Biyoloji Fizik

Kaz Yavrularının Dehşet Verici Hayat Tecrübesi

Yaşamlarının başlangıcında hayvanlar hayatta kalabilmek için çok zorlu aşamalardan geçmek zorunda kalabilir. Diğer hayvanlara yem olmamak, aşırı soğuk veya sıcak havalara dayanabilmek, yiyecek bulabilmek bu zorluklardan sadece bir kaç tanesi. Grönland Adası’nın Orsted Dal vadisinde hayata gözlerini açan Barnacle kaz yavruları için durum biraz daha farklı. Yetişkin Barnacle kazları yavrularını yırtıcı hayvanlardan koruyabilmek için dağcıların bile zor tırmanacağı dik ve yüksek tepelere yuva kurarlar. Kuluçka bitiminde yumurtadan çıkan yavrular gerçekten de çok güvenli bir yerde hayata gözlerini açarlar. Fakat yuvanın bulunduğu kayalıkların tepesinde yavruların beslenme imkanı bulunmamaktadır. Barnacle kazları otçul hayvanlardır ve yedikleri otlar kayaların 100 metre aşağısındaki yamaçlarda yetişir. Yavrular daha iki günlük oldukları için otlara uçarak gidemezler. Kanatlarının olgunlaşıp uçma yeteneğine sahip olmaları yaklaşık 8 hafta alır. Hiç yemeden de 8 hafta hayatta kalmaları imkansızdır. Bu sebeple daha bir haftalık bile olmayan yavruların tek şansı kalmaktadır: Aşağıya atlamak!

Evet yanlış duymadınız. Daha uçamayan yavruların yemek bulup hayatta kalabilmek için 100 metre yükseklikten aşağıya doğru atlamaları gerekir. İmkansız gibi görünse de anne ve baba kazın da böyle bir imtihandan geçip hayatta kalmış olmaları yavruların bu atlayış sonunda sağ kalma ihtimali olduğunu gösteriyor.

ATLAYIŞ

Önce baba kaz atlıyor ve büyük kanatları ile süzülerek aşağıya doğru ilerliyor. Baba çıkardığı ses ile anne ve yavruları çağırıyor. Fakat yavrular annelerinin yanından ayrılmadan bekliyorlar. Bir sonraki hamle anneden geliyor. Anne de aşağıya doğru süzülerek iniyor ve yavrularını cesaretlendirmek için onlara sesleniyor. Ve sıra yavrulara geliyor. Çaresizce aşağıya bakıp atlamaya hazır hale geliyorlar. Daha hayatlarının başlangıcında olan deneyimsiz bu yavrular içgüdülerinin verdiği işaretle bir bir atlamaya başlıyorlar.

Barnacle kaz yavrusu uçurumdan atlarken (Kaynak: BBC)

En başta deneyimsiz görünseler bile atladıkları anda ayaklarını ve olgunlaşmamış kanatlarını adeta hava dalışı yapan profesyonel paraşütçüler gibi açıp dengelerini sağlıyorlar. Vücutlarını bu şekilde tutmaları hızlarının çok artmamasını sağlıyor. Bununla beraber vücutlarının çok hafif ve yastık gibi yumuşak olması da düşüş için avantaj sağlıyor. Çarpacakları her nokta sert kayalardan ibaret.  

Bir paraşütçü gibi havada süzülen Barnacle kaz yavrusu (Kaynak: BBC)

İNİŞ

Bu 100 metrelik paraşütsüz atlayışta eğer ilk darbeyi karınları ile yumuşatırlar ise hayatta kalma şansları yükseliyor. İlk çarpmada hızları bir derece kesiliyor ve sonrasında yuvarlanarak düşmeye devam ediyorlar. En son vardıkları nokta aileden uzak ve kayalıkların arasında bir yer ise tehlike tamamen bitmemiş oluyor. Yavrular birer birer düşerken anne ve babanın elinden gelen tek şey onları dikkatlice takip etmek oluyor. Hepsi inişlerini tamamladıktan sonra farklı noktalarda oldukları için anne ve baba onlara seslenerek hayatta kalanları toparlamaya çalışıyorlar. Aldıkları darbelerden sersemlemiş yavrular hemen kendilerini toparlayıp otlara doğru yönelen anneyi takibe koyuluyorlar. Bazı yavruların hayatı bu noktada sona eriyor. Anne ve baba kaz hayatta kalan yavrular ile yaşam mücadelesi için kayalıklardan uzaklaşıyorlar.

Yavruları ilerde büyük tehlikeler beklese de daha iki günlük iken yaşadıkları bu tecrübe hayatlarındaki tecrübelerden en önemlisi olsa gerek.

KAYNAKLAR

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz