Astronomi

Kara Deliğin Yanında Yaşamak Nasıl Olurdu?

kara delik

Kara deliğin yanında yaşamak nasıl olurdu? 1990’lı yıllardan bu yana, şiddetli yıldız patlamalarından doğan ve pulsar adı verilen son derece yoğun nötron yıldızlarının çevresinde gezegenler olduğunu biliyoruz. İşte bu nedenle, çoğu kişiye şaşırtıcı gelse de, çevreleri üzerinde pulsarlardan çok daha zayıf bir etki yapan kara deliklerin etrafında da gezegenlerin var olabileceğini varsaymak mantığa uygun. Hatta dünyadaki organizmaların aşırı sıcaklara, aşırı soğuklara, asidik, son derece tuzlu ve radyoaktif ortamlara bile adapte olduğunu göz önüne aldığımızda, bu gezegenlerin bazılarında yaşam oluşması bile mümkün.

Çoğu galaksinin merkezinde yer alan süper kütleli kara deliklerin yakınlarında içinde yaşam olan galaksiler mevcut olabilir. Örneğin bizim Samanyolu galaksimiz, bir araya gelmiş neredeyse dört milyon yıldızın büyüklüğüne denk bir kütlesi olan Sgr A isimli bir kara deliği içinde barındırıyor. Peki ama, bu tip bir gezegende hayat nasıl olurdu?

Gençlik Süreci Uzayabilir

Bir kara deliğin yakınlarındaki yaşamın tehlikelerine geçmeden önce faydalı taraflarını düşünelim. Eğer kara deliklerin yakınlarında medeniyetler oluşsa ya da oraya göç etse, onlar biraz eğlenmek ve fayda sağlamak için neler yapabilirlerdi? İşte akla gelenlerden bazıları:

Çöpleri etrafındaki toplanma diskine atarak kara deliği temiz enerji kaynağı olarak kullanmak.

Kara deliğin dönüşüne bunun için özel olarak tasarlanan bir alet bağlayarak onun dönüş enerjisinden yararlanmak.

Yer çekiminden dolayı kırmızıya kayma nedeniyle zamanın daha yavaş geçtiği kara delik ufkundaki güzellik merkezlerine giderek gençlik sürecini uzatmak.

Tüm evreni kara delik etrafında görüntülenen yer çekimsel kırılma resimlerindeki gibi yansımalı ve bozulmuş olarak görmek.

Yeni uzay yolculuğu fırsatlarından yararlanmak.

Suçluları çıkışı olmayan bir hapishane olarak kara deliğe göndermek.

Kara deliğin yörüngesindeki küçük cisimlerin kütle çekim dalgalarını iletişim için kullanmak. Bu tip sinyaller maddenin bilinen hiçbir hali tarafından engellenemez.

Kuantum yer çekiminin temel yönlerini sicim kuramı deneyselcileri için düzenlenen yolculuklarla test etmek.

En Önemli Tehlike Kütle Çekim Kuvvetlerindeki Değişimlerden Kaynaklanıyor

Bunları yapmaya çalışan astronotları bekleyen tehlikeler arasındaki en önemlisi kütle çekim kuvvetlerindeki değişimlerden kaynaklanıyor. Albert Einstein’ın ünlü düşünce deneyinde de bahsettiği gibi, serbest düşüş halindeki bir asansör veya uzay aracının içinde olmak hiç yer çekimi yokmuş gibi hissedilmesine yol açıyor. Ama baş ve ayaklar arasındaki yer çekimi ivmesinde meydana gelecek herhangi bir farklılık vücudu paramparça edebilir. Kütle çekim kuvvetlerinde meydana gelen bu tür değişimler yıldızsal bir kara deliğin yakınındayken ölüm anlamına gelse de, süper kütleli bir kara deliğin çevresi gibi çok daha geniş bir alanda (Sgr A buna bir örnek) insan vücudu için bir tehdit oluşturmuyor.  

Şu anda, insanlık tarihinde ilk kez, Samanyolu ve dev M87 eliptik galaksisinin merkezlerindeki süper kütleli kara deliklerin gölgelerini görüntüleyecek teknolojiye sahibiz. Bu teknolojiyle elde edilen ilk görüntülerin 2019’un ilerleyen dönemlerinde yayınlanması planlanıyor.

Scientific American 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz