Psikoloji Sosyoloji Teknoloji

Sinemanın Geleceği

Sinemanın geleceği söz konusu olduğunda sinemayı diğer geleneksel sanatlardan ayıran önemli bir unsur var, sinema insan teknolojisinin ürünü. Elektroniğin doğuşu bize bu çok yönlü sanatı kazandırdı. Ancak teknoloji değişen devamlı olarak yenilenen bir disiplin. Bunun doğal sonucu olarak sinema da devamlı olarak değişmek zorunda kaldı. Önce sessiz ve siyah beyaz olan filmler ses ve renklerle buluştu. Daha sonra dijitale geçildi, animasyon ve bilgisayar sinema dünyasına giriş yaptı. İki boyuttan üç boyuta geçtik. Gittikçe daha gerçekçi, bizi daha çok içine alan çalışmalar ortaya çıktı. Doğal olarak insanın aklına gelen soru sırada neyin olduğu. 

Herkes Yönetmen Mi Olacak?

Sevdiğimiz romanların filmlerinin çıkmasını heyecanla bekleriz. Ancak çok yakında bu bekleyiş tarihe karışabilir. Bill Gates ve Nathan Myhrvold şimdiden verilen bir metnin görsel ya da video temsilini oluşturan bir cihazın patentini aldı. Bilgisayar dünyasındaki hızlı gelişmeler, yakında herkesin dijital olarak elindeki senaryodan oyuncuya ihtiyaç olmadan film çekmesine olanak tanıyabilir. Hali hazırda kamera ve ses kayıt cihazı olarak görev gören cep telefonlarımız mini setlere, bizim de yönetmenlere dönüştüğümüz zamanlar çok yakın olabilir. 

Dijital Oyuncular

Oyuncuya ihtiyaç duymadan çekilen filmlerden bahsetmişken, teknoloji oyunculuğu sinemanın vazgeçilmez parçası olmaktan çıkarabilir. Nitekim Hızlı ve Öfkeli serisinin yedincisinde Paul Walker öldükten sonra Weta Digital Studio’sunun geliştirdiği dijital teknoloji sayesinde filmde “oynayabilmişti”. Yakın gelecekte tamamen bilgisayarların ürettiği, görüntü ve davranışları tamamen yönetmen tarafından belirlenen dijital oyuncular film dünyasına giriş yapacak.

Yakın Gelecek Heyecan Veriyor

Tabi sinemada en çok beklenen devrim VR yani sanal gerçekliğin sektöre girmesi. Sanal gerçeklik hızla gelişen bir teknoloji. Çok yakında üç boyutlu, 360 derece bir alana yayılmış sanal gerçeklik filmleri sinemalarda yerini alacak.  Tabi izleyici bu şekilde pasif bir izleyici konumundan filmin içinde aktif bir rol alan aktöre dönüşebilecek. Bu teknolojinin önündeki tek engel şimdilik etkili VR kameralar yapılamamış olması. 

Seyirciye Göre Film

Keşke bu film farklı olsaydı ya da ben yönetmen olsaydım şöyle yapardım dediğiniz oldu mu? Ya da yönetmenin sizin sıkılacağınızı önceden öngörebilip filmi farklı çekmiş olmasını dilediğiniz olmuş mudur? Oldu ama yapacak bir şey yok diye düşünüyorsanız, yanıldığınız günler yakın olabilir. Zihin-makine arayüzü teknolojisinin gelişmesi sayesinde izleyicinin beyni tarafından kontrol edilen ilk film çekildi bile. Notthingam üniversitesinden Richard Ramchurm The Moment (An) isimli, izleyicinin beyin dalgalarına göre senaryosu değişen bir film üretmeyi başardı. İzleyicinin bilinçli bir şekilde filmi kontrol etmesine de olanak sağlayan bu teknoloji, onun sıkılması ya da tepkilerine göre sahnelerin kısalıp uzamasına, ya da filmin tarz ve hızının değişmesine olanak sağlayabiliyor. 

Oyunculara gerek duymayan, izleyicilerin kontrol edip, hatta cep telefonu ile üretebilecekleri filmlerin toplum ve bireyi ise nasıl etkileyeceği sosyal bilimcilerin cevabını bulması gereken ilginç sorular. 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz