Biyoloji Sağlık Sinirbilim

Uyuyarak Kilo Verebilir Miyiz?

Uyuyarak kilo verebilir miyiz? Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 1975 yılından beri obezite vakaları yaklaşık üç katına çıktı. Özellikle çocukluk obezitesi vakaları hızla artıyor. Çocukluk obezitesinin sonrasında yetişkinlik obezitesiyle de ilişkili olduğu düşünüldüğünde bu durum büyük risk taşıyor.  Bu hızlı artışı etkileyen çevresel faktörlerden önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Bu yazımızda uykunun aşırı kilolarla ilişkisini ele alacağız. 

Uyku, başta zihin sağlığı olmak üzere vücudumuzdaki olaylarda söz sahibidir ve yeterli ve düzenli alınması kritik önemdedir. Çalışmalar, uykunun fazla kilolarımız açısından da çok önemli olduğunu gösteriyor.

Uykumuzu Alamıyoruz

Çoğumuz gündüzleri iş ve okul hayatı nedeniyle aktifiz. Geceleri ise uyuyarak bir yenilenme sürecine giriyoruz. Ancak geceleri maruz kaldığımız ışıklar uyku kalitemizi bozup süresini kısaltıyor. Özellikle mavi ışık yayan teknolojik cihazlar yüzünden uykuya dalmak gittikçe zorlaşıyor. Geceleri uyuyamayan kişilerde ise çoğunlukla gece atıştırmaları görülüyor. Bu durum fazla kiloları beraberinde getiriyor. Obezitenin farklı hastalıklara kapı açtığı ve çocukluk çağı obezitesinin ileride yetişkinlik obezitesiyle ilişkisi düşünüldüğünde bu durum ileriki neslin sağlığı hakkında endişe veriyor. Çünkü günümüzde çocuklar sürekli teknolojik aletlerden yayılan ışıkların ve teknoloji bağımlılığının etkisi altındalar. Bu sebeplerle çocukların gece uykusu bozulduğunda obeziteye yatkınlık oluşabilir. Gece uykusunu alamadığı için kaliteli bir uyku sağlayamayan çocukların bir de okula erken başladığı için uyku süresinin kısalması kalori alımını daha da arttırıp hastalıklara davetiye çıkarıyor. 

Uykusuzken Yemekler Daha Çekici

Hepimiz ara sıra yoğun işler nedeniyle uyku süremizi kısaltabiliyoruz. Ancak bu durum sağlığımız açısından riskli. Bu risk sadece yemek yemek için daha fazla zamanın kalmasından kaynaklanmıyor. Uykusuz geçirdiğimiz günlerde yemeğe karşı daha fazla haz duyduğumuz farklı çalışmalarla gösterilmiş. Bu çalışmalardan biri 2012 yılında Benedict ve ekibi tarafından yapılmış. Çalışmada uykusuz bırakılmış kişilerin yiyeceğe olan tepkisine nörogörüntüleme teknikleriyle bakılmış. Bu kişiler uykusunu aldığında da aynı uygulama gerçekleştirilmiş ve karşılaştırma yapılmış. Sonuç olarak uykusuzluğun beyinde haz ve ödül merkezlerini daha fazla uyardığı görülmüş. Bu sonucu destekleyen çalışma da 2013 yılında Hogenkamp ve ekibi tarafından yapılan ve uykusuzluğun porsiyon seçimlerinin büyük olmasıyla ilişkisini gösteren bir çalışma. 2015’te Fang ve ekibi tarafından yapılan bir çalışma da uykusuz kalındığında beyinde yağ alımını arttırıp karbonhidrat alımını azaltan bağlantıların artışını göstermiş.  

Uyku Süresi Artarsa Zararlı Gıdalara İştah Azalıyor

Ancak 2014’te Apetite dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre eğer uyku kalitesi ve süresi arttırılırsa kişilerin iştahında azalma kaydedilmiş. Üstelik bu iştah azalması da sadece zararlı olduğu bilinen şekerli ve tuzlu gıdalara karşı gerçekleşmiş. Meyve, sebze ve proteinli gıdalara karşı iştahta azalma olmamış.

Uykusuzluk Şeker Hastalığına Benzer Sonuçlar Doğuruyor

Kısa süreli uyku yoksunluğunun bu olumsuz etkileri dışında devamlı olarak uyku süresi azaltıldığında da metabolizma için yıkıcı sonuçlar elde edilmiş. Spiegel ve ekibi tarafından 1999 yılında yapılan bir çalışma bu yıkıcı sonuçlara örnek teşkil ediyor. Söz konusu çalışmada uyku süresi altı gün boyunca dört saatle kısıtlandığında glikoz metabolizmasında diyabete benzer değerler kaydedilmiş. Sonrasında uyku süresi beş buçuk saat olarak yapılan benzer bir deneyde de glikoz düzenlemesinde aynı şekilde bozulma kaydedilmiş. Aynı şekilde yavaş dalga uykusunun engellendiği bir çalışmada da insülin hassasiyetinde bozulma gözlemlenmiş. Tabii ki önemli olan sadece uykunun süresi değil. Kaliteli bir uyku almak da hastalıklardan korunmak için önem taşıyor. Bölünmüş bir uykunun metabolizmada yıkıcı etkiler yapacağı kaydediliyor. Neyse ki uyku süresi büyük ölçüde değiştirebileceğimiz bir durum. Uyku süresi arttırıldığında glikoz metabolizmasının düzenlendiği kaydedilmiş. Uykuyu düzenleyerek şeker metabolizmasıyla ilgili hastalıklara tedbir alınabileceği düşünülüyor. 

Uykusuzluk ve obezite arasında ilişki kuran birçok çalışma var. Bu çalışmalardan biri 2017 yılında PLOSONE ’da yayımlanmış. Çalışmada uyku süresi yaklaşık altı saat olan kişilerin bel çevresinin yaklaşık 9 saat uyuyanlara göre 3 santimetre daha uzun olduğu kaydedilmiş. Uyku süresi hakkında uzun süreli çalışmalar yapılmadığı için net bir ilişki olduğunu söylemek için erken. Ancak uyku kısıtlamasının kilo aldırma potansiyeli olduğu düşünülüyor. 

Diyetin Başarısı Uykuya Bağlı

Uykusuz kalmanın tek etkisi iştahı arttırarak kilo aldırmak değildir. Kilo verme başarısı üzerinde de önemli etki gösterir.  2010 yılında Ann Inter Med ‘de yayımlanan bir çalışma uykusuzluk yaşayan kişilerde kalori kısıtlaması uygulandığında kilo kaybının çoğunlukla yağsız kütleden olduğu kaydedilmiş. Yeterli uyku alan kişiler daha çok yağ kaybetmiş. Bulgular, yeterli uyku alamamanın yapılan diyetlerin etkisini hafifletip kilo vermeyi zorlaştıracağını ve tekrar kilo alma olasılığını arttıracağını düşündürüyor. 

Kaynaklar:

 
Science Daily
Science Daily
Science Daily
Science Daily
St‐Onge, M. P. (2017). Sleep–obesity relation: underlying mechanisms and consequences for treatment. Obesity Reviews18, 34-39.
 McHill, A. W., & Wright Jr, K. P. (2017). Role of sleep and circadian disruption on energy expenditure and in metabolic predisposition to human obesity and metabolic disease. Obesity Reviews18, 15-24.
 
 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz