Biyoloji

Alzheimer’ın Sonu Geliyor Olabilir

beyin

UT Southwestern Tıp Merkezi tarafından fareler üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre, bir DNA aşısı vücutta bir bağışıklık tepkisini teşvik ederek Alzheimer’la ilişkili olduğu bilinen zararlı tau ve amiloid beta proteinlerinin birikimini azaltıyor. Aşının daha önceki antikor tedavilerinde bazı hastaların beyin dokularında meydana gelen şişmeye de sebebiyet vermediğini söyleyen bilim insanları, bu tedavi yöntemini insanlar üzerinde denemeye yakın olduklarına inanıyorlar.

Araştırmacılardan Dr. Roger Rosenberg, yaptıkları bu çalışmanın on yıllık bir araştırmanın sonucu olduğunu ve aşının Alzheimer’a neden olduğunu düşündükleri şeyleri hayvan modellerinde tekrar tekrar etkili ve güvenli bir şekilde hedef aldığını gördüklerini söylüyor.

Alzheimer’s Research and Therapy’de yayınlanan çalışma, amiloidbetanın bir bölümü için DNA kodlaması içeren aşının, Alzheimer hastası gibimodellenmiş farelerde aynı zamanda tau proteinini de azalttığını ortayakoyuyor. Buna ek olarak, aşı insanlar için de güvenli olabilecek farklı birbağışıklık tepkisinin meydana gelmesini sağlıyor.

Proteinlerde Yüzde 50’ye Varan AzalmaGörüldü

Her birinde 15 ila 24 fare bulunan dört gruba ayrılmış hayvanlar üzerinde yapılan çalışmada, aşının amiloid betada yüzde 40, tauda ise yüzde 50’ye varan seviyelerde azalma sağladığı ve bağışıklıkta da olumsuz yönde bir tepkiye neden olmadığı görüldü. Dr. Rosenberg ve ekibine göre, eğer amiloid ve tau proteinleri gerçekten de Alzheimer hastalığının sebebiyse, insanlarda da bu proteinlerin bu oranlarda azaltılmasını sağlamak tedavi konusunda çok ciddi bir adım olabilir.

Araştırmacılar resmi rakamlara göre şu anda yaklaşık 5.7 milyon Amerikalının bu hastalığın pençesinde olduğunu ve bu rakamın 2050 yılında iki kattan fazla artmasının beklendiğini belirtiyorlar.

Çalışma on yıllardır Alzheimer hastalığını önlemek ya da ilerlemesini yavaşlatmak için toksik proteinleri yok etmeye yönelik olarak yürütülen araştırmalara yeni ve büyük katkılar sağlıyor. Bilim insanları, bu hastalığı en erken aşamada teşhis edebilmek için bir yöntem geliştirmek adına da uğraşmakta olduklarını belirtiyorlar.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz