Bilim Tarihi Biyoloji Kimya

Prof. Sancar’ın DNA’ya Katkıları

Aziz Sancar 1946 yılında Mardin’in Savur kasabasında doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Savur’da tamamlamıştır.
Liseyi Mardin’de okuyan Sancar, daha sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden birincilikle mezun olmuştur.
TÜBİTAK bursuyla gittiği ABD’de birkaç yıl biyokimya eğitimi almış daha sonra memleketi olan Savur’da bir süre hekimlik yapmıştır.
Ancak bilimle uğraşmak isteyen Sancar tekrar ABD’ye giderek Dallas’taki Teksas Üniversitesi’nde moleküler biyoloji alanında doktoraya başlamış, doktora sonrası araştırmalarına Yale Üniversitesi’nde devam etmiştir ve burada çok önemli buluşlara imza atmıştır.
Bu başarılarından dolayı da ABD’deki Chapel Hill North Carolina Üniversitesi’nden teklif almış ve çalışmalarına orada da aynı hızla ve özenle devam etmiş yine önemli buluşlar yapmıştır.

Bu süreçte ortaya koyduğu çalışmalarının sonucunda Prof. Sancar, 2015 Nobel Ödülü’nü Tomas Lindahl ve Paul Modrich adlı iki bilim insanıyla paylaşmıştır. Üçlü 2015 Nobel Kimya Ödülü’ne “DNA onarımının mekanizmalarıyla ilgili araştırmalarından dolayı” layık görülmüştür.

Prof. Sancar’ın DNA üzerine çalışmaları ve keşiflerini özetleyecek olursak karşımıza birçok başlık çıkacaktır:

Maxicell Yöntemini Geliştirmesi

Bakteriler, kromozomlarından ayrı olarak plazmid denen daha küçük halkasal DNA molekülleri içerebilir. Plazmidler moleküler biyolojide bir araç olarak kullanılır.
Sancar, bakteri hücresi içindeki kromozomun UV ışınlarının etkisiyle yok edilip plazmidin sağlam bir şekilde hücre içinde bırakıldığı Maxicell yöntemini geliştirdi. Bu sayede, plazmide aktarılan genler ve bunların protein ürünleri bakterinin kendi genleri ve proteinleri araya karışmadan incelenebilir hale geldi.

Fotoliyaz Enzimi ile İlgili Keşifleri

Aziz Sancar Teksas Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasında, bakterilerde UV ışımadan hasar görmüş DNA’yı onaran fotoliyaz enzimini kodlayan geni klonlamayı, yani genomdan ayrı olarak elde etmeyi, ayrıca bakterinin bu enzimi fazladan üretmesini sağlamayı başardı.
Yıllar sonra ise bakterideki fotoliyazın DNA’yı onarma mekanizmasını keşfetti.

Nükleotid Kesip Çıkarma Onarım Mekanizmasını Aydınlatması

Aziz Sancar geliştirdiği bir testle, insanlarda DNA’daki hasarlı nükleotidlerin çevresindeki 27 nükleotidin nasıl kesilip atıldığını ve “doğru” nükleotidlerin bu boşluğa nasıl yerleştirildiğini buldu.  Bu mekanizmanın 16 gen tarafından sentezlenen 16 protein ile işlediğini keşfetti. Aziz Sancar Nobel Ödülü’ne özellikle bu konudaki başarılarından dolayı layık görüldü.

 Transkripsiyona Bağlı DNA Onarım Mekanizmasını Açıklaması

Transkripsiyon, bir proteinin sentezlenme sürecinde RNA adlı aracı molekülün, proteinin genindeki koda uygun olarak sentezlenmesidir. Böylece genin bilgisi RNA’ya aktarılmış olur. Protein de RNA’daki koda göre sentezlenir. Sancar ve asistanı transkripsiyona bağlı DNA onarımına başlayan enzimi saflaştırıp mekanizmasını çözerek tüm mekanizmayı tek bir makalede açıkladı.

 Protein-DNA Bağlanmasında Moleküler Arabulucuyu Keşfetmesi

Sancar proteinlerin vücutta DNA’ya bağlanabildiğini ancak bunun laboratuvar koşullarında, bir deney tüpünde gerçekleşmediğini görmüş. Bunun üzerine proteinin DNA’ya bağlanması için aslında devreye başka bir proteinin girmesi gerektiğini fark etmiş ve bu proteine de “moleküler arabulucu” adını vermiş.  Moleküler arabulucu proteinler, DNA’ya bağlanacak olan proteinin üç boyutlu yapısında değişiklik yaparak DNA’ya bağlanmasını ve böylece yarı-kararlı bir DNA-protein kompleksinin oluşmasını sağlıyor.

Kriptokrom ve Biyolojik Saat Konusundaki Keşifleri

CRY1 ve CRY2 genlerinde mutasyon oluşturduğunda biyolojik saatin bozulduğunu gözlemledi. Ardından bu konuda çalışan başka araştırmacılar da başka biyolojik saat genleri keşfetti.

Prof. Sancar’ın Aldığı Ödüller ve Başarıları

1969 MD, Summa Cum Laude (1.Sınıf 625)

1977 Dallas Üniversitesi

1984 NSF Başkanlığı Genç Araştırmacı Ödülü

1990 Amerikan Fotobiyoloji Derneği

1995 NIH MERIT Ödülü

1977 Tübitak Bilim Ödülü

2004 Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi

2005 Ulusal Bilimler Akademisi, ABD

2006 Türkiye Bilimler Akademisi

2007 Türkiye Koç Üniversitesi

2009 Üniv. Teksas Distinguished Mezun Ödülü

2014 Saygıdeğer Ziyaret Profesörü-Academia Sinica

2015 Nobel Kimya Ödülü

2016 ASBMB Amerikan Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Derneği-Bert ve Natalie Vallee Ödülü

2016 O. Max Gardner Ödülü – UNC Yönetim Kurulu tarafından verilen en yüksek onur

2016 Carnegie Corporation’ın Yılın Göçmenliği

2016 Kuzey Carolina Ödülü-devlet tarafından verilen en büyük sivil onur

2016 Ulusal Tıp Akademisi

 “Bütün enerjinizi işinize verin. Bilim öğrenmeye çalışın. Günlük dedikodularla, politikalarla uğraşmayın.” diyen Sancar, yazının başında dikkat çektiğim sözünde aslında ne kadar haklı olduğunu, DNA’ya olan katkılarıyla ispatlamış görünüyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır..

Bunları da beğenebilirsiniz