Sağlık

Obezite ve Hastalık Riski

Obezite ve sağlık sorunları arasındaki ilişki gayet aşikar görünebilir. Zira obez insanların tip 2 diyabet, karaciğer hastalıkları, kanser ve kalp rahatsızlıklarına yakalanma risklerinin daha yüksek olduğu biliniyor. Ancak araştırmacılar obezite ve hastalıklar arasındaki bağlantının her zaman bu kadar kesin olmadığına dair giderek daha fazla şey öğreniyorlar. İşte bu nedenle de, kimin bu hastalıklara yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu belirlemenin daha iyi yollarını bulmaya çalışıyorlar.

Şu anda obezite durumunu belirlemenin standart yöntemi, boy ve kiloyu kullanan basit bir matematik formülü olan vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplaması. Ancak şimdi Cell Metabolism’de yayınlanan ve geniş kapsamlı olarak yapılan yeni bir çalışmaya göre, obeziteyi ölçmenin yeni yolları olabilir.

Metabolom, genom ve bunların VKİ ile olan ilişkisi incelenerek yapılan bu yeni çalışmanın başyazarı Amalio Telenti, “Şu anda bizim ‘obezite’ dediğimiz olgudaki heterojeniteyi tanımlamaya çalışıyoruz. Bu ölçümü yapmanın daha doğru ve kesin yollarına ihtiyaç var. Obezitenin bazı hastalıklarla ilişkili olduğu kesin olsa da, her obez bu hastalıklara yakalanacak diye bir durum yok. Ayrıca, obez görünmeyen bir kişinin de obez bir insanın sahip olabildiği hastalıklara yakalanabilmesi de bir o kadar şaşırtıcı,” diyor.

Metabolik Sağlık Kiloya Bağlı Değil

Metabolom, genellikle kan plazmasında olmak üzere, biyolojik bir örnekte bulunan tüm küçük moleküllü metabolitlerin toplamı olarak açıklanabilir ve bunlardan bazıları da yağ asitleri, amino asitler, şekerler ve vitaminler olarak sayılabilir. Metabolomun, genomla çevre arasındaki etkileşimler karşısında değişime uğradığı da biliniyor.  

Yapılan çalışmada, uzun yıllardır devam eden ve genetik ve çevresel faktörlerin insan sağlığı ve yaşlanma üzerinde yaptığı etkileri inceleyen TwinsUK isimli çalışmanın verileri kullanıldı. Araştırmacılar TwinsUK çalışmasında ortalama 13 yıllık bir süreç içinde üç kez vücut ve metabolik ölçümleri yapılan yaklaşık 2000 yetişkin ikizin verilerini inceledi. Ayrıca 427 gönüllü katılımcıdan bir kereye mahsus edinilen veriler de kullanıldı. Elde edilen sonuç, incelenen metabolitlerin yaklaşık üçte birlik bir bölümünün VKİ’de meydana gelen değişimlerle ilişki içinde olduğuydu.

Telenti, “Metabolomun çoğu insanda kilo ve VKİ ile çok yakından ilintili olduğunu bulduk. Bir kişi 500 gram bile alıp verdiği her seferde metabolom değişiyor. Ama aynı zamanda, bu ilişki birebir de değil. İşte bu noktada da işler daha ilginç bir hal aldı. Çünkü her türden kilo verilerine sahip olan insanların metabolomlarına baktığımızda, beklediğimizden daha kilolu veya daha zayıf olan insanlar olduğunu gördük. Bu farklar çeşitli hastalıklarla ilişkili olan birçok metabolitte gözlemlendi. VKİ ölçümleriyle metabolik sağlık durumları uyum içinde olmayan insanlar üzerinde daha önceden de çalışmalar yapılmıştı ama bizim çalışmamız metabolik anlamda kimin sağlıklı olduğunu belirlemenin yeni bir yolunu ortaya koyuyor,” diyor.

Genetik Veriler Pek Farklılık Göstermiyor

Araştırmacılara göre elde edilen bir diğer şaşkınlık uyandırıcı bulgu, genetik faktörlerin bahsi geçen hastalıklara olan eğilimle beklendiği kadar yakından ilişkili olmamasıydı. Obez ve obez olmayan insanların genetik verileri incelendiğinde, arada bir hastalık öngörüsünde bulunabilecek kadar fark olmadığı görüldü. Bu durum sadece aşırı obeziteyle ilişkili olduğu bilinen MC4R ve bunun gibi birkaç gen için geçerli değildi.

Araştırmacılar geliştirdikleri metabolom testleri üzerinde daha çok araştırma yapılması gerektiğini ve neticede bir gün insanların vücutlarındaki metabolitlerin kapsamlı bir analizini bir dizi kan testi yerine tek bir testle yaptırabilmesini umut ettiklerini söylüyorla

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz