Biyoloji

Fazla Kilolarınızdan Anneniz ve Babanız Suçlu Olabilir!

Fazla kilolarınızdan anneniz ve babanız suçlu olabilir! Obezite sebeplerini detaylıca anlayabilmek bizim için çok önemli. Çünkü günümüzde, daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde bir türün dış görünüşünün ani bir şekilde olumsuz olarak değiştiğine şahit oluyoruz. Tanıklık ettiğimiz bu değişim maalesef biz insanlara ait. Dünya genelinde düşük, orta ve yüksek gelirli ülkelerde farklı oranlarda olmak üzere sürekli olarak kilo alıyoruz ve kilo artışıyla birlikte; kanser, sinirsel rahatsızlıklar, karaciğer hasarları, hormonel problemler ve kalp rahatsızlıkları gibi çeşitli hastalıklara da davetiye çıkararak sağlıksızlığa doğru yol alıyoruz. Maalesef kilo artışının en hızlı görüldüğü bireyler de yenidoğanlar ve çocuklar oluyor. 

Önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi bu ani değişim her ne kadar genetik çalışmalarla elliden fazla obeziteyle ilişkili bölge tespit edildiyse de sadece genetikle açıklanamaz. Çünkü genlerimizin bu kadar hızlı bir şekilde değişmesi mümkün değil. Ancak tedavi seçenekleri üretebilmek için anlamamız gereken bu ani artışa açıklama epigenetikle sunulabilir. Önceki yazımızda epigenetik faktörlerin anne ve babanın beslenmesiyle ilişkisinden bahsetmiştik. Bu yazımızda epigenetik değişimlerin gelecek nesilleri etkilemesinden, beslenmenin öneminden ve kilo verme başarısında epigenetiğin öneminden bahsedeceğiz. 

Bebeğin anne karnında hangi aşamada ne yaşadığı önemli

Bebeklerin anne karnındayken maruz kaldığı kalori kısıtlaması, fetal programlama aşamasını etkileyerek yetişkinlikte obeziteyi etkileyebildiği gibi; bebeklerin hamileliğin hangi aşamasındayken kalori kısıtlamasına maruz kaldıkları da ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek sonuçlar açısından önem taşıyor. Eğer hamileliğin erken dönemlerinde anne kalori kısıtlamasına maruz kalmışsa obeziteyle birlikte daha kompleks hastalıklara yol açabilir. Hamileliğin geç dönemlerinde kalori kısıtlamasına maruz kalındığında ise glikoz toleransında değişikliğe sebep olup diyabetle ilişkili sonuçlar elde ediliyor. Bu kısıtlamalar bebekte doku yapısı ve fonksiyonelliği etkileyebiliyor. [Bebeklerin anne karnında şekillenmiş epigenetik profilinin ileriki yıllarda obeziteyle ilişkili olabileceği Godfrey ve ekibi tarafından yapılmış bir çalışmada gösterilmiş. 


Anne karnındayken gelecek için programlanıyoruz

Annenin beslenmesi fetal programlamada çok büyük önemdedir. Bebek anne karnındayken gelecekteki hayatında nasıl bir profile sahip olacağının temelleri atılır. Hamilelik döneminde yüksek kalori alımı lipit ve glikoz metabolizmasını etkileyerek bebekte karaciğer hastalıklarına yol açma potansiyeli taşıyor. 

Anne ve babanın beslenmesi embriyo gelişimini etkiliyor

Beslenmenin bebek gelişimindeki kritik önemi sadece hamile kalındıktan sonraki aşamayla sınırlı değildir. Ebeveynlerin beslenmesi bebeğin sağlığı üzerinde önemli etkidedir. Önceki bir yazımızda örneğini verdiğimiz gibi babanın beslenme düzeni sonraki neslin obezitesiyle ilişkili olabiliyor. Sperm gelişiminde obezitenin olumsuz etkilerini gösteren birçok çalışma var. Örneğin Soubry ve ekibi tarafından yapılan çalışmalarda babanın obezitesinin yenidoğanlarda IGF2 geninde metilasyonun azalmasıyla ilişkili olduğu görülmüş. Benzer bir şekilde fareler üzerinde baba obezitesinin çocuğa etkisinin araştırıldığı çalışmalarda da babanın obezitesinin embriyo kalitesini azalttığını ve gelişimi yavaşlattığını göstermiş. Anita Öst ve ekip arkadaşları tarafından yapılan ve Cell’ de yayımlanmış Drosophila modeli üzerinde erkeğin sadece iki gün kadar yüksek şekerle beslendiği bir çalışma da bunun sonraki nesilde obeziteye yol açtığını gösteriyor. Annenin obezitesi de yumurta kalitesini ve embriyo gelişimini olumsuz etkileyerek gelecek nesilleri etkileyebiliyor. Zhao-Jia Ge tarafından yapılan ve 2013 yılının Aralık ayında yayımlanan fareler üzerinde yapılmış bir çalışma, annenin yüksek şekerle beslenmesinin metabolizmayla ilişkili genlerin ifadesini değiştirerek sadece kendi oositlerinin kalitesini etkilemeyip sonraki nesildeki dişilerin de oositlerini ve karaciğerini etkilediğini gösteriyor. [Bu çalışma gibi epigenetik profiller üzerinde yapılan benzeri çalışmalar obeziteye sebep olan epigenetik değişimlerin sonraki nesillere aktarılarak kalıtsallık gösterebildiğini belirtiyor.

Kaynaklar:

Lopomo, A., Burgio, E., & Migliore, L. (2016). Epigenetics of obesity. In Progress in molecular biology and translational science (Vol. 140, pp. 151-184). Academic Press.

Burgio, E., Lopomo, A., & Migliore, L. (2015). Obesity and diabetes: from genetics to epigenetics. Molecular biology reports42(4), 799-818.



[

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz