Suyla gelen şöhret ve kazanılan milyon dolarlar

Su kristallerinin olumlu düşünce ve sözlerden, iyi müzikten etkilendiğiyle ilgili birçok yayın yapıldı. Masaru Emoto bu konuyla ilgili yaptığı çalışmalarla popüler oldu ve yazdığı kitaplardan ve şifalı olduğunu söylediği sulardan milyon dolarlar kazandı. Peki Emoto’nun iddiası doğru mu?

0
1146

Suyun pozitif düşünce ve sese olumlu tepki verdiği, su kristallerinin güzel şekillere büründüğü, diğer taraftan kötü ses ve düşüncelere maruz kalan suyun olumsuz şekiller gösterdiği iddiası çok yaygındır. Hatta bu iddianın Dr. Masaru Emoto tarafından yapılan su kristalleri deneyi ile ispatlandığı söylenir. Bu yazımızda bu iddiayı ele alacağız.

Dr. Masaru Emoto, ismini dünyaya su kristalleriyle ilgili yaptığı deneylerle duyurdu. İddiasına göre Emoto, farklı kaplardaki sulara heavy metal, klasik müzik ve ilahiler dinletmiş, ondan sonra da bu suları aniden dondurup kristallerini incelemiş. Emoto bu işlemin sonucunda müziğin estetiği ile kristallerin estetiği arasında bir bağ yakaladığını iddia etmişti. Mesela dua dinletilen su simetrik güzel bir şekil alırken, hard rock dinletilen su kristali çirkin şekle bürünmüştü.

Emoto, daha sonra insan zihninin su üstündeki etkilerini araştırmaya koyulmuş ve iddiasına göre düşüncelerin de su kristalleri üstünde etkili olduğunu ispatlamıştı. Bu kadarıyla tatmin olmayan Emoto, içinde su bulunan farklı kapların üstüne çeşitli kelimeler yazmış ve durumu gözlemlemişti. Emoto’ya göre kabın üzerinde aşk veya minnet gibi güzel kelimeler yazıldığı zaman içindeki su, kar kristali gibi simetrik ve güzel şekillere bürünürken, kötü sözler yazıldığı zaman çirkin şekillere bürünüyordu. Daha sonra suyu tehditlerle korkuttuğunu ve su kristallerinin bu sefer de korkmuş bir şekle büründüklerini iddia etmişti Emoto.

Hatta daha da ileri gidip su kaplarına Rahibe Teresa, Gandhi gibi iyi insanların ismini yazmıştı. Bu isimleri tanıyan su, yine güzel şekillere bürünmüş ama kabının üstüne örneğin Hitler yazılan sular çirkinleşmişti. Bu iddiaların doğruluk değeri nedir?

İlk vurgulanması gereken nokta, Emoto’nun bir bilim insanı olmadığıdır. Sözde doktorasını hiçbir kurum tarafından kabul edilmeyen Hindistan’daki Açık Uluslararası Üniversitesi’nden alternatif tıp dalında almıştı. Biyomedikal araştırmacı Gary Greenberg’e göre bahsedilen üniversiteden dileyen herkes benzer unvanları, sınav ya da ders zorunluluğu olmadan, 350 dolar karşılığında alabilir.

ÇALIŞMALARDAKİ SORUNLAR

Bahse konu deneylerde iki temel sorun mevcut. Birincisi fotoğrafçı çektiği suyun pozitif ya da negatif etkilere maruz kalıp kalmadığını bilmekte, böylece resim çekerken bu bilgi ışığında güzel ya da çirkin kristalleri seçip çekmekte.

Nitekim 2003 yılında illüzyonist Randi, Emoto’ya nasıl bir sese ya da söze maruz kaldığını bilmediği sular üstünde deney gerçekleştirmesini önermişti. Eğer bu deneylerde iddia ettiği sonuçlar çıkarsa, Randi Emoto’ya 1 milyon dolar vereceğini ifade etmişti. Emoto bu teklifi kabul etmemiştir.

İkinci sorun ise, deneyin kontrollü şartlar altında yapılmamasıdır. Suyun kristal yapısı, sıcaklık ve nem oranı gibi faktörlerden kolayca etkilenir. Her ne kadar Emoto deneyleri hep aynı odada yapsa ve aynı buzdolabını kullansa da odadaki nem oranını kontrol altına almamaktadır. Ayrıca sıcaklığın sürekli aynı kaldığından da emin değiliz. Suyun konulduğu kaplar çevreden izole edilmemişti. Kabı taşırken elden kaba geçen sıcaklık, havadaki nem, fotoğrafçının nefesinden kaynaklanan sıcaklık ve nem gibi faktörler su kristallerini kolayca etkileyebilir. Bu etkiler de müzik ya da kelimelerin su üstünde bir etkisi olsa dahi bu etkiyi gölgeler. Yani bizim resimde gördüğümüz şekiller doğrudan bu dış koşulların etkisinden kaynaklanıyor olabilir. Su kristallerinin sıcaklık ve neme karşı olan hassasiyetinden yola çıkarak, Emoto’nun kullandığı deney koşullarının kontrolsüzlüğü karşısında deney sonuçlarının kabul edilemez olduğu söylenebilir.

Nitekim Emoto’nun iddiaları bilimsel bulgularla çelişir. Emoto deneylerini -25 ile -5 derece sıcaklık aralığında yaptığını iddia etmekte. Bu sıcaklık aralığında su kristalleri sütun şeklinde olurlar, oysa Emoto’nun yayınladığı resimlerde hiç bu şekilde kristal yok.

New Age etkisindeki bütün sözde bilim insanları gibi Emoto da, zihnin ya da müziğin nasıl bir mekanizmayla suyun kristal yapısını etkilediğini açıklamak gibi bir çaba içine girmemekte. Bilim insanları sadece deney sonuçlarını yorumlamakla kalmaz; onları açıklamaya da girişirler.

BİLİMSEL BULGU YOK

Emoto’nun deneyini tekrarlama çalışması pek yapılmamakta. Yapılan tek çalışma, Kolorado’daki Durango Lisesi öğrencileri tarafından hocaları Damian Nash’in kontrolü altında yapılmış. Öğrenciler yakındaki bir nehirden aldıkları suyla Emoto’nun deneyini tekrarlamaya çalışmışlar ama su kristallerinin oluşması ile su şişesi üstündeki yazı arasında bir bağlantı bulamamışlar.

Sonuç olarak, su kristallerinin olumlu düşünce, güzel müzik, olumlu sözlerden etkilendiğini gösteren hiçbir bilimsel bulgu yok. Ne yazık ki Emoto’nun kendisi, vefat etmeden önce bu iddialar sayesinde sattığı sözde şifalı sularla milyon dolarlar kazanmış, kitapları milyonlarca kopya satmış. Günümüzde hâlâ bu fikirleri kullanıp, servet kazanan çok sayıda New Age dolandırıcısı vardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here