Biyoloji (Haber) Psikoloji

Bana Beş Dakika Gibi Gelmişti!

lunaparktaki insanlar

Bana beş dakika gibi gelmişti!  Beyinlerimiz zamanı bir saatin yaptığı gibi istikrarlı bir şekilde takip edemiyor. Keyfimiz yerindeyken, mutluyken ve eğlendiğimiz zamanlarda zaman su gibi akıp geçiyor, ama sıkıldığımız zamanlarda bir türlü geçmek bilmiyor.


Columbia Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Michael Shadlen, beynin zaman algısının beklentilerine bağlı olarak şekillendiğini söylüyor. Henüz geçekleşmiş durumda olmadığı için, beyin bir şeyin gerçekleşme olasılığını betimleyebiliyor. 

Shadlen her düşüncenin çeşitli “ufukları” olduğunu söylüyor. Örneğin, söz konusu bir kitap olduğunda, her hecenin, her kelimenin, bir sonraki her cümlenin sonunda ufuklar yer alıyor. Ve zamanın akış hızı, bizim bu ufukların nasıl olacağı konusundaki beklentimize göre şekilleniyor.  

Beyinde Çok Sayıda Zamanlama Mekanizması Bulunuyor Olabilir

Bir şeyle meşgul olurken ona gerçekten kendinizi kaptırdığınızda, beyin “büyük resmi” tahmin ediyor ve hem yakın hem de uzak ufukları görüyor. Bu da zamanın hızlanmasına yol açıyor. Ama sıkıcı geçen zamanlarda, hikayenin sonu yerine cümlenin sonu gibi daha yakın olan ufukları tahmin ediyorsunuz ve bu ufuklar bir bütün olarak birbirlerine bağlı olmadıklarından, zaman yavaşlamaya başlıyor. 

Shadlen beyinde zamanı nasıl bu şekilde algıladığımızdan sorumlu olan tek bir bölge bulunmadığını, herhangi bir düşünce ve bilinç meydana getiren her beyin bölgesinin muhtemelen bu işe dahil olduğunu söylüyor. 

Nörolog Joe Paton ise, beyinde çok sayıda zamanlama mekanizması olduğunun neredeyse kesin olduğunu belirtiyor. Paton’a göre, bu mekanizmalardan biri, siz bir faaliyette bulunurken beyin hücrelerinizin birbirlerini etkinleştirerek bir ağ oluşturma hızıyla ilgili. Paton ekibiyle birlikte kemirgen hayvanlar üzerinde yaptığı çalışmalarda, bu nöron yolları ne kadar hızlı oluşursa, bizim zamanı o kadar hızlı algıladığımızı bulduklarını söylüyor. 

Beyindeki Kimyasallar Zaman Algısı Üzerinde Etkili

Paton’a göre, diğer bir mekanizma da beyindeki kimyasallarla alakalı. Paton, yine kemirgenler üzerinde yaptıkları çalışmalarda, dopamin isimli nörotransmitteri salgılayan bir dizi nöronun beynin zamanı nasıl algıladığı üzerinde etkili olduğunu ortaya çıkardıklarına dikkat çekiyor. Buna göre, eğlendiğiniz ve keyifli olduğunuz zamanlarda bu hücreler daha aktif oluyor ve bolca dopamin salgılıyorlar ve beyniniz de gerçekte olandan daha az zamanın geçtiği hükmüne varıyor. Keyifli olmadığınız zamanlardaysa, bu hücreler o kadar çok dopamin salgılamıyor ve dolayısıyla zaman da daha yavaş geçiyor gibi geliyor. 

Live Science

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz