Biyoloji (Haber)

İşte Bilime Göre Kilo Vermenin Kolay Yolu

fast food

İşte bilime göre kilo vermenin kolay yolu. Genellikle yeni bir yıla girerken çoğu insanın başlıca hedeflerinden biri kilo vermek olur. Ama eğer siz de 2019’a kilo vermeyi hedefleyerek girenlerdenseniz, muhtemelen şu ana kadar bazı zorluklarla karşılaşmış olabilirsiniz. Çünkü herkesin kolayca ulaşabileceği lezzetli ve yüksek kalorili yiyeceklerin çok cazip olduğu modern dünyada, sınırlı kalori içeriğine sahip katı bir diyete sadık kalmak çok da kolay bir şey değil. 

Diyet yapmayı zorlaştıran bir diğer nokta da, vücudumuzun gıda tüketiminde meydana gelen azalmaya hemen tepki verdiği ama aşırı yemeye tepki vermediği gerçeği. Çoğu insan diyet yaparken bunu deneyimler; diyete başlanmasının ardından neredeyse hemen daha çok acıkmaya başlandığı hissedilir. Ama tatil dönemlerinde ya da özel günler için düzenlenen etkinliklerde aşırı yemek yemek de bir o kadar kolaydır. Gelişmiş ülkelerde hizmet veren restoranlarda servis edilen bir ana yemeğin, genelde tüm gün boyunca alınması gereken kalori miktarının yarısından fazlasını içerdiğini de unutmamak gerek. 

İnsan Bedeni Aşırı Yemeyi Algılamakta Yetersiz Kalıyor

Yakın zaman önce yapılan bir çalıma, insan bedeninin aşırı yemeyi algılamakta yetersiz kaldığını gösterdi; hem de alınan enerji günde fazladan bin kaloriyi aşacak şekilde bile olsa. Üstelik bir gün için gereken kalori miktarının yüzde 150 oranında daha fazlasını almanın, katılımcıların iştahlarında da bir değişim meydana getirmediği ortaya çıktı. 

Katılımcıların iştah oranlarını, iştahı düzenlediği bilinen belirli hormon düzeylerini ve fazla yemek yenen günün ertesindeki gıda tüketimlerini takip eden araştırmacılar, vücudun alınan bu fazladan kalorilerin üstesinden gelmek için kendinde bir değişiklik veya ayarlama yapamadığı bulgusuna ulaştılar. 

İnsanın Tarihsel Gelişimi Açısından Da Mantıklı

Aslında evrimsel açıdan bakıldığında bu mantıklı bir durum. Çünkü yiyecek kaynaklarının kısıtlı olduğu şartlar altında yaşarken bir yiyecek kaynağı bulduğunda gıdayı fazlaca tüketmek, yine kıtlık meydana geldiğinde atalarımıza enerji sağlıyor ve hayatta kalma şanslarını artırıyordu. 

Bu, kalori alımı konusunda farkındalığa sahip olmanın önemini gösteriyor çünkü kısa dönemli de olsa geçici olarak fazla gıda tüketimleri kilo alımı ya da kilo veriminin sekteye uğraması için yeterli olabiliyor. Yapılan bazı çalışmalar, tatiller veya bayramlar gibi dönemlerde alınan kiloların yılın geri kalanı boyunca korunduğunu ve vücut ağırlığının her yıl artış göstermesinden sorumlu olabileceğini öne sürüyor. 

Benzer şekilde, bir hafta sonunda aşırı yemek de, hafta içinde sadık kalınan katı bir diyetin etkilerini rahatlıkla sıfırlayabiliyor. 

Egzersiz Yapmayı Unutmayın

Vücudumuz kilo almaya meyilli olsa da, doğru bir şekilde beslenmek ve yaşam tarzında gerekli değişiklikleri yapmak sonucunda kilo vermek ve ulaşılan kiloyu korumak mümkün. Ama fiziksel anlamda aktif olmak, özellikle de verilen kiloların uzun vadede korunması konusunda büyük öneme sahip. 

Egzersiz yapmak diyet yapıldığı süreçte deneyimlenen çoğalan acıkma hissini en aza indirgemeye yardımcı olabiliyor. Çünkü hem tek başına uygulanan diyetin neden olduğu düzeyde acıkmaya sebebiyet vermiyor hem de enerji harcanmasını sağlıyor. Üstelik yoğun bir şekilde egzersiz yapıldığında da açlık hissi azalıyor. 

ABD’de yayınlanan The Biggest Loserisimli kilo verme yarışmasının katılımcıları, programın sona ermesinin ardından altı sene boyunca takip edildi. Sonuçta ulaştıkları kiloyu koruyan insanların fiziksel aktivitelerini yüzde 160 oranında artırdıkları görüldü. Kaybettikleri kiloları geri alanlarsa, fiziksel aktivitelerini sadece yüzde 34 oranında artıran kişilerdi. 

Esneklik Önemli

Hangi diyeti yapmayı seçerseniz seçin bazı ödünler vermeniz gerekir, bu yüzden de belirli düzeyde bir esnekliğe sahip olmak önem taşıyor. 

Örneğin, diyelim ki özel bir gün için bir restoranda düzenlenen bir yemeğe davet edildiniz ya da bolca yemeğin bulunduğu bir kutlama var. Böyle bir durumda, vücudunuzun büyük ihtimalle daha fazla kalori alımına tepki vermeyeceğinin farkında olmak, davranışlarınızı aşırı yemekten kaçınacak ya da aşırı yemeyi telafi edecek şekilde düzenlemek anlamına gelebilir. Mesela, etkinlik öncesindeki veya sonrasındaki günlerde yiyecek seçimleriniz konusunda daha dikkatli olabilir veya normalden daha fazla egzersiz yapabilirsiniz. 

Sonuç olarak, ne düzeyde kalori aldığımızı tespit etmek için vücudumuzun verdiği sinyallere bel bağlamamamız gerekiyor. Bunun yerine, yediklerimizi ve davranışlarımızı bilinçli bir şekilde izlemek, vücudumuzun doğal olarak meyilli olduğu kilo alımına karşı koymak için fazlasıyla yeterli olacaktır.

Science Alert


Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz