Astronomi Fizik

Evrenimiz Genişlemekte Olan Bir Baloncuk Olabilir

Evrenimiz genişlemekte olan bir baloncuk olabilir. Bir okyanus dalgasının tepesinde oluşan küçük köpüğe benzer şekilde, gözlemlenebilir evrenimiz de sürekli olarak daha yüksek bir boyuta doğru genişlemekte olan bir baloncuğun ucundaki incecik bir parça gibi olabilir. 

Bu akıllara durgunluk veren fikir, kulağa bir fizikçinin ateşi yükselmişken gördüğü bir rüyadan çıkmış gibi gelebilir, ama aslında bu fikir sicim teorisi matematiğiyle karanlık enerji gerçekliğini bağdaştırmak için yapılan yeni bir çalışmaya ait. 

Sicim teorisinin birçok versiyonu, gerçekliğin on veya daha fazla boyutu (bizim normalde deneyimlediğimiz üç uzay ve bir zaman boyutu ve son derece dar bir noktaya yığılmış diğer birçok boyut) içermesini gerektiriyor. Bu boyutların tam olarak nasıl yapılandığıysa evrenin bizim algıladığımız özelliklerini belirliyor. 

2000’lerin başlarında, araştırmacılar sicim teorisinin 10^500 (1 sayısını takip eden 500 tane sıfır) kadar kendine özgü evrenin var olmasına olanak tanıdığını ve bunun bizim evrenimizin sadece küçük bir parçası olduğu çoklu bir evren durumu yarattığını fark ettiler. 

Bir Baloncukta Yaşıyor Olabiliriz

Bu yılın başlarındaysa, teorinin önermesini yaptığı bu neredeyse sayısız sayıdaki evrenin tek bir tanesinin bile karanlık enerji içermediğini öne süren bir fikir ortaya atıldı. 

Physical Review Letters’da yayınlanan bu yeni çalışmanın ortak yazarı Ulf Danielsson’a göre, temel problem sicim teorisini yöneten denklemlerin, karanlık enerjinin bizdeki versiyonuna sahip olan herhangi bir evrenin kısa sürede dağılıp parçalanması ve yok olması gerektiğini söylemesi. 

Bu sorunu bir faydaya dönüştürme fikrinden yola çıkan Danielsson ve meslektaşları, içinde karanlık enerji bulunan evrenlerin parçalanmasına neden olan bu sürecin, aslen birçok farklı boyuttan meydana gelen baloncuklardaki şişkinliği yok etmesini sağlayan bir model yapılandırdılar. 

Danielsson’ın teorisine göre, biz genişlemekte olan bu baloncuklardan birinin sınırları içinde yaşıyoruz ve karanlık enerji de belli belirsiz bir şekilde bizim üzerinde yaşadığımız bu baloncuk duvarları ve daha yüksek boyutlar arasındaki etkileşimi uyarıyor. Bu doğrultuda, evrenimizin doğduğu Büyük Patlama da, bu baloncuğun genişlemeye başladığı an olmuş oluyor. Danielsson, evrenimizdeki parçacıkların basitçe farklı boyutlara uzanan sicimlerin uç noktaları olduğunu düşünüyor. 

Danielsson ve meslektaşları yapılandırdıkları modelin fiziğin bilinen diğer yönleriyle uyumlu olup olmadığını kontrol etmek istediklerini söylüyorlar ve bu hipotezin evrenin başlangıcı ve kara delikler gibi konularda gözlemlenebilir tahminler yapmaları için fizikçilere yardımcı olabileceğini öne sürüyorlar. 

Kaynak: Live Science

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz