI isimli halüsinojenik bir madde verdi. Ardından, hayvanlara yatay ve dikey çizgiler gibi basit geometrik şekillerin olduğu bilgisayar ekranları gösterildi. Bu sırada, araştırmacılar ya elektrotlarla teker teker farelerdeki her nöronun faaliyetlerini ölçtü, ya da nöronlardaki ateşlenmeyi görmek için ileri bir mikroskobik görüntüleme tekniğini kullandı.

Sonuçta, maddenin verildiği hayvanların birincil görme kortekslerindeki nöronlar arası sinyal iletimi kuvvetinde, maddenin verilmediği hayvanlara oranla bir zayıflama meydana geldiği görüldü.

Uyarana Aşina Olmak Halüsinojenin Yapacağı Tesiri Etkiliyor Olabilir

Niell, “Bu bölge, görsel bilginin beyne girer girmez işlendiği ilk yer. Çalışmada bu bölgedeki tepkilerin azaldığını ama aktarılan bilginin aynı olduğunu gördük. Nöronların zamanlamaları da olağan değildi. Normalde, görme korteksindeki nöronlar bir uyarana maruz kaldıklarında önce faaliyetlerinde aniden büyük bir artış meydana gelir, ardından bu faaliyet seviyesi düşer. Ama DOI verilen farelerde, bir uyarana maruz kaldıktan hemen sonra nöron faaliyetlerinde gerçekleşen bu ilk artış durumunda bir bozulma olduğunu gördük,” diyor.

Niell gözlemledikleri bir diğer tuhaf etkinin de, çalışmada kullandıkları maddenin daha önceden yatay veya dikey çizgileri tanıyabilmek için eğitilmiş olan farelerde daha kuvvetli nöral etkiler meydana getirmesi olduğunu söylüyor. Niell’a göre, bu bulgunun ne anlama geldiği net değil ama uyarana aşina olmanın halüsinojenin nasıl bir tesir yapacağını etkileyebildiğinin işareti olabilir. 

Ekip bu çalışmanın gelecekte yapılacak araştırmalar için bir zemin hazırladığını ve varlığını sürdüren sorulara cevap bulmak amacıyla çalışmalarına devam edeceklerini belirtiyor.

Live Science

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz