Biyoloji Sağlık

Kemoterapiye Bağlı Gelişen Bilişsel Bozukluk Neden Kaynaklanıyor?

Kanseri atlatan insanların yarısından fazlası, vücutları kanserden temizlendikten sonra aylar ya da yıllar boyunca kendini göstermeye devam eden kemoterapi kaynaklı bilişsel bozukluk sorunuyla baş başa kalıyor. Bu durumun altında yatan hücresel mekanizmaları açıklamak için yapılan ve Cell’de yayınlanan yeni bir çalışmaysa, yaygın olarak kullanılan ve metotreksat adı verilen bir kemoterapi ilacının, beyindeki beyaz maddede bulunan üç ana hücre türünde bir dizi karmaşık soruna neden olduğunu ortaya koydu.

Çalışma, “kemoterapiye maruz kalmış beyin” olarak tabir edilen beyinlerde görülen diğer belirtilerin tedavisi için şu anda klinik deneylerde kullanılmakta olan bir ilacın farelerdeki bilişsel bozukluklar üzerinde ortaya koyduğu sonuçlar nedeniyle, insanlarda da bu sorun için potansiyel bir tedavi yöntemi olabileceğini de belirledi.

Kanser tedavileri teşhis konulduktan sonra hastaların yıllarca yaşamalarının yolunu açtığı için, kemoterapiye maruz kalmış beyinler giderek daha da yaygınlaşıyor. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde bu hastalıktan kurtulmayı başarmış olan kişilerin sayısı 15.5 milyonken, bu rakamın 2026 yılında 20 milyona ulaşması bekleniyor. Ancak kanser tedavisinin bilişsellik üzerindeki yan etkileri insanları elden ayaktan düşürebiliyor ve bu durum uzun zaman sürebiliyor. Yetişkin insanlar işlerine geri dönemez hale gelebiliyor ve çocuklar da okulda zorluk yaşayabiliyor.

Çalışmada Üç Farklı Hücre Türüne Odaklanıldı

Sinir sinyallerini ileten nöronlara ek olarak, beyindeki beyaz madde nöronların fonksiyonlarını yerine getirmelerine yardımcı olan farklı hücreleri de içeriyor. Yapılan bu yeni çalışmada, bu hücrelerin üç farklı türüne odaklanıldı: miyelin üreten ve onun devamlılığını sağlayan oligodendrositler, nöronları beslenmeleri için kan kaynağına bağlayan ve birbirleri arasında uygun iletişimin devamını destekleyen astrositler ve beyindeki yabancı istilacıların etrafını sarıp onları yok eden bağışıklık hücreleri olan mikroglialar.

Kemoterapi görmüş çocukların beyinlerinin ön lob dokularını kemoterapi görmemiş çocuklarınkiyle karşılaştıran araştırmacılar,  kemoterapi görmüş çocukların beyinlerindeki oligodendrosit hücrelerinin daha az olduğunu gördüler.

Bu hücrelere ne olduğunu merak eden araştırmacılar, genç farelere insanların kanser tedavisinde kullanılan seviyelerde metotreksat enjekte ettiler. Haftada üç kez bu ilacın enjekte edildiği hayvanların beyinleri, dört hafta sonra bu ilacın verilmediği hayvanların beyinleriyle karşılaştırıldı.

Metotreksat Hücrelerin İşleyişini Bozuyor

Sonuçta, metotreksat kemoterapisinin beyindeki öncü oligodendrosit hücrelerine zarar verdiği görüldü. Normalde kaybedilen hücrelerin yerine yenilerini koymak için hızlıca bölünerek çoğalan bu hücrelerin, vücut metotreksata maruz kaldıktan sonra kendilerini yenileme süreçlerinin doğru bir şekilde işlemediği ortaya çıktı. Normalde olduğundan daha fazla öncü hücre olgunlaşıp oligodendrositlere dönüşme sürecine başlıyor, ama sürecin ortasında, olgunlaşamadan bir sorun çıkıyor ve süreç tamamlanmıyordu. Aynı sorunun,  farelerin beyinlerinde metotreksat enjeksiyonundan altı ay sonra da devam ettiği görüldü.

Metotreksat enjeksiyonundan sonra farelerin beyinlerinde geçirimli elektron mikroskobuyla yapılan incelemeler de, kemoterapi gören insanların beyinlerinde meydana gelen değişimlere benzer şekilde, sinir liflerini saran miyelin kılıfı kalınlığında bazı yetersizlikler olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda, metotreksata maruz kalan farelerde, tıpkı kemoterapiye maruz kalmış beyne sahip insanlarda görüldüğüne benzer şekilde, dört hafta sonra davranışsal sorunların baş gösterdiği görüldü. Bu sorunlardan bazıları arasında motor fonksiyonlarda bozulma, anksiyete belirtileri ve dikkat ile kısa süreli bellek fonksiyonlarında yetersizlik de bulunuyordu.

Araştırmacılar sonrasında, metotreksat enjekte edilen farelerin beyinlerine sağlıklı hayvanlardan aldıkları öncü oligodendrosit hücrelerini enjekte ettiler. Bunu yaparken, amaçları hücrelerin olgunlaşma sürecinde yaşanan sorunun kemoterapi sonrasındaki beyin ortamından kaynaklı olup olmadığını görmekti. Sonuçta, yine normalden fazla oranda öncü hücrenin olgunlaşma sürecine başladığı ama sürecin ortasında takılıp kalmadığı görüldü. Bu da araştırmacılar için, bu hücrelerin anormal olgunlaşma süreçlerinden kısmen beyindeki ortamın sorumlu olduğu anlamını taşıyordu.

Kemoterapinin Yan Etkilerinin Tedavisi Mümkün Olabilir

Devam eden incelemelerde, beynin bağışıklık hücreleri olan mikrogliaların, metotreksat enjeksiyonunu takip eden en az altı ay boyunca ısrarcı bir şekilde etkinleştiği görüldü.  Etkinleşen mikroglialar, nöronların besin almalarını ve düzgün bir şekilde işlev göstermelerini sağlayan astrositler için bazı sorunlar yaratıyordu. Metotreksat verilen farelere titizlikle mikroglia hücrelerini hedef alarak onları azaltan bir ilaç veren araştırmacılar,  kemoterapiye maruz kalmış beyinde meydana gelen bilişsel sorun belirtilerinin çoğunu düzeltmeyi başardılar.

Aynı ilaç, öncü oligodendrosit hücrelerinin olgunlaşmasındaki anomaliler ve miyelin kalınlığı ile astrositlerde meydana gelen sorunlarda da düzelmeler sağladı. Araştırmacılar bu hastalığın biyolojisinin vücuttaki hücreler arasındaki iletişimin öneminin altını ciddi bir şekilde çizdiğini söylüyorlar ve farklı hücre türlerinin birbirlerine tam olarak nasıl sinyal verdiklerini ve ilaçların kemoterapiye maruz kalmış beyinlerde en iyi nasıl ve ne zaman uygulanabileceğini anlamak için daha fazla araştırmanın yapılmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar.



Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz